Tıpkı Küçük Prens’te olduğu gibi, bu filmler hakkında da genel düşüncem şu: iyi yapımlar ama sonuç olarak çocuk filmleri. Azkaban Tutsağı ve Ölüm Yadigarları bölümlerinde karanlık ton biraz artırılmış olsa da (ki bu da bütünlüğü bozuyor), çocuk filmleri kategorisinden çıkmasına yetmiyor.
Yine de elbette izlenmeye değer; aileyle, sevgiliyle ya da arkadaşlarla keyifli vakit geçirmek için gayet uygun ve eğlenceli filmler. Ama kesinlikle The Lord of the Rings serisi ile kıyaslanabilecek seviyede değil.
Seri boyunca oldukça iyi bir pazarlama stratejisi izlendiği açık. Hatta bu kıyaslamaların da biraz bilinçli şekilde, reklam amacıyla öne çıkarıldığını düşünüyorum. Nitekim The Rings of Power duyurulduktan sonra Harry Potter dizisi haberlerinin gelmesi de bana göre benzer bir stratejinin ürünü.
Ayrıca Voldemort’un fazlasıyla abartılan bir karakter olduğunu düşünüyorum. “Adı anılmamalı” veya “ismi lazım değil” gibi detaylar bana gereksiz derecede büyütülmüş geliyor. Sauron en azından kendi evreninde tanrısal bir figürdü; Voldemort ise sonuçta sadece yanlış yola sapmış bir arkadaş, o kadar. (Gandalf ve Dumbledore kıyaslamasına girmiyorum bile.)
Karakter gelişimi konusunda da ciddi eksikler var ve karakterlerin kitaplara kıyasla çok daha sönük kalması da (örneğin Ron Weasley) önemli bir problem. Bunun yanında Voldemort’un ölüm sahnesinin yeterince epik olmaması ve final savaşının beklentiyi tam karşılayamaması da serinin puanını düşürüyor.
Seriyi genel olarak sevsem de, bana göre abartıldığı kadar iyi değil. Hatta bu abartının yarısını bile tam anlamıyla karşılayabildiğini düşünmüyorum. Biraz gerçekçi olmak gerekirse, The Lord of the Rings ile kıyaslanmak bu seri için bir şereftir. Hatta Rowling’in bile bu kadar büyük bir etki beklediğini sanmıyorum.
Sonuç olarak, ne kadar