Meğerse köhne bir piyano gibi tellerim gevşemiş, çivilerim aşınmış, akort, nasihat tutmaz bir hale gelmişim. Bu ahengi bozuk kafamla artık akıllılar arasında yaşayamıyorum. Bitmişim, harap olmuşum. Boğaziçi'ndeki Sultan yalılarına dönmüşüm. Tellerim kaymış, kaplamalarım açılmış, saçaklarım sarkmış, sularım bozulmuş, musluklarım tutmaz olmuş. Bu velveleli haşır neşir dünyasında, topal bacakta, çolak elle, kör gözle, sağır kulakla yaşanır, lakin genel ahenkten aykırı makam çağırana hapishaneyle tımarhaneden başka sığınak yoktur.
Vaktiyle onların arasına karışmıştım; başkalarını taklit edeyim dedim. Baktım, soytarıya dönmüşüm. Adına zevk dedikleri her şeyi denedim; gördüm ki başkalarının zevki bana yaramıyor. Her yerde, her zaman yabancı olduğumu hissettim. Diğer insanlarla aramda en ufak bir ilgi dahi yoktu. Başkalarının yaşam tarzına ayak uyduramazdım.