Keşke dememek için
9/10
·304 syf.··
2026 29. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 22:13
Yasin Hocamız yine insanlığa çok güzel bir hizmet sunmuş. Maşallah Allah ilmini, hizmetini daim eylesin.. Allah (c.c) Kur’ân-ı Kerim baştan sona kadar insanları cehennemden, hatalardan, pişmanlıklardan sıyırmak hakikate doğru yol almaları için bir mücadele içerisindedir. Ne yazık ki akletmeyi, düşünmeyi bir kenara bırakarak delalet için de yüzmeyi tercih eder insanlar. Kitap; Kur’ân-ı Kerimdeki ‘keşkeler ve keşke diyenleri’ muhatap alan ayetler ekseninde yazılmıştır. Ve adeta insanlara, ölmeden ölmeyi, nefsi ıslah etmeyi, pişmanlığa düçar olmadan, keşke demeden bir ömür tamamlamayı hedefler. Amellerimiz, yaşayışımız, son nefeste ve sonrasında keşkesiz olmasını istiyorsanız ayetler üzerinde derinlik kazanmanızı tavsiye ederim.. Nasihat almak isteyenlere..
Alıntı
Keşke Dememek İçinYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 2025289 okunma
Hükümdar Var
10/10
·112 syf.·
2026 53. kitabı
Dünya tarihinin sayfaları çoğunlukla hükümdarlardan bahseder. Tarihin bu süper adamları içinde bulundukları toplumun elit tabakasında yerlerini edinirlerken, yaşadıklarıyla kendilerinden sonra gelenlere örnek olurlar. İnsan doğasının hataya duçar halleri hükümdarların anlatılarında ortaya çıkar. Tarihteki binlerce hükümdar hikayesinin yönlendirici olduğu malumdur. Machiavelli bu tarihi malumata göre anlatısını oluşturur. Ama fikir adamı olsun tarihçi olsun çağından bigane değildir. Machiavelli de kendisinden öncekilerin yaşadığı bir problemi yaşar ve çağındaki hükümdarların etkisinde kalır. Böylelikle hiç hak etmese de Cesare Borigia gibi bir despota amaca ulaşana kadar her yolu denemekten çekinmediği için güçlü lider payesini verir. Çağı için makul olan bu yaklaşım günümüz için kabul göremese de Machiavelli yönetme erkinin oluşum basamakları, devletlerin yapısı, liderin genel özellikleri gibi benzeri siyasi konularda isabetli analizler yapar. Makyevelcilik günümüzde aşağılama amaçlı kullanılsa da İtalyan fikir adamının tespitlerinin çağları aştığı gerçeği değişmez. ** zafer saraç Hükümdar Niccolo Machiavelli Zafer Saraç**
Edebiyat
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,3bin okunma
Reklam
Üç Zor Mesele ve İsmet Özel hakkında...
10/10
·599 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Dikkat ! Bu kitap cemiyete amme hizmetidir. Uyanabilirsiniz :) "Dünya hayatında ne başarabilir isek meselesi olanlarla başaracağız! " İsmet Özel İsmet Özel batı usulü teslis zorbalığı diyor üç zor mesele için. Bunu kitabında "Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma " olarak üç ana başlıkta toplamış. Daha sonra çok uzun sayfalar almayan nesirlerden ve üç ana başlığın altında günlük fıkralardan oluşan sekiz bölümden oluşan bu eser, gerek şairin düşün dünyasını ve şahsiyetini anlamak, gerek bizleri de içinde bulunduğumuz toplumun dinamikleri hakkında üzerinde derinlemesine düşünmeye sevk etmesi açısından oldukça değerli. Sadece toplumumuzu değil insanlığı da ilgilendiren meseleler hakkında bizleri derin tefekküre celbeden yazarımız için neden "Son büyük Türk şairi" dediklerini bu kitap sayesinde anlıyoruz. Üç zor meselenin dibacesi diye başladığı kitabın önsözünde zihninin kırk yaşına kadar intiharla meşgul olduğunu itiraf ediyor İsmet Özel. "Dünyaya intibakım akim kaldı; iyi ki de öyle oldu" İsmet Özel İsmet Özelin kırk yaşına kadar sosyalist ideoloji ile iç içe olduğunu daha sonraları İslam'ı tercih ettiğini onun deyimiyle hidayete kavuştuğunu biliyoruz . "Sonunda ektiğimi biçtim ve yerimi buldum. Yerim okuduklarının İhlâs ve Fatiha sureleri olduğunu bilmeyen milletin olduğu yerdi. Bidat ve hurafeyi küçük düşürerek kendi örf ve adetlerime mensup olma başarısına erdim. Yerim mensup olduğum Türk milletinin himmet için okuduğu üç kulhüvallahü bir elhamdır. " İsmet Özel Cesareti, azmi ve asabiyetinin mizacı ile doğrudan ilgisi olduğu gibi intihara teşebbüsünün de şahsiyetinde etkisi olduğu bariz .Şiarı samimiyet. Zaten şair için samimi olmasa şiiri tutmaz derler. Bu düstur üzerine görebileceğimiz, kazanımları ile kendisine bir kimlik inşaa etmiş önemli şahsiyetlerden ve
Kitap Alıntısı
Üç Zor Meseleİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 20203,286 okunma
Din iman sömürüsü
Puan vermedi·118 syf.··
2025 197. kitabı
Sanayileşmemiş endüstriyel anlamda güdük kalmış toplumların düçar kaldığı sorunlardan birisi de din iman sömürüsüdür. İdarecisinden,işadamına,eğitimcisinden,esnafına kadar hemen hemen toplumun her katmanında kendi konfor alanı oluşturmanın en kolay ve masrafsız enstrümanlarından en kullanışlı olanıdır mukaddesat sömürüsü. Devletin tek elden verdiği eğitimin yetersiz olması iktdar partilerinin yanlış politikaları yüzündendir. Bunun yanında çoğunluk halkın inanç zihnini tahrip etmeden çağdaş manada gerçeklik ve mantık yanında özgür düşünme ve felsefe yada yorumlama özgürlüğü dönemin idare düzenine göre sınırlandırılırsa eğitim gelişmiş toplumların çok gerisinde kalacaktır. Cumhuriyet sonrası eğitimde yapılan köklü değişimler yıllar sonra çeşitli vesileler sonucu kesintiye uğramıştır. Son 60-70 yıllık ülkemiz mazisi çeşitli sorunlarla uğraşma yolunda kalkınma alanında en önemlisi eğitim olan kalemde hep geriye gitmiştir. Günü kurtarma derdinde olan, siyasi partiler oy uğruna ileriki yılları değil şahsi ikballeri uğruna en önemlisi eğitim olan sorunu es geçmenin yanında kendi menfaatleri hilafında cemaat, cemiyet vakıf, tekke, dernekleri el altından desteklemiştir. Açık kaynaklardan duyup malumatımız olan ahlaksız vakaların İslami çizgide bazı dernek veya cemaat, kursların içinden çıkması durumun vehametinin kanıtlarıdır. Halkın bazı sapkın cemaatlere meylini eğitimsizlikle açıklamak tek başına mantıklı değildir. Halkın temiz duygularının sömürülmesini engellemek devletimizin ilgili kurumlarının vazifesidir meğer ki bu kurumların adil, vicdanlı ve kendi istikbali için değil ülke istikbali için çalışan idarecileri olsun. Bizim tarafımızda ön kabulüyle değil adaletli bakış açısıyla tüm toplumun vicdanını rahatlatacak yaklaşım daha sağlıklı olmaz mı?
Şehvetiye Tarikatıİsmail Saymaz · İletişim Yayıncılık · 20193,074 okunma
10/10
·558 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Muhtelif makalelerden müteşekkil bu eser, Koçak’ın en başarılı işlerinden biri. Her cenahın kendine göre bir Atatürk tahayyülü olduğunu, 1935’te hiç bilinmeyen Recep Zühtü cinayetinin nasıl örtpas edildiğini, İnönü’nün günlükleri üzerinden Atatürk’le Terakkiperver paşaları arasındaki kavganın kendi ifadesi ile “şahsiyetten doğmuş” olduğunu, 1939’da rejimin Rauf Orbay’ın ısrarı sayesinde 1926 İstiklal Mahkemesi kararlarının nasıl sakıt olduğunu ve orada yargılanan hatta asılanlara nasıl iade-i itibar verildiğini -tabii üstü örtülü bir şekilde-, Atatürk’ün Nutuk’ta “en hain dimağlar” diye hakaretler yağdırdığı muhalif paşaları nasıl birkaç yıl sonra Meclis’e geri aldığını -Refet ve Ali Fuat kastediliyor-, 1938’de siyasî hayata geri dönemese Terakkiperver Paşaların akıbetine İnönü’nün de düçar olabileceği, 1946 seçim hilesinin ne aptalca bir şey olduğunu zira DP’nin iktidar olmak için yeterli mebus namzedi bile gösteremediği bir seçimde hile yapılmasının saçmalığını, Metin Toker’in bile “CHP teşkilatı,1946 seçimlerini boşu boşuna kirletmişlerdir” diyerek bunu ikrar ettiği vs. tonla yakın tarihe dair tabu kırıcı malumatı haiz muazzam bir eser. Kitabın ismi ayrıca çok hoş bu arada.
Geçmişiniz İtinayla TemizlenirCemil Koçak · İletişim Yayınları · 201140 okunma
Ağrı korur, kollar. Kurtulmaya değil anlamaya çalışalım.
Puan vermedi·288 syf.·
2026 9. kitabı
Kitabı okumaya başlarken " Ağrı hakkında en fazla ne diyebilir ki?" diye düşünmüştüm. Sayfalar ilerledikçe ilk fark ettiğim tıp alanının uzun bir dönem tamamıyla biyolojik süreçlere odaklanarak insanı mekanik işleyen bir makineye indirgediğini fark etmek oldu. İnsan dediğimize bütüncül baktığımızda bu kadar hastalığın, ağrının ve acının anlamlı bir silsile içerisinde oluştuğunu fark ediyoruz. Bu alandaki çalışmaların dünya çapında hız kazanmasına mukabil elde edilen veriler oldukça ilgi çekici ve tatmin edici. Her ne sebeple olursa olsun biz yaradılışımız itibariyle aciz varlıklar olarak ağrıya ve acıya düçâr olabiliyoruz. Bedensel olarak acziyetimizin karşısında zihinsel ve ruhsal olarak büyük bir gücü de bünyemizde taşıyoruz. Ağrı kesicilere gömülmek yerine inatçı ağrısını anlamak ve bütüncül bir çözüme gitmek isteyenlere kitabın son paragrafıyla tavsiyede bulunmak isterim: "Bu sorunun hızlı bir çözümü yok. İyileşme dağına tırmanan yol dar, dolambaçlı ve çoğu zaman dik. Yolculuk fırtınalar ve sahte zirvelerle dolu ama kanıtlar, ısrarla ve umutla sebat edildiği takdirde buna değdiğini gösteriyor. Beynimizi ve bedenimize karşı anlayışlı olalım ve eğitimle güçlenelim. Modern ara anlayışı bize, insanları çektikleri ağrı ya da reseptör ve sinir demetleri olarak değil, insan olarak görmeyi öğretiyor. Ağrıyı anlamak kendimizi anlamaktır. Umarım bu kitap iştahınızı kabartmıştı. Lütfen daha çok okuyun, hakikati yayın ve en önemlisi umut edin."
Ağrı Nedir?Monty Lyman · Metis Yayınları · 202519 okunma
Reklam
Reklam