Derkenar: Sana kırgın, sana dargın, alınmış değilim. Bütün kahrım kendime. Sakın üzülme. Yalvarırım üzülme. :(
Sayfa 204·Kitabı okudu
Osmanlı Tarihçiliğine Yönelik Küresel İlgi
"Bugün osmanlı tarihi araştırmaları açısından Batı'da zayıflama söz konusu, bunu aşabilmek biraz da resmî kuruluşların derdi olmalu. Eğer bunu yapabilirsek bildiğimiz tarihi bambaşka bir şekilde farklı bir zaviyeden yeniden inşa etme fırsatı yakalayabileceğiz. (...)Osmanlı tarihçiliğinin yapacak çok işi var. Aslında bu bakir alanı Türkiye dışındaki tarihçiler de keşfetmişlerdi, eski Osmanlı hakimiyetindeki Balkanlar ve Orta Avrupayı kastetmiyorum, çünkü zaten müşterek bir tarih durumu söz konusu, onlar için Osmanlı dönemi kendi tarihlerinin zaten bir parçası, fakat Osmanlılarla ilgili daha küresel bir alaka söz konusuydu; Japonya'dan Amerika'ya kadar, demin belirttiğim gibi bu biraz zayıflamış gibi, bunun yeniden canlanması lazım." "Tarih Çerçevemi Nasul Kurdum?" Interviewer: Sandor Papp 2018
Sayfa 49 - Vakıfbank Kültür Yayınları, Şubat 2024·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aziz Augustinus'un Tanrı Devleti Üzerine Bir Derkenar Aziz Augustinus, M.S. 354 yılında Kuzey Afrika'da, Tagaste kentinde dünyaya gelmiştir. Babası Roma'da düzeni sağlamakla görevli destek kıtalarında vazife yapan düşük rütbeli bir as­kerdi. Babası Hristiyan değildi fakat annesi Monica eğitimsiz bir Hristiyan idi. O tarihlerde Katolik Hristiyanlık giderek Ro­ma İmparatorluğunun resmi dini haline geliyordu.
Sayfa 7·Kitabı okudu
"Yardımı yahut himayesini kazanmak amacıyla bir paşaya yollanacak her şefaatname için, derkenar akçesi adı altında katiplere para koklatmak burada esastı."
Sayfa 57 - İletişim·Kitabı okudu
Derkenar:
Sana kırgın, sana dargın, alınmış da değilim. Bütün kahrım kendime. Sakın üzülme. Yalvarırım üzülme.
Sayfa 204·Kitabı okudu
Alıntı
Unutulmuş Cemaat: Manisa Yahudileri
Vaktiyle Manisa’nın şer‘iyye sicilleri üzerine çalışırken ilginç bir şey keşfetmiştim, aslında kitabın hareket noktası bu oldu, bu sicil kaydında bir mahalle halkı, Manisa’daki Yahudi grubunun kendi mahallelerinde ev satın alarak, burada bir yerleşme ve koloni kurmaya çalıştıklarına dair şikâyette bulunmuştu. Onun üzerine kadı bunun teftişini emretmiş. O teftiş sonrasında da Manisa’da o ana kadar, ne kadar Yahudi nüfusu var ve bunlar kimin evini, ne zaman satın almışlar onların listesini yapmışlar. Bu çok önemli bir kayıttı ve ben bunu değerlendirmeyi düşündüm. Böylelikle o küçük kayıttan bir kitap çıktı. Papp: Demek ki Manisa’ya yerleşen Yahudilerin ilk satın aldıkları evleri buldunuz! Emecen: Evet, dolayısıyla ben bu kaydı incelediğimde Manisa’ya gelip yerleşen ilk Yahudi göçmenlerin 1500 yılı dolayında kente grup grup ulaştıklarını tespit ettim. Daha önce Manisa’da Yahudi nüfusu yoktu, İspanya’dan kovulanlar kısım kısım gelip aralarında Manisa’nın da bulunduğu Batı Anadolu kentlerine yerleşmişlerdi. Benim kullandığım 1530’lu yıllara ait tahrir kayıtları da Manisa’da sadece Yahudilerin bulunduğunu gösteriyordu zaten. Şimdi bunların ne vakit gelip kentte ikamet ettiklerini tam tarihini vererek ortaya çıkarmış oluyordum. Bu yepyeni bir bilgiydi, pek çok hususu vuzuha kavuşturuyordu. Osmanlı kaynakları çok az olduğu için, Yahudi kaynaklarında da rivayete dayalı bilgiler bulunduğundan şimdi resmî bir belgede bu bilgileri görmek son derece önemliydi. Onlar kente geldiklerinde ev satın alıyorlar. Dolayısıyla geldikleri zaman çok perişan vaziyette değil varlıklı olduklarını anlıyoruz. Manisa’daki Yahudi grupları 1960’lı yıllara kadar nüfusları hayli azalarak da olsa şehirde yaşadılar. Manisa’daki Yahudi cemaati öncelikle İzmir’in ticari imkânlarının artması üzerine oraya,
Sayfa 27 - Vakıfbank Kültür Yayınları, Şubat 2024·Kitabı okuyor
1000Kitap