Sabırla yeni yapraklar veririm Yüzlerce kez kırılmış dallarımdan Ve tüm acılara rağmen hâlâ Aşığım ben bu divane dünyaya
Sayfa 80·Kitabı okudu
Bazı şeyler olur ki insan onu başarmak ister ve bu başarısı uğrunda da bir hayli fedakarlıklarda bulunur fakat muradına erdikten sonra o husustaki evvelki başarısından önce görülen parlaklık ve arzu insanın gözünde kaybolur adam kendi kendine der ki meğer ben ne divane imişim kaç zamandır kavuşmak için çıldırıp durduğum şey bu muymuş?
Sayfa 112·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mecnun Leyla için deli olmuş Ben deli divane olurdum Ferhat Şirin'in aşkına Dağları delmiş Ben dünyayı delerdim Yok benim aşkımın üstüne yok Hele bir öl de Ölmezsem namerdim
Aslında birbirleri için o yanıp tutuşmalar, deli divane olmalar, daha önceki yalnızlıklarının derecesini gösteren bir kanıtken, sevgilerinin şiddetinin ölçüsüymüş gibi kabul ederler.
ÜNİVERSİTEDE KAFAYI SIYIRDI ABİ...
Bazen; sokakta, kahvede, yollarda ya da terminalde toz, toprak içinde, kâğıt toplayan, sızıp kalmış, dilenen ya da fermuarı açık, bağırarak gezen birilerini görüp, oranın sakinlerinden birine sorarız: Kim bu adam? - Abi, o çocuk var ya, üniversiteyi birincilikle kazanmıştı, ziyadesiyle zeki adamdı, müthiş bir bölümde okuyordu, parmakla gösterilirdi garibim... diye söze başlanır. "Vay anasını!" dersiniz kendi kendinize. - Demek adam fazla zekâdan, ilim, irfandan delirdi ha? - Yok abi, bir kız kanına girdi çocuğun. Oğlan da deli divane olunca kız onu terk edip gitti. Sonrası bu işte! Bitti, gitti oğlan. Okuldan da atıldı... Bizim, dıbık kafalı evlatlarımızın ilim bilim aşkı bu kadar. Üniversiteyi karı kız için tutturan bir gençliğin fezaya fatih olacağını sanırsak, bol miktarda sokak zibidisi görüp üzüleceğiz. İyisi mi kavun, karpuz, buğday, pancar üretimini sürdürüp, Avrupa'dan, Amerika'dan bilim adamı getirmeye devam edelim. Benim ümidim yok. Kandırmayalım kendimizi...
Sayfa 144·Kitabı okuyor