"Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve yine farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya başlıyorduk."
Nazım Hikmet etrafındakilere iyilik etmekten zevk duyardı. Mesela, ondan borç para isterlerdi. Çok defa borç verecek parası olmadığı hâlde, gider, başkalarından borç alır, getirir, verirdi. O kadar ki, bazı gardiyanların bile ona borçlandığını hatırlıyorum.