9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 17:48
Uzun süredir kitaplığımda bekliyordu; çapraz okuma yaparken nihayet araya aldım ve gerçekten çok etkilendim. Basit ama etkili bir dille, bize tanıdık şeyleri net ve farklı bir açıdan gösteriyor. Bazen bildiğin bir şeyi farklı bir gözle görmek ya da hiç fark etmediğin bir yanını keşfetmek istersin; Öz bunu öyle güzel ifade etmiş ki, okurken “aa ben de böyle düşünüyorum ama bir yerde söylesem üstüme çullanırlar” dediğim birkaç meseleye değindiğini görünce tebessümle yaklaştım. Kitap, Kur’an’ın vasat Müslüman tanımını başlıklar ve kademeler üzerinden ele alıyor. Anlatımı sade, anlaşılır ve net. Okurken hem keyif aldım hem de istifade ettim diye düşünüyorum. Temel mesajı, her şeyde ölçülü ve dengeli olmanın yani "VASAT OLMANIN" önemini hatırlatmak: Allah tüm varlığı dengeli ve muhteşem bir şekilde yaratmış; bu düzenin devamı için dengeli bireylere ve dengeli bir topluma ihtiyaç var. Kitap, bu özelliklere sahip birey ve toplumun nasıl olabileceğine dair gerekli tavsiyelerle dolu. Ümmet modeli üzerine düşünen, alana ilgisi olan herkesin okuyabileceği değerli bir eser.
Kur'an'ın Önerdiği Vasat ÜmmetAhmet Öz · Çıra Yayınları · 20116 okunma
Güneşi Uyandıralım
Puan vermedi
(Az dozda spoiler içerir.) Şeker Portakalı’ nın devamı olan kitap, Zeze’ nin son çocukluk ve ergenlik dönemindeki yaramazlıklarını, hayalperest maceralarını anlatıyor. Zeze’ nin o saf hüzünlü hali yine yüreklerimize işliyor. Gerçek hayatta bulamadığı sevgiyi ve dostluğu bu kitapta Curcuru kurbağası Adam ve babası yerine koyduğu bir şarkıcı olan Maurice’ de arıyor. Kendisiyle arkadaş gibi olan öğretmeni Fayolle’ nin de ünvanından önce insan olduğu, Zeze’ ye nasıl sevgiyle yaklaştığını hissediyoruz. Bir anne babanın çocuğuna şefkatle yaklaştığında, ona iyi geceler dediğinde, başını okşadığında, tebessüm edip öpücük kondurduğunda böylesine basit hareketleri yaptığında bile bir çocuk için neler değişebileceğini kolaylıkla anlayabileceğimiz bir kitap. Sevginin iyileştirici gücü olduğunu unutmayıp, güneşi uyandırmayala bakalım.
1000Kitap
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202342,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Güzel bir fikir ancak bu kadar kötü yazılabilirdi
5/10
·192 syf.·
2026 4. kitabı
Neden 5/10? Bu kitabı, bir sezonluk dizisi çekilen ve devamı gelmeyen "Sıcak Kafa" dizisinden sonra çok merak ettiğim için okudum. Çünkü bana göre mantıksal hatalar olsa da güzel kurgulanmış bir diziydi ve ilk sezonu heyecanlı bir yerde bitmişti. Potansiyel olarak José Saramago'nun Körlük kitabı kadar kaliteli ve sürükleyici olabilecekken yarıda bırakılmış bir metin olarak gördüm. Kitap tekrar kaleme alınsa çok çok daha güzel bir şey çıkabilir bundan eminim. Kitabın 2016'da yayımlandığını da belirtmeliyim. Yapay zekânın yeni konuşulmaya başlandığı sıralarda içinde yapay zekâ destekli bir dil algoritmasından tutun (yazar Afşin Kum 'un bilgisayar mühendisi olmasından dolayı büyük ihtimalle) tıp literatüründe tanımlanmamış ama çok güzel uydurulmuş ARDS hastalığına ve abuklayan insanlara kadar ilginç şeyler var. Ancak eleştirilere devam edecek olursam dünyanın dört bir yanına dağılmış bir virüsten bahsediyoruz fakat kitapta dünyaya yayılım, sadece virüsün araştırılmasıyla ilgili bölümde hissettirdi kendisini. Hâliyle okurken İstanbul'da yaşanan bir olay gibi gördüm. Anadolu'da ne olduğuna dair en ufak bir ibare yoktu. Yani kısacası daha derin bir şey bekledim. Ve derin bir şey çıkabilirdi. Ancak çıkmadı. O yüzden hayal kırıklığı oldu bende. Dizinin daha gelişmiş olduğunu söyleyebilirim. Orada en azından daha dolu bir hikâye var, daha çok gizem var, daha çok "umut" var. Maalesef dizinin yeni sezonu gelmeyecek ve kitap da zaten yazılmış durumda. Bu dizi ve kitabı, bilim kurgu severlerin beyninde kendi hikâyelerini tamamlamaları için bir fırsat olarak da nitelendirebilirim. Çünkü herkesin kafasında başka bir son gerçekleşebilir. Belki de yazarın istediği herkesin kendi k(abuğunda) kelimeleri yerleştirmesi ve kendine bir dünya inşa etmesidir...
Edebiyat
Sıcak KafaAfşin Kum · April Yayıncılık · 20161,888 okunma
Bozkırda Yankılanan Bir Özgürlük Senfonisi: Cemile Üzerine Okuma
Puan vermedi
Cengiz Aytmatov’un 1958 yılında yayımlanan ve kısa sürede dünya edebiyatı klasikleri arasına giren eseri Cemile, Fransız şair ve romancı Louis Aragon tarafından “Dünyanın en güzel aşk hikâyesi” olarak nitelendirilmiştir. Ancak bu eser, yalnızca bir aşk anlatısı değil; savaşın gölgesinde sıkışmış bir toplumda bireysel özgürlüğün yankısıdır. II. Dünya Savaşı yıllarında, Sovyet Kırgızistan’ının bir dağ köyünde geçen roman; gelenek, sadakat, toplumsal norm ve bireysel arzu arasındaki gerilimi bozkırın sert coğrafyasında resmeder. Tarihsel ve Toplumsal Arka Plan Romanın yazıldığı dönem, Sovyet ideolojisinin kolektif yaşamı yücelttiği bir zamana denk gelir. Bu bağlamda Cemile, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; sistemin dayattığı “itaatkâr kadın” ve “kahraman asker eş” kalıplarına karşı sessiz bir başkaldırıdır. Savaş cephede sürerken, köydeki kadınlar hem üretimin hem de ailenin yükünü taşır. Erkeklerin yokluğunda oluşan boşluk, sadece fiziksel değil, duygusal bir boşluktur da. İşte Cemile’nin içindeki arayış bu zeminde filizlenir. Karakterin Anatomisi: Bozkırın Mağrur Kızı Cemile, klasik edebiyattaki edilgen kadın figürünü parçalar. O; doğayla uyumlu, içgüdülerine sadık, neşeli ama boyun eğmez bir karakterdir. Aytmatov, onun güzelliğini anlatırken fiziksel tasvirden çok ruhsal enerjisini vurgular. Cemile’nin kahkahası, bozkırın sessizliğini yaran bir özgürlük çağrısı gibidir. Burada bozkır yalnızca mekân değildir: Bozkır = sınırsızlık Bozkır = yalnızlık Bozkır = kaderden kaçma ihtimali Cemile’nin iç dünyası da tıpkı bu coğrafya gibi geniş ve sınır tanımazdır. Devamı için enginsenol.com.tr/post/bozkirda-y...
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Saç örgüsü & uçurtma
10/10
·172 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 23:06
Yazarın okuduğum ikinci kitabı.. saç örgüsünun devamı olması ve Smita'nin kızı için verdiği o mücadelenin sonucunu merak ediyordum. Neyse ki kızını refaha erdiren mutlu olmayı hakederken uzun yaşamamış.Bu kez hikâye Hindistan'da geçiyor. Geçmisinden kaçmaya çalısan Fransiz bir kadın, diğer yandan okumak için kilometrelerce yol kat etmiş Hintli bir kız çocuğu.. neyseki Léna onun hayat mücadelesiyle Lalitanin, hayalleri ve özgürlüğü oluyor Uçurtma
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,729 okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 18:21
Herkese selamlar Bugun size #SinnersAnonymous serisinin ikinci kitabi #mahkumgunahkarlar yorumu ile geldim. Ilk kitaptan Angelo'nun kardeşlerinden olan "beyefendi" Raphael'in hikayesiydi bu kez ve sanirim ilk kitaptan daha fazla sevdim. Ancak soyle birsey var ki karakterlerin hikayesinin iki kitaptan oluştuğunu bilmediğim icin bir ara ne zaman hikaye son bulacak, sayfalar azaldı diye endişeleniyordum. Ama neyse ki devamı varmis. Ben bu yorumu yazdıktan sonra doğruca ikinci kitabi okumaya geçeceğim. Cunku artik Rafe efendi nihayet başını bir yerinden cikarabildi de bazi şeyleri kabul etti. Karanlık romantizm yoklugu çektiğim su sıralarda Rafe ve Penny'nin hikayesi bana iyi geldi. Aralarındaki nefretten doğan ask hikayesini yazar agir agir ve ilmik ilmik örmüştu. Ayni zamanda tutkuyuda cidden cok uzun bir surecte yansıttı. Kitabin nerdeyse sonuna kadar ikilinin safi nefret oyunlarını okudum. Sanirim son 100 sayfada falan başladı etkileşimleri. Boyle olmasini da sevdim. İnadım inat karakterlerdi ve farkinda olmasalarda ikiside aslinda umutsuzca aski arayan fakat bulamayacaklarina o kadar emin olan kişilerdi ki, bu yönlerini farkli duygular ile bastırmislardi. Ayrica ikisininde şans uzerine kurulu hayatlarınin olmasi bir diger ortak özellikleriydi. Penny anne ve babasıni bir cinayet sonucu kucuk yaşta kaybedince hayatını idame ettirebilmek icin dolandırıcılik ve hırsızlık yaparak büyümüş ve boynundaki dort yaprakli yonca kolyesinin onun sansi olduğuna inanarak bu zamana gelmis bir kadındı. Yasina ragmen oldukça olgun bir kişiliği vardi. Ailesinden dolayi kumarhanelerin sistemini bilen biri olmasi, kendini bu dünyaya karşı nasil korumasi gerektigini öğretmişti. Zeki, sözünü esirgemeyen ve tuttuğunu koparan biriydi ve ben bu kadini cok sevdim. Rafe'de imaj herseydir diye
Mahkum GünahkarlarSomme Sketcher · Martı Yayınları · 2024354 okunma