Büyük zihinler okyanusu geçmek için yaratılmıştır, derede boğulurlar. Çünkü dereye değil, okyanusa aittirler. Okyanusu düşünür ve düşlerler, dereye geldiklerinde okyanustan küçük ve sıkıcı buldukları bu yerde neden bulunduklarını sorgular, varoluşsal sancı yaşar, enerji vermek istemez, isteksiz davranır, dereyi geçmenin önemsizliğini düşünüp adım atmazlar. Okyanus olan zihin ve düşünce yapıları dereye indirgenemediği için dereyi geçmek okyanusu geçmekten bin kat daha zordur. Bazı insanlar dere, bazı insanlar deniz, bazı insanlar okyanus zihniyetlidir. Ait olmadıkları yerde boğulurlar.
Bu dünyada her yer bir okyanus, deniz veya dereyi andırır, doğru yerde olmak bizi büyütür. Bulunduğumuz her yer dere, deniz ve okyanus olma potansiyelindedir, bulunduğumuz yere katkı vermek hem bizi hem de çevremizi büyütür. Her halukarda yapabileceğimiz bir şey vardır.