“Kimi gün dünya haritasını gözümün önüne getiriyorum,sonra da üzerine seni uzatıp düşünüyorum: Bu dünyada benim ayakta kalabileceğim alanlar senin haritada vücudunun örtmediği yerler”
Franz Kafka
Bir şey,belli edilmemeye çalışan bir şey varsa,başlar kaçamaklar,herkes kendi sığınağını yapar,kendi altınlarını gizlice gömer toprağa,çizilir sınırlar,karşılaşmamak için yan sokaklara sapılır,arka sokaklara;bakışlar kaçırılır,sırt sırta dönülmeden uyunmaz olunur.
Asırlar boyu sporda değişen tek şey biçimi,yani seyredilen “olay”.Roma’da Forum’u dolduran aslanları ya da birbirilerine karşı savaşan köle gladyatörleri seyrediyorduk.Bugün statları doldurup meşin yuvarlağın peşinde koşturan yoksulların çocuklarını seyrediyoruz.Biz seyrededuralım onlar da köşeyi dönme umuduyla zamanın köleleri gibi hayatlarını kurtarmaya çabalıyorlar.Üstelik egemen düzenin asılardır süregelen bu oyunlarında seyreden de halk seyredilen de?! Hiçbir şey değişmemiş oyunun biçiminden başka,ama zamana direnen oyunlar da var.
Yolları zor ve dik olsa da sevgi sizi çağırdığında,onu takip edin. Kanatlarıyla sizi sarmaladığı zaman,ona teslim olun,tüyleri arasında gizlenmiş kılıçlar sizi yaralayacak olsa da.