Nimet Tanrıver

Nimet Tanrıver
@devilone
"insanın kan bağından ataları olduğu gibi edebiyat dünyasından da ataları vardı ve bunlar insana tarz ve mizaç olarak ilkinden daha da yakın olabiliyor, üzerinde çok daha bariz bir etki bırakabiliyordu." Oscar Wilde
“Bizler cüceleriz,” diye onayladı William, “ama bu devlerin omuzlarına çıkmış cüceler. Küçüğüz, ama kimi zaman ufukta onlardan daha uzağı görebiliyoruz"
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Çünkü güzelliği yaratan, üç şeyin uyumudur : her şeyden önce, bütünlük ya da yetkinlik; bu yüzden yetkin olmayan şeylere çirkin deriz: sonra gerekli orantı ya da uyum; son olarak da aydınlık ve ışık; gerçekten de rengi açık seçik olan nesnelere güzel deriz. Ve güzelin görünümü erinç sağladığı ve susuzluğumuzu erinç içinde iyi ya da güzel şeylerle gidermek aynı şey olduğu için de, içimin büyük bir avuntuyla dolduğunu hissettim ve böyle bir yer"
"bizim gibi okumuş yazmış insanların kendilerini evrenin düzeninde gerekli bir unsur olarak görmesi, cahillerin batıl inançlarına eşit. dünya düşüncelerle değiştirilemiyormuş. az düşünce üreten kişiler daha az hataya maruz kalıyorlar, onlar herkesin yaptığını izliyorlar, kimseyi rahatsız etmiyorlar, başarıyorlar, zenginleşiyorlar, iyi pozisyonlara ulaşıyorlar, milletvekilleri, şöhretli edipler, akademisyenler, gazeteciler oluyorlar, ödüllere, nişanlara boğuluyorlar. işlerini böyle iyi yürütene aptal denir mi? aptal benim, yel değirmenleriyle savaşmaya kalkan ben."
ne kadar saçmadır insanlar! sahip oldukları özgürlükleri kullanmazlar, sahip olmadıklarını isterler. var olan düşünme özgürlüklerini kullanmazken ifade etme özgürlüğü talep ederler. kimse belirli bir şey yapmakla tatmin olmuyor, herkes hiç değilse yeni bir kıtayı keşfetmiş olma kuruntusuyla, gururunun okşandığı hissetmek istiyor.”
'çünkü mutsuz bir tembellik kıskançlığı besler; ve kendileri ilerleyemedikleri için, herkesin mahvolmasını isterler; daha sonra da başkalarının ilerlemesinden kaynaklanan bu nefret ve kendi ilerlemelerine ilişkin ümitsizlikten dolayı, kadere öfkelenen ve çağından yakınan ve tenha köşelere çekilerek cezasını kara kara düşünen ruh gelir. çünkü insan ruhu doğası gereği atılgandır ve harekete eğilimlidir. her türlü canlanma ve kapılıp gitme fırsatı onun hoşuna gider ama en kötülerin ve uğraşları sonucu bile mahvolanların daha çok hoşuna gider.'