Işık Bahçeleri kitabından: Mani, Dicle, İndus, Babil ülkesi, Part krallığı, Sasani prensi, Ktesifon şehri, Persis, Atropatene, Nanai tapınağı, Afrodit, Anahita, İsis, Venüs, Allas, Nabu, Nabu tapınağı, İştar, Pattig, Sittay, Behram, Denag, Palmira, Petra, Deb, Bingazi, Ekbatana, Marduk, Mardinu, Maryam, Utakim, Kloe, Eberşehr, Kengavar, Aksum, Tibet, Turfan, Kaşgar, Persis, Hürmüz, Şahpur, Kerdir, Tellar, Avesta, Çakya-Muni, Zerdüşt, Valerianus, Edesa, Beth Labat, Karun Irmağı, Galya gömleği, Harran, Mahoze Boğazı, İmparator Caracalla Artaban, Nevruz, Ak-Giysililer, Tyr, Malkos (Tyr'li), Charax, paşiz, Nâsıra köyü, Ptolemaios, Arenenaria, Marcianus, Bar Daysan, Haskaniye, Kamsaragan, Ganazak, Atropatene, Medya dağları, Mesene bataklıkları, Kaşkar, Ostia, Kanişka, Kuşana, Aziz Tomas Kilisesi, Poseidon, Anahita, Vişnu tapınakları, Allat ve Yamm sunakları, Gandara, Bar-Tuma, Nasrani, Kyrus, Darius, Ahemeni, padam, lavta, zend, mandolin, Ahura-Mazda, Baktriana, Aram, Adiabene, Osroen, harmani, parasang, sandal ağacı, Rubicon Irmağı, sarısabır, amber, nilüfer, Tibet miski, Pont-Euxin, Emes kültü, Adonis, Hermes Trismegistes, Hint-Avrupalı Mitra, Lejyon, Eusebos, Marcus Julius Philippus, Urbs, Konstantinos, imparator Gardianus, Gedrosiya marzpanı, Germania, Noricum, Rhaetia, İstria, Yuda
YKY
“Syderis”, “Sır Derya” olabilir.
From the Caspian country eastward, lieth the region called Zapanortene, and in it Daricum, a place celebrated for fertility. Then come the nations of the Tapyri, Anariaci, Stauri and Hircani, at whose coasts the same sea beginneth to take the name Hircanium, from the River Syderis. Hazar ülkesinden doğuya doğru, Zapanortene adı verilen bölge uzanır ve verimliliğiyle bilinen Daricum oradadır. Ardından Tapyri, Anariaci, Stauri ve Hircani halkları gelir. Bunların kıyısında aynı deniz, Syderis Nehri’nden gelen Hircanium adını almaya başlar.
Sayfa 327
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Coictier zoraki bir gülüşle gülüyordu. Tourangeau Efendiye, alçak sesle: "Görüyorsunuz ki bu adam deli" dedi. "Yıldızbilime inanıyormuş!" Rahip Calude, sözüne devam ederek: "Her yıldız ışığının bir adamın başına bağlı bir tel olduğunu hayal etmekten başka bir şey değildir bu" dedi. Tourangeau Efendi: "E peki siz neye inanırsınız öyleyse?" diye haykırdı. Başdiyakoz bir süre kararsız kaldı. Sonra da, söylediklerini yalanlar gibi görünen karanlık bir gülüşle güldü: - "Credo in Deum."* Tourangeau Efendi de, bir haç işareti yaparak: "Dominum nostrum"** diye ekledi. - "Amin!" dedi Coictier. Tourangeau: "Sayın üstat" diye sözü yeniden aldı, "sizin dine bu kadar bağlı olduğunuzu görmek beni son derece memnun etti. Yalnız, büyük bir bilgin olduğunuza göre, bilime inanmayacak kadar mı büyüksünüz?" Başdiyakoz: "Hayır, bilimi inkâr etmiyorum. Uzun zaman, yüzü-koyun, tırnaklarımı toprağa saplayarak, mağaranın sayısız kolları arasında, karşımda ta uzakta, karanlık galerinin öbür ucunda, bir ışık, bir alev, bir şey, hiç şüphesiz sabırlıların, bilginlerin Tanrı'yı içinde yakaladıkları merkezi parlak labaratuvarın aydınlığını fark etmeden yerlerde sürünmedim ben." * Tanrı'ya inanırım. ** Bizim Efendimiz.
Sayfa 166 - Hayat Neşriyat Altın Kalem Klasik Romanlar·Kitabı okudu
Savaş, kılıçla dokunmanın kazanç sayıldığı kılıç oyununa benzemez. Düşman ayakları üzerinde olduğu sürece, savaş daha çetin olarak yeniden başlayabilir. Eğer savaşa son verilmiyorsa, bu bir zafer sayılmaz. Oricum kasabasının yakınlarında Caesar'ın güç durumda kaldığı bir çatışmada, Pompeius'un askerlerine yaklaştı ve eğer onların generalleri yenmeyi bilseydi, kendisinin her şeyi yitirebileceğini söyledi. Sıra kendisine geldiğinde, mahmuzlarını başka türlü takacaktı.
Sayfa 400 - Cem Yayınevi - (1. Cilt) - [Bölüm Kırk Yedi - Kendi Yargılarımızın Belirsizliği]·Kitabı okudu
Keşke seni çöze bilsem Dorukcum
•Bitmek bilmez bir sevgi, zorunlu bir sadakat, kontrol edilemez bir muhtaçlık ve asla azalmayan bir özlemdi Doruk Ilgaz
(Lat.): Laudate Dominum omnes gentes (Tr.): Ey insanlar, yüceler yücesine dua edin...
Sayfa 321·Kitabı okudu
Edebiyat