8/10
·168 syf.··
2026 45. kitabı
Şermin Yaşar'ın dili okuduğum kitaplarının hepsinde sade,duru, temiz..kitapları deyim yerindeyse ekmek üstüne sürülen erimiş yağ gibi kayarak okutuyor. Bu kitapta yine kitaba adını veren kalk yerine yat daki Neriman Hanım ve kedilerine maddi sıkıntılardan dolayı katlanmak zorunda kalan üniversite mezunu gencin çaresizliği, tıkırtı öyküsünde Cemile Hanım'a inanmayan mahallelinin kleptoman zengin komşusu Hilmi beyin yaptırdığı gizli geçitle evine girmesi, orta refüj hikâyesinde ise kardeşini büyüten Seher'in fedakarlığı ve hayatını heba edişi karşılığında büyüyen Nilüfer'in hemşire olması ve doktorla evlenmesi sonucu ailesini beğenmemesi ve küçümsemesi kendisini ziyarete gelen ablası ve çocuklarını eve götürmeyip hastaneye yatırması yürek burkan ve akılda kalan hikayelerden biri sadece..
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
Mustafa Kemal'den aziz corinne'e on sekiz mektup..
Puan vermedi·112 syf.··
2026 254. kitabı
Melda Özverim in Mustafa Kemal ve Corinne Lütfü adlı kitabını ilk okumamın üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra 17 nisan 2023te bu kitabı tekrar okudum.. kitabı tekrar okumam sonrası bu kitap özelinde buraya inceleme yazacaktım, farklı sebeplerden yazamadım.. kitap özelinde inceleme yazma düşüncem sadece düşünce olarak kaldı.. daha sonra ise Con Sinov un yazdığı yarının adamı kitap serisinin ilk kitabını okudum.. bu kitabı farklı nedenlerden sebep bitirmem uzun sürdü.. (kitabı okuma başlangıç tarihim: 24.01.2024, kitabı okumayı bitirme tarihim: 09.06.2024 - i.hizliresim.com/cy8ed1a.png -) con sinovun bu kitabını okumamın ana nedenlerinden biri, kitabı okuduktan sonra bu kitaba inceleme yazmak ve bu incelemeyle Mustafa Kemal hakkında böyle bir seri yazmaya başlayan con sinova düşüncesi ve emeği için teşekkür etmek, burada yer alan uygulama kullanıcılarının ilgi ve dikkatlerini yazdığım inceleme ile kendisinin bu kitabına ve diğer kitaplarına yönlendirmekti.. bu kitabı -görece- uzun bir süre içerisinde okumamdan sebep derli toplu inceleme yazamayacağımı düşünüp kitap özelinde inceleme yazmayı erteledim.. benim kitabı okuduğum süreç içerisinde con sinov, yarının adamı serisinin üçüncü kitabını yazmayı sonlandırıp kitabı yayımlamıştı bile.. bu kitabı okumamdan yaklaşık iki ay sonra kitaba yazmayı düşündüğüm inceleme daha bir derli toplu olsun diye kitabı tekrar okumaya başladım.. sonra araya giren farklı nedenlerden sebep bu incelemeyi yazmam yine ilk seferinde olduğu gibi düşüncede kaldı.. sonrasında ilerleyen süreçte con sinov serisinin dördüncü ve beşinci kitaplarını çıkarıp yarının adamı serisini sonlandırdı ve Atatürk adlı yeni bir kitap serisi yazmaya başladı.. derken -bu yazıyı yazdığım tarih itibariyle- yakın bir zaman önce –sanırım 9 nisan 2026- con sinovun Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup
Mustafa Kemal Atatürk
Corinne & Mustafa Kemal - Son MektupCon Sinov · Masa Kitap · 053 okunma
Reklam
Puan vermedi·228 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:48
Her ne kadar Türk edebiyatı tarihinde toplumcu gerçekçi roman diye anılsalar da benim için içimdeki köylüyü dışavuran içinden halk hikayeleri, yeni deyim-atasözü öğrendiğim ve çok sevdiğim bir edebiyat kolu. Kemal Bilbaşar’ın Cemo serisi Cumhuriyet’in ilk yıllarında Doğu Anadolu’da yaşananları Cano, Kevi, Cemo, Memo, Senem, Sarikoğlu karakterleri üzerinden anlatıyor. Ara ara Şeyh Sait isyanına, Dersim dağlarına, toplumun Alevilere bakış açısına ve tabii ki ağalık düzenine(!) dokunuyor. Bizlere de keyifle okumak düşüyor. Devamı olan Memo’yu da köydeki balkona saklıyorum ki haz tavan yapsın İyi ki kitaplar var
CemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 20232,136 okunma
Puan vermedi
PEYGAMBERİN ŞARKISI romanı 2023 Booker Ödülünü almış. Yazar Paul Lynch, günümüzden beş-on yıl sonra İrlanda’da yaşanan otoriterleşme durumunun faşizme dönüşmesini, bunun sonucunda yaşanan iç savaşı, sendikacı olan kocası gözaltına alınıp kaybedilen dört çocuk annesi Eilish Stack’ın gözleriyle, diliyle ve yüreğiyle anlatıyor. Dolaysıyla okuyucu kendisini o annenin yerine koymak zorunda kalıyor. Bu da duygusal anlamda derin bir etkilenmeyi getiriyor. Nitekim yazar, şiirsel üslubu ve akıp giden, bazen de taşan cümleleriyle bu etkilenme durumunu en üst seviyeye çıkarmaya da çalışmakta. Deyim yerindeyse yarattığı atmosfer nedeniyle ‘damardan’ bir roman bu, her kelime anında kana karışabiliyor. Kitabın kurgusunda bazı boşluklar var. Geleceğin İrlanda’sında bir tür faşist sistemin kurulmasına yol açan nedenler roman sanatının elverdiği ölçüde anlatılmıyor ya da gösterilmiyor. Bir ülkede durup dururken veya milliyetçi bir parti başa geldi diye hemen iç savaş başlamaz. Derin siyasal, sosyal, ekonomik ve politik krizlerin ortaya çıkması lazım. Ayrıca devlete karşı savaşanların da kötü olduğu söyleniyor, ama bunun nedenleri ikna edici bir şekilde ortaya konulmuyor. Yazar, ezber bir cümleyi kahramanına söyletiyor gibi. Yine kitabın sonu çok aceleye getirilmiş. Yazarın nefesi yetmemiş sanki, bir noktadan sonra kesip atmış… Asıl vurgulamak istediğim nokta ise şu: Yazar, bu romanı yazmadan önce Suriye iç savaşını araştırıyor. Sonra İrlanda’da bir sahne kurarak Suriye’de yaşananları oraya aktarmaya çalışıyor. Tam da bu noktada ortaya oldukça ilginç bir durum çıkıyor. İrlanda’daki faşizm ve iç savaş son derece Avrupai! Yani Suriye’ye göre daha steril, daha eli yüzü düzgün ve çok daha az vahşi! Bazı okurların romanın sayfaları arasında ilerlerken bir sunilik ya da yapaylık hissiyle
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,943 okunma
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ Akdoğan 'ın Sürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu. Burası uygun dedi. Neye. Bu kitaba.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 30. kitabı
Salam Qədirzadə - “Kəndimizdə bir gözəl var" Yazıçıdan oxuduğum dördüncü kitabdır və qələminin şirinliyinə, doğmalığına bir daha heyran qaldım. Bütün kitablarını bezmədən, ard-arda oxuya bilərəm. Elə səmimi üslubu var ki, sanki 2026-cı ildə deyilsən, kitabın yazıldığı köhnə dövrlərdə yaşayırsan. Yazıçı məkanın ləhcəsini, dialektini əsərə o qədər təbii köçürüb ki, insan özünü hadisələrin içində hiss edir. Bu canlılıq oxucunun üzünə gah şirin gülümsəmə qondurur, gah da fərqli kədər bəxş edir. Yenə sevə-sevə oxuduğum, maraqlı bir Salam Qədirzadə kitabı oldu. Hər zaman dediyim kimi - "Xan Nəşriyyatı"nın bu seriya üçün hazırladığı üzlüklər möhtəşəmdir. Kənardan baxanda insanı cəlb edir, rəsmən kitab "məni oxu" deyir. Yazıçının qələmində belə bir xüsusiyyət var - demək istədiyi fikri və ya səhnəni üstüörtülü, amma çox anlaşıqlı çatdırır. Bəlkə hər oxucu birdən-birə anlamaz, amma başa düşəndə ayrı zövq verir. Müəllif səhnəni açıq yaza bilərdi, amma yazmayıb hər şeyi oxucunun ixtiyarına buraxır. Bu da Salam Qədirzadə qələminin özünəməxsus sirdir. Sevgini, eşqi şirin sözlərlə elə ifadə edir ki, oxuduqca insana çox xoş gəlir. Baş obraz Əkrəmin həyatı mənə çox təsir etdi və mənim üçün unudulmaz obrazlardan birinə çevrildi. Məncə, yazıçının ən təsirli, dramatik əsəri budur. Əkrəmin yaşadıqlarını oxuduqca insan sağlamlığının - əlinin, ayağının, gözünün qədrini bilməli olduğunu düşünür. Hər şeyimiz yerindədirsə şükür etməli, yerində deyilsə də "Allahın bir bildiyi var" deyib qane olmağı bacarmalıyıq. Qadın və qadın gözəlliyi böyük qüvvədir. Nə mənada dediyimi anlamaq üçün kitabı oxumaq lazımdır. Kitabda deyildiyi kimi: "Qadın gözəlliyi gənclik üçün hörümçək toruna oxşar tilsimdir". Çox gözəl cümlədir. Digər tərəfdən, hər şeyə kor-koranə inanmağı qəbul edə bilmirəm. İnsan bir az
Kəndimizdə Bir Gözəl VarSalam Qadirzade · Xan Nəşriyyatı · 2024321 okunma
Reklam
Reklam