Kalbi,kendini daima o anın içinde kaybediyor,gerçeği söylemek isterken yalan söylüyor,aldatmak istediğindeyse dürüst oluyordu;Madamın tek bildiği şey ,ne hissettiğiydi.
İşte şimdi bütün damarlarından mutluluk ve çoşkunun aktığını hissediyor,gözden düştüğünü düşünmekse onu güldürüyordu.
Hem anlamak ya da bilmek açmazlardan kurtulmak demek değildir ki! Ben özgürlüğümü elde etmeden mutlu olamayacaksam, dünya da bana bunu vermemekte direnmekteyse mutlu olamayacağım demektir...
Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır.İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler,üst tarafını uydururlar;ve günün birinde hatalarını anlayınca,yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.Halbuki mümkün olanla kanaat etseler,hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.
Herkes tabi olanı kabul eder ,orada ne hayal sükütu,ne inkisar kalır...Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız;Ama kendi kendimize acımalıyız.Baskasına merhamet etmek,ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki,ne kendimizi bukadar büyük,ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur...
Yolcu,kimsenin yoluna karışma,sana yük olanlari at,kimseye yukunu yukleme ve yolunu kendin guzellestir.Baskasının guzellestirdigi yolun sonunda sana ait olmayan bir hayat finalini yaşamaman için kimseye yuk olma,yük alma ve ilerle.Yolun üzerine sana huzur verecek bir kaç yeşillik,biraz mavi,bolca beyaz ve şeffaf göruntüler ekleyerek tamamla hayat tablonu.Yoruldukça biriken gereksizlerini at sırtından.
Sence konuş,
Sence yaşa,
Sence yürü.
İYİ YOLCULUKLAR...
Kimden korunmalı insan?Önce kendinden korumalı insan kendini.Tercihlerinden korumalı belki de.
Başarısızlıklarıni da kazanımlarını da baska birinin tercihlerine bağlamamalı.Kurban takliti yapmamalı.
Başkasının tercihini kabullendiği için,kendi olamadığı için yaşadiklarinı kendi isteğiyle yaptığının farkinda olmalı.