10/10
·112 syf.··
2021 50. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2021 15:25
                   DÜĞME YAZAR: ÖYKÜ  ÖZVERİM YAYINEVİ: DAĞHAN KÜLEGEÇ YAYINLARI SAYFA SAYISI: 110               PUANIM: 10/10          Merhabalar, Bugün #düğme ile geldim. Kurtuluş Savaşı döneminde geçen bu kitabı okurken yeri geldi gözlerim dolu dolu yeri geldi yüzümde tebessümle okudum. Düğme, yoksul bir ailenin tek çocuğu. Bir gün ülkenin işgal altında olduğunu ve seferberlik başladığını öğrenirler. Bütün köy erkekleri, köyü hanımlara emanet ederek cephelerde giderler. Yunan askerleri köyü de işgal ederler. Mücadele devam ederken Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıkar ve düşman püskürtülmeye başlanır. Yavaş yavaş köyün erkekleri köye dönmeye başlarlar. Acaba Düğme'nin babası Salim de dönebilecek mi? Kitaptaki en güzel anlardan birisi ise Düğme'nin Paşa ile karşılaşmasıydı. "Dikkatli ol, çocuk. Biz sadece Zeybek oynarken dizlerimizin üzerine çökeriz."
Edebiyat
DüğmeÖykü Özverim · Dağhan Külegeç Yayınları · 202012 okunma
Puan vermedi·61 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Kimi zaman sadece gördüğümüz kadarının var olduğunu düşünmek, hiç merak etmemek, hiç mücadele etmemek; sadece olanı kabul edip bir geleneği sürdürmek nasıl da büyük bir yanılsama ? Hayatımdan geçtiğin için teşekkürler küçük kara balık? Ve çook dikkatli ol küçük kırmızı balık...
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Nemesis Kitap · 201736,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·256 syf.·
2021 14. kitabı
Biz insanlar, üstesinden gelemediğimiz her şeyin sorumluluğunu başka başka bir şeye yıkmaya ne kadar da meyilliyiz.Sorumluluğu üzerimize almaktansa, bir başkasını suçlamak, bir “günah keçisi” bulmak, bize çok daha kolay gelir. Belki de çok küçükken öğreniriz bu davranışı. Salonda deli gibi oyun oynarken birden ortadaki masaya çarpıp hüngür hüngür ağlamaya başlar çocuk. Çocuğunun feryatlarına dayanamayan anne  tekme tokat masaya girişir, yavrucuğuna da "ah yap yavrum ah yap masaya" diye söyler çocuğuna . Halbuki kimse de demez çocuğuna "Kendi dikkatsizliğin yüzünden canın yandı. Artık daha dikkatli ol." diye. Büyüdükçe suçu başkalarının üstüne yıkmaya alışırız. Çoğu zaman şeytana. "Şeytana uymak" diye bir deyim bile var. Peki kim bu şeytan? O kadar uzakta aramaya gerek var mı? Çok yakındadır, içimizdedir belki. Belki de her insan kendinin şeytanıdır. Ana karakterimiz Ömer de yaptığı her şey için  “İçimizdeki Şeytan”ı suçlayarak hiçbir mesuliyeti alamayan bir insan. Ömer arkadaşı Nihat ile yaptıkları vapur yolculukları esnasında diğer ana karakter olan Macide’yi görür ve ilk görüşte aşık olur.  Ömer ve Macide’nin hayatları bu şekilde kesişir ve tüm hikâye burada başlar. Ömer'in Macide'ye aşkını itiraf ettiği kısımlar çok güzel olsa da aşkın karın doyurmuyor olması da bir o kadar üzücü. Kitap boyunca Ömer’in "içindeki şeytana" teslim olmasına olmasına seyirci kalıyoruz. Macide gibi bekliyoruz sabırla Ömer'in düzelmesini. Ama boşuna... Kısacası  şeytanı uzakta aramaya gerek yok. Hep içimizde bir yerde bizimle yaşayacak. Önemli olan bütün ipleri onun eline vermemek. O da bizim elimizde.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2021 13. kitabı
Gördüğümüz resmin içine baktığımızda detayları kaçırdığımızı fark ederiz. Beden giysisinin ardında Allah'ın bahşettiği bir sürü yetenek ve dünyaya sığmayacak kadar büyük bir yürekle karşılaşabiliriz.. Merhaba arkadaşım Haftanın, bol tefekkürü ve tasavvufî konulara değinen #kalbinkıblesi ile burdayım Yazarın okuduğum 3. Kitabı. Itiraf etmeliyim ki, #tevekkül ve #uyanışzamanı isimli eserleri kadar muazzamdı. İnanç kavramını ele alarak, ayetler ile de kuantum tekniği ile kaleme aldığı eseri, okurken sorgulama gereği hissedeceğimiz birçok ayrıntı vermekte. Kessinlikle okurken feyz aldığım, kitaptaki araştırmaların ise ne denli köklü olduğunu farkedebiliyoruz Kessinlikle tavsiye ediyorum. Kitapla ve sevgi ile kal dostum Ne olursa olsun seni hatırlayacağım ve 'Ol'dukça 'Ol'acağım. Hayatımızda çıkan küçük bir sıkıntı bizim tercihimizle büyüdükçe büyüyebilir. Verdiğimiz anlam ve yol seçimimiz ya acıdan ya da kolaydan yana olacaktır. Elbert Einstein der ki; '' İnsanlar, ağzından çıkan cümlelerin, beyninden çıkan düşüncelerin, bütün evreni dolaşıp tekrar kendine geri döndüğünü bile, eminim çok daha dikkatli olurdu.''
Kalbin KıblesiŞebnem Tacigut · Olimpos Yayınları · 2021170 okunma
Edebiyatın Fiyakalı Serserileri ve Özgür Ruhları: Beat Kuşağı
9/10
·144 syf.··
2021 97. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2021 18:00
‘’Dikkatli ol. Harikalar Diyarı’nda değilsin. Ruhunda uzun zamandır yetişen bir delilik işittim. Ama bilgisizliğinin, yalnızlığının içinde sen kısmetlisin. Mağdur biri olarak aşkı saklandığı yerde bul. Ver, paylaş, kaybet. Hadi açılmadan ölelim.’’ –Allen Ginsberg Louis Ferdinand Celine’in 1932 yılında yayımlanan Gecenin Sonuna Yolculuk kitabı hakkında internette bir şeyler okurken, Beat Kuşağı akımının oluşmasında ve filizlenmesinde büyük bir etkisi olduğunu öğrendim. Ayrıca Beat Kuşağı’nın önde gelen yazarlarından Jack Kerouac’ın ustası olarak gördüğü Celine hakkında konuşma yaptığı videoya da denk geldim; youtu.be/F8VMIwY2hp0 Ben de daha önceden duyduğum, ama hakkında pek de bir fikrimin olmadığı ‘’Beat Generation’’ hakkında okuma yapmak istedim ve bu giriş kitabını seçtim. Beat Kuşağı’nı anlatabilmek için ise biraz geriye gideceğim. 1930’larda yaşanan Büyük Buhran dönemi ve ardından gelen küresel ekonomik krizler 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın ortaya çıkmasıyla sonuçlandı. Bu dönemde yolda yürürken başınıza bombalar düşebiliyordu, evinizde rahat rahat uyku uyuyamıyordunuz çünkü insanların ölüm çığlıkları buna izin vermiyordu, kanlar sokaklarda oluk oluk akarken cesetlerin üzerine basmadan yürümek bile zordu. Bu habis zamanları bize anlatan, aktaran, insanlığın çaresiz hallerini, savaşı ve kanlı sonuçlarını bize betimleyen bazı yazarlar vardı; Ernest Hemingway, T. S. Eliot, William Faulkner, Ezra Pound, Gertrude Stein gibi… Ve bu yazarlar da Kayıp Nesil olarak adlandırıldılar. 1940’lara doğru ise Kayıp Nesil etkisini yavaş yavaş yitirdi. Kayıp Nesil, kaybolduktan sonra, Beat Kuşağı’nın genç yazarları da 50'lerin başında, bu kurtulmaya çalıştıkça insanı içine çeken bataklık atmosferinden ve umutsuzluk kıskacından kaçmayı umut ederek, ölü toprağını üzerinden atmak isteyen yeni bir edebi topluluk oluşturdular. Bu yazarlar
Edebiyat
The BeatsDavid Sterritt · Oxford University Press · 201324 okunma
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2021 71. kitabı
Devlet dairelerindeki yaygın olan adam kayırma, rüşvet, koltuk sevdası gibi konuları o kadar ince mizah çerçevesinde anlatmış ki güldürürken aynı zamanda da öğretiyor. Dikkatli ol! Rütben kadar çalmıyorsun pek!
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,4bin okunma