"Şiir okumayan ve şiiri sevmeyenler, bu uzak duruşun nedenini tek kelimeyle açıklarlar çoğu kez: “Anlamıyorum!” Anlaşılamayan bir şey’in sağlıklı bir beynin ürünü olması mümkün müdür?!"
Küçük İskender okuyacak olursanız okumaya bu kitabıyla başlayın derim. Çünkü anlaşılması zor bir yazardır "beni hiç anlamadı; ama sanırım, en büyük hissedenlerdendi; yazdıklarımı.." derken de anlaşılmaktan çok hissedilmek ister. Yazarını tanımadığınız, anlamadığınız bir kitabı hissedemez, anlamlandıramazsınız. Bu kitap bir nebze de olsa anlamanıza yardımcı olabilir diye düşünüyorum. Küçük İskender her şeyle, kendiyle bile dalga geçmeyi seven bir şair. Hatta kitapta Mehmet Fuat: "Sen önemli bir şair olacaksın. Ama karar ver. İskender Över mi, küçük İskender mi? Bana kalırsa küçük İskender. Çünkü her şeyle dalga geçiyorsun; kendinle bile.." diyor.
Evet İskender ön yargıyla yaklaşılan bir şair. Bunun en bilindik sebebi kitaplarında cinsellik, küfür gibi kritik noktalara da değinerek düşündüğü hiçbir şeyi söylemekten çekinmiyor oluşu. İskender'e göre şiir, gereğinde ince küfür tadında olmalı. İğne ile çuvaldız arasında bir yerde.
Ön yargıyla yaklaşılabilir, okunmak istenmiyor olabilir bunlar normal fakat okuyana müdahal etmek, saygı göstermemek bunlar ne yazık ki normal olmayan durumlar. İnsan önce birey olmalı, haklarını almalı, cinsel kimliğini çekinmeden paylaşabilmeli ve sonra edebiyatçıysa bu pencereden bakarak da tabii ki ürün verebilir. "Cinsellik" diyince dinden çıkmışsın da afaroz edilmen gerekiyormuş gibi bir izlenime kapılıyor etrafındaki çoğu insan. Oysa "tecavüz, istismar" bunlar kanıksadıkları durumlar. Beden coğrafyasından ikmale kalanlar beyni ve yüreği de hâlâ başka yerlerde arıyorlar. Neyse bu ön yargıları kırmanın yolu bu kitaptan geçiyor diye düşünüyorum kısaca. Ben