İchi-go ichi-e bize ana odaklanmamızı ve hayatın sunduğu her anın tadını çıkarmamızı öğretir. Bu yüzden ikigaimizi bulmak ve onu takip etmek bu kadar önemlidir.
Wabi sabi kusurlu olanın güzelliğini takdir etmenin büyümek için bir fırsat olduğunu öğretir.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Hayır, diyecekti. Hayır aynada gördüğünüz yüzünüz değil. Çünkü kimse aynada yüzünü göremez.
Tesadüf diye bir şey yoksa, tanıştığımız konuştuğumuz her insan bizim bir yansımamızdır. Aynada gördüğüm kendi yüzüm değil, görmek istediğimdir. Dr. Mavi, seansları da dinlediği her renk ile isteklerin arzuların altında yatan temel sorunları çözmeye çalışır. Kendimizden parçalar bulabileceğimiz bir kitap daha. Zaten Mustafa Ulusoy 'un psikiyatrist olmasından kaynaklanan, fark edemediğimiz açılardan olaylara bakışı kitabı kısa sürede bitirmeme neden oldu. Okumanızı tavsiye ederim.