10/10
·496 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 17:02
Böyle bir kitabın Türk bir yazardan çıkmış olması inanılır gibi değil. Kendimi yabancı bir kalemin hikayesinde savrulur gibi hissettim ki yazarın Türk olduğu aklıma geldikçe vay be dedim. Daha ne diyebilirim ki, tek kelimeyle harika! Diego Servillo, namı diğer Karga ve Rosanna... O nasıl bir kimya, nasıl bir düşmandan aşka hikayesi öyle? Karakterlerin ilişkileri bir yana öncelikle kurgudan bahsetmek istiyorum. Mafyatik kurguya tam anlamıyla doydum. Aksiyon, gerilim ve görmek istediğim mafyatik enerjinin hepsi fazlasıyla kitapta mevcuttu. Dedim ki bu mafya kurgusuysa diğerleri ne? Aşkın, kurgunun temel konusu önüne geçmediği yalnız çok güzel bir şekilde eşlik ettiği mükemmel bir hikaye okudum. Kont kitabındaki Sergio Russo ve az bir yerde adının geçtiği Kont ile iki evreni birbirine hoş bir şekilde bağlamış olmasını takdir ettim. Sergio'nun romantik ve aşık hallerini okumayı çok özlediğimi itiraf etmem gerek sanırım. Sert ve aksiyon dolu sahnelerin gerilimini Sergio ve Ajan Davis'in ilişkisinin yumuşatması çok güzeldi. Ancak tabii ki favorim Rosanna... Sen neymişsin be kızım? Hayat on altı yaşında küçük bir çocukken onu güçlenmeye mecbur bırakmış ve o nefretini, öfkesini öyle güzel yönetti ki kadın olarak bir kadın karakteri hayranlıkla okudum. İhanetin, karanlık bağların, gerilimin ve tensel tutkunun harman olduğu kitaba bayıldım, kesinlikle tavsiye ederim. Not; Yetişkin içerik ve argo içeriyor.
KargaAşkın Nur Karataş · Lapis Yayıncılık · 2024204 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 02:43
Şimdi dürüst olmak gerekirse bu kitabın 'ha çıktı ha çıkacağı' haberleri duyurulduğunda bütün bookstagram hesaplarının kitaba karşı deli olması beni baştan soğutmuştu. Buna ek olarak fantastik kategorisinde olması da önyargılı yaklaşmama sebep olmuştu. Çünkü fantastik okumayı pek sevmem. Sanırım lise ve ortaokul hayatımda bu türe doydum. Neyse, sonra birçok yerde karşıma çıktı ve ben artık dayanamadım. En kötü beğenmezsem yarım bırakırım dedim. Ama... bırakın yarım bırakmayı elimden bile bırakamadım. Totalde iki oturuşta kitabı bitirmiş bulundum. Hani fantastik okumayı sevmiyordun diyebilirsiniz, haklısınız. Ama ben de kendimi şöyle savunabilirim: bu kitabın asıl konusu asla fantastik ögeler değil. Yani konusu tanrıların savaşı, ejderhalar falan tamam ama üzerinde durulan ana tema bence aşk. İşte bu yüzden kitaba bayıldım. Çünkü ben iflah olmaz bir romantik kitap okuyucusuyum. Üstelik bu kitapta da favori tropeum olan düşmandan aşka var. Ayrıca ben karakterlere, mektuplaşmalarına, her şeylerine bayıldım. Tabii ki karakter olarak da Roman'a ayrı bayıldım. Kitap öyle bir yerde bitti ki ben tek kitap sandığım için böyle bitti sanıp çıldırdım. Ama Allah'tan devam kitabı varmış. Yakın zamanda da çıkacakmış, buradan öyle duyumlar aldım. Yani arkadaşlar, okuyun okutturun. Yukarıda üzerinde durduğum noktalar sizin de hoşunuza gidiyorsa kesinlikle seversiniz. Şimdiden iyi okumalarr.
İnceleme
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20241,250 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 22:54
“Acaba kötülük gibi iyilik de bulaşıcı mı?” Eylül ayı geldiğinde hep okumaya niyetlendiğim ama bir türlü fırsat olmayan, bu ismi pek güzel romanı bu Eylül ayında okumak sonunda nasip oldu :) Güzel de oldu, çok da sevildi. Eylül ayına çok yakıştı Eylül. Kırsal bir yerde ailesiyle birlikte yaşayan Suat ve Süreyya bir zamandan sonra bu yaşantıdan sıkılmış ve İstanbul’a yerleşmeye karar vermişlerdir. Bu karar aile fertleri tarafından pek hoş karşılanmasa da Suat ve Süreyya bir şekilde İstanbul’a taşınmışlardır. Aile dostları ve Süreyya’nın yakın arkadaşı olan Necip bu çifte İstanbul’u daha çok sevdirmektedir ve hoşça geçirilen vakitlerden sonra bağları daha da kuvvetlenmiştir. Necip bekardır ve bu çifte hep imrenerek bakıyordur. Aşka inancını kaybetmiştir ve hayallerinde hep bir evlilik kuracaksa bu Suat gibi bir kadınla olsun istemektedir. Bir zaman sonra hikaye öyle bir yere evrilir ki psikolojik bir savaş başlar bireylerin içinde. Özellikle Suat ve Necip’te.. Bayıla bayıla okuduğum bir roman oldu Eylül. Türk edebiyatının çiçeği gibi açtı, açıldı okurken. Sürpriz sonu ise derinden etkiledi beni. Yazım dili, anlatımı, hikayenin gelişimi, karakterlerin değişimi ve gelişimi öyle güzel işlenmiş ki etkilenmemek elde değil. Edebiyata da doydum, ruhum da doydu. Türk edebiyatını sevenler için okunması gereken, geç kalınmaması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Siz siz olun benim gibi geç kalmayın. Seneye Eylül’e bırakmayın :) sevgiler #alıntı “E, sonbahar bu… Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra! Eylülden daha ne beklenir? Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır.” Eylül, Mehmet Rauf
Edebiyat & Roman
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma
9/10
·112 syf.·
2022 53. kitabı
"Şiir okumayan ve şiiri sevmeyenler, bu uzak duruşun nedenini tek kelimeyle açıklarlar çoğu kez: “Anlamıyorum!” Anlaşılamayan bir şey’in sağlıklı bir beynin ürünü olması mümkün müdür?!" Küçük İskender okuyacak olursanız okumaya bu kitabıyla başlayın derim. Çünkü anlaşılması zor bir yazardır "beni hiç anlamadı; ama sanırım, en büyük hissedenlerdendi; yazdıklarımı.." derken de anlaşılmaktan çok hissedilmek ister. Yazarını tanımadığınız, anlamadığınız bir kitabı hissedemez, anlamlandıramazsınız. Bu kitap bir nebze de olsa anlamanıza yardımcı olabilir diye düşünüyorum. Küçük İskender her şeyle, kendiyle bile dalga geçmeyi seven bir şair. Hatta kitapta Mehmet Fuat: "Sen önemli bir şair olacaksın. Ama karar ver. İskender Över mi, küçük İskender mi? Bana kalırsa küçük İskender. Çünkü her şeyle dalga geçiyorsun; kendinle bile.." diyor. Evet İskender ön yargıyla yaklaşılan bir şair. Bunun en bilindik sebebi kitaplarında cinsellik, küfür gibi kritik noktalara da değinerek düşündüğü hiçbir şeyi söylemekten çekinmiyor oluşu. İskender'e göre şiir, gereğinde ince küfür tadında olmalı. İğne ile çuvaldız arasında bir yerde. Ön yargıyla yaklaşılabilir, okunmak istenmiyor olabilir bunlar normal fakat okuyana müdahal etmek, saygı göstermemek bunlar ne yazık ki normal olmayan durumlar. İnsan önce birey olmalı, haklarını almalı, cinsel kimliğini çekinmeden paylaşabilmeli ve sonra edebiyatçıysa bu pencereden bakarak da tabii ki ürün verebilir. "Cinsellik" diyince dinden çıkmışsın da afaroz edilmen gerekiyormuş gibi bir izlenime kapılıyor etrafındaki çoğu insan. Oysa "tecavüz, istismar" bunlar kanıksadıkları durumlar. Beden coğrafyasından ikmale kalanlar beyni ve yüreği de hâlâ başka yerlerde arıyorlar. Neyse bu ön yargıları kırmanın yolu bu kitaptan geçiyor diye düşünüyorum kısaca. Ben
Edebiyat
Rimbaud'ya Akıl NotlarıKüçük İskender · Sel Yayınları · 2013335 okunma
10/10
·500 syf.··
2021 91. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2021 22:57
Merhaba, öncelikle söylemek istiyorum ki bu kitabı okumama vesile olan @ çok teşekkür ederim. "Birileri yaşar, birileri yazar." Büyük bir bilgi birikimi ve araştırma ile yazılmış olan bu kitabın konusuna gelecek olursam; Köy enstitülerinin kuruluşu, yapılan çalışmalar, yetiştirdiği insanlar ve ülkemizin bu enstitülerle birlikte yürekli ve güzel insanlar sayesinde adeta çiçek gibi açtığı, arı gibi üretim yaptığı yılları konu alıyor. Hem tarihi hemde aşk ile öyle birleştirilmiş ki okurken asla sıkmıyor merakla okuyorsunuz. Uzun uzun yazıp kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum diyorum ki mutlaka okuyun! Fikret ve Sabia arasındaki aşk. Yıllarca görmemelerine rağmen aşklarının bitmemesi ve ikisinin de kimseyi sevmemesi. "Keşke duyabilseydi pişmanlığımı. Keşke yaşadığım acıyı duyumsayabilseydi. Keşke bilseydi onu ne kadar çok sevdiğimi. Keşke...." Kitabı okurken bazı yerlerde öyle hüzünlendim ki ayrıca kitaptaki naif aşka hemde bilgiye öyle doydum ki kitapta! Sema Hanım kaleminiz daim olsun KEŞKE kitaba bu kadar geç kalmasaydım dedim
Keşke
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,032 okunma
Büyük Saat
7/10
·725 syf.··
2021 36. kitabı
Turgut Uyar’ın İş bankası yayınlarından çıkan şiir külliyatı! Şiire ve Turgut Uyar’a doydum diyebilirim kitapla. Bir aylık bir sürede bitirebilirim, okuyacaklara da tavsiyem, sindire sindire günlere yayarak okumak daha anlamlı yapıyor şiirleri. Aşk, özlem, gündelik hayat, toplumsal sorunlar gibi pek çok konu şiirlerde mevcut. İkinci yeni akımının etkilerini şairin dizelerinde bulmak mümkün. Bu sebeple bazı şiirlerdeki kelimeler oldukça soyut anlamda. Özellikle dikkat çeken nokta ise benim gibi yazarında mavi aşkı. Gökyüzüne, denize ve mavi olan her şeye... Aşk sadece insana duyulmamalı, bir renk, bir dalga sesi, güneşin batışı her şey aşka sebep olmalı... Turgut Uyar’ın şiirinin lezzetine varmak için enfes bir kitap. Alıntı: Dünya ne kadar dedim Mavi kadar dedi
Şiir
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,4bin okunma