Çok iyii
Senden ricam yeni yıl, eğer ki ceplerinde geliyorsan ondan uzak günlerle, hepsini öldür. Onsuz geçebilecek bütün günlere soykırım yap. Ben seni diasporalardan korurum, ben sana içeride bakarım yeni yıl, tetikçim ol!
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı
Yahudilerin Sürgün Hayatı
70 ve 135 yıllarında Roma işgaline karşı başarısız isyanların ardından, Yahudi halkı o zamanlar Yahudiye (bir zamanlar Musa'nın vadettiği Kenan toprakları) olarak bilinen topraklardan sürüldü. Bu tüm Yahudiler için uzun bir sürgünün başlangıcı oldu. Vatanları olmadan, zamanla Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa'ya dağılmış bir diaspora hâline geldiler. Yahudilerin çok azı eski Roma eyaleti Filistin'de ve daha sonra Müslümanların eline geçecek ülkelerde kaldı; çoğu ise Ortaçağ'da kuzeye, Fransa ve Almanya'ya veya Orta ve Doğu Avrupa'ya gitti. Aşkenazlar, bilindiği üzere, ev sahibi ülkelerin çoğu tarafından şüpheyle karşılandı ve kolayca entegre olmadılar. Birçoğu Yahudiliğin kendilerine has kültür ve yorumunun yanı sıra kendi dilleri Yidceyi de geliştirdikleri izole topluluklarda yaşadı. Daha az sayıdaki Sefaradlar İspanya ve Portekiz'e yerleşti ancak İspanyol Katolikleri Güney İspanya'yı Müslümanlardan geri aldıktan sonra ya Kuzey Afrika'ya kaçmak ya da Hıristiyanlığı kabul etmek zorunda kaldılar.
Sayfa 202·Kitabı okuyor
Reklam
Yine Fransız ve Rus devrimleri gibi İran devrimi de İslamiyeti paylaştığı dünyada çok güçlü bir tepki yaratmıştır. Batı Afrika’dan güneydoğu Asya’ya kadar bütün İslam ülkelerinde ve diaspora arasında ilk önceleri çok büyük bir sevinç yaşanmıştı. Ancak ondan sonra, Fransız ve Ruslarda olduğu gibi, İranlı devrim liderleri ülke içinde ve dışındaki eylemleriyle taraftarlarının çoğunu hayal kırıklığına uğratmışlardır. Ancak onları bağışlamaya ve İslam şeriatına uygun olarak yönetilen adil ve saf bir toplum nihai hayali hatırına günahlarını taklit etmeye hazır pek çok insan vardır.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Alıntı
"Hayır!.. Bu vahşet! Siz insanların hayatlarını çalıyorsu­nuz!" "Rab onları zaten bizim ırkımıza hizmet etsinler diye yaratmadı mı, Mişon? İncil, Galatyalılar'ın dördüncü bölü­münde ''lbrahim'in biri köle, biri de özgür iki kadını vardır. Biri Sina dağındandır, köle olacak çocuklar doğurur; bu Hacer'dir. Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur: Sara" buyurmuyor mu? Siyon'da kuracağımız kutsal devletin bütün dünyaya hükmetmesi adına Hacer'in çocuklarını kul­lanmak neden kötü olsun. Bu amaç için diaspora Yahudile­rinden çocuklarını istesek verirler mi sence? Nazilerin elinde binlerce çocuğumuzu zaten telef etmedik mi? Say ki, bu yolla, tarih boyunca sefil olmuş atalarımızın intikamını alıyoruz?"
Sayfa 308·Kitabı okudu
Mısır -4
“Mısır'ın, nüfusunun üçte birinden fazlası gençlerden müteşekkil, cevval ve hareketli bir ülke olduğu sonucuna da ulaşabiliriz. Nüfusun yüzde 95'i ülkeyi bir uçtan bir uca kat eden Nil Nehri'nin havzasında yaşayan Mısır'da, ekonomik ve politik meseleler ciddi biçimde gündemi belirliyor. Ülkedeki kaynakların yetersizliği nedeniyle ve buna bağlı olarak, milyonlarca Mısırlı’nın çalışmak üzere Arap coğrafyasına dağılması, Mısır'ın elini güçlendiren bir unsur. "Ekonomik diaspora" diyebileceğimiz bu insan varlığı sayesinde, her Arap ülkesinde kalabalık bir Mısırlı kamuoyu bulmak mümkün. Son resmi raporlara göre, Arap dünyasının çeşitli ülkelerinde yaşayan Mısırlıların sayısı 6,5 milyona yaklaşıyor.”
Sayfa 73 - 8. Tez
Silahlı “direnişin” siyasette yükselmesinde Holokost etkisi
“Savaş sonrası İsrail'de Holokost'tan kurtulanlar, direnmedikleri, Tevrat'taki ifadeyle koyunlar gibi boğazlanmaya götürülmeye müsaade ettikleri için sert ve haksız yere eleştirildiler. Yahudi milliyetçiliği bu pasifliğe tepki gösterdi ve silahlı direnişi yüceltti. Nazilere karşı Yahudi silahlı direnişinin olağanüstü örneği olan 1943 Varşova Gettosu Ayaklanması'ndaki savaşcıların kahramanlığı, İsrail propagandacıları tarafından diğer Diaspora Yahudilerini İsrail'in "yeni Yahudileri"nin aksine pasif ve zayıf olarak göstermek için kullanıldı. Okulumda öğretildiği gibi Yahudi tarihi, yabancı zalimlere direnen ve Yahudi bağımsızlığı için savaşan bireylere övgüler yağdırıyordu.”
Sayfa 235 - Sürükleniş
Reklam
Reklam