Düşünceler de duyular da iyi şeylerdi; her ikisinin de arkasında gizli, o son anlam yatıyordu; ikisi de dinlemeye değer şeylerdi; biri ya da öteki aşağılanmamalıydı ya da yüceltilmemeliydi, ama her ikisinin de sesi dikkatle dinlenmeliydi.
Sonra bir bakmışsınız, düşüncelerinizin duygularınızı ve duygularınızın düşüncelerinizi yarattığı bir kısır döngüdesiniz. Düşünceler beynin, duygular da bedenin diliyse, bununla birlikte düşünce ve hissetme biçiminizin döngüsü varoluş biçiminize dönüşüyorsa, o zaman bütün varoluşunuz geçmiştedir.
Bizi dünyaya getiren tohum, o bir damla akıt ne müthiş şeydir. İçinde babamızın yalnız beden biçimi değil, duyguları, düşünceleri, eğilimleri bile var. Bu bir damla su bunca halleri neresinde saklıyor?