"Güç" dediğimiz şey parlak bir zırh değil. Daha çok, sırtında taşıdığın yükle yürümeye devam edebilmek. Sessizce. Bazen zorlanan bacaklarla, sadece yürümeye devam etmek.
Alıntı
Babiller bütün kadınları belirli bir zaman tapınak fahişesi olarak çalışmaya zorluyorlardı. Herodot'a göre: "Ülkenin yerlisi olan her kadın, hayatında bir kez de olsa Afrodit tapınağına gidip kendisini yabancı bir adama teslim etmeliydi." Ancak bu görevi yerine getirdikten sonra oradan ayrılmalarına izin veriliyordu. Tapınaktaki manzara, kadınlar ve sürekli girip çıkan müşterilerle curcunalıydı. Zengin sınıflardan kadınlar, ortalıkta dolaşan düzinelerce müşteriyle örtülü arabaların içinde iş pişirirken, diğer kadınlar da yaya olarak ortalıkta arz-ı endam ediyorlardı. Erkeklerin toplanan kadınların arasından geçip seçebilmeleri için özel olarak dar yollar inşa ediliyordu. "Kadın bir kez oturduğunda, kucağına bir erkek gümüş bir para atıp yatmak için onu dışarı götürene kadar evine gitmesine izin verilmez," diye devam ediyor Herodot. Çekici olanlar anında ayıklanırken, çirkinler bazen yıllarca tapınakta teşhir olunmaya zorlanıyordu. Kadınlar hizmetlerini sunduktan sonra tekrar yasaklar kapsamına alınıyordu. Babil'in çekici kadınları, kendileri kadar ayartıcı olmayan kom-şularına eş bulmada da yardımcı oluyorlardı. Yılda bir kez, evlenme yaşına gelmiş bütün kızlar, koca adaylarının karşısında açık arttır-maya çıkarılıyordu. Genellikle, sıkı bir pazarlıktan sonra, ilk olarak iyi ailelerin güzel kızları alınıyordu. "Eşinde güzel görünüm aramayan mütevazı erkekler daha az para verip çirkin kızları alırlardı." Bütün güzel kadınlar satıldıktan sonra, mezatçı en çirkin kadının ayağa kalkmasını ister ve ardından onunla evlenmek için en az parayı kimin vermek istediğini sorardı. Böylece kadın asgari parayı veren kişiye satılırdı. Güzellerin satışından gelen parayla “çirkin veya biçimsiz kız kardeşlerinin çeyizi hazırlanıyordu". Tapınak fahişelerini satın alma imkânı olmayan
Sayfa 50 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kendini bildi bileli ne zaman biri ona böyle kelimelerle – yoldan geçerken– saldırsa o an kalakalır, o kişi yanından ayrılıp da birkaç saniye sonra yaşadığı akıl tutulması geçtiğinde verilebilecek tonlarca iyi karşılığı art arda bulur, doğru zamanda mukabele edememiş olmanın sıkıntısıyla bulduğu cevapların hepsini el mecbur yutkunur, yine de ne yapsa kendine kızmaktan geri duramaz, belki günlerce o an, tam o an söylenebilecek muhtelif cevapları kafasında kurar ve her seferinde kendine olan kızgınlığı artar, kendini beceriksiz, ezik, yenilmiş duymanın bütün duraklarından geçtikten sonra devam edebilmek için kızgınlığını bir daha hatırlamayacağı bir yere kaldırıp unuturdu.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Alıntı
"İnsan bu kadar büyük bir sevmenin içinden nasıl oluyor da öylece çıkıyor, Ulaş?" diye sordum. Durdu, düşündü. "Hemen çıkamıyor sanırım. Adım adım oluyor. Her gün biraz. Geri dönmek çok sık çeliyor insanın aklını, unutmanın yolu mayın tarlası gibi bir şey. Her şey sana onu hatırlatıyor, hep bir acaba yeniden denesek nasıl olur hissi yokluyor kalbini. 'Bir mesaj mı atsam?' diyorsun. Kapısına gitsem mesela, ne der? Duramıyorsun yerinde. Ama giderek uzaklaşıyorsun ondan. Geri dönmek anlamsız bir hayale dönüşüyor bir noktada. Umut bitince dönmenin pek bir anlamı kalmıyor çünkü. Bakıyorsun, dönebileceğin bir yer değil artık orası, kendini mecburen yeniden düzenliyorsun. Kendini başka bir ihtimale ikna ediyorsun. Kalp de soğuyor bir gün. Yaşamaya devam edebilmek için buna mecbur çünkü."
Sayfa 71 - İletişim Yayınları
karanlıklar içerisinde sessiz ve durgun bir denize, kürekleri olmayan bir sandalla salıverildiğinizi düşünün. baktığınız her yerde karanlık görüyorsunuz. ne yöne gideceğiniz belli değil. bir yön seçseniz küreğiniz yok. sandalı da terk etmek olmaz. her yer karanlık sularla çevrili. gözlerinizi kapattığınızda ise tek gördüğünüz bir zamanlar siz olan ama artık olabildiğince yabancı, silik bir siluetin o anlamsız hayatına sırf devam edebilmek için yaptığı beyhude çırpınışları oluyor.
"Ben de seni görmeye devam edebilmek için, geri geri yürüyeceğim."