Puan vermedi
Bazı kitaplar son sayfasını çevirdiğiniz anda kapanır, bazıları ise uzun süre zihninizde ve kalbinizde yaşamaya devam eder. Lösemiliydim benim için uzun süre etkisini taşıyan kitaplardan biri oldu. İlk sayfadan itibaren bir hastalık sürecinden çok daha fazlasını okuduğunuzu hissediyorsunuz. Bir insanın yeniden ayağa kalkışına, umuduna sımsıkı sarılışına ve hayata yeniden tutunuşuna tanıklık ediyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe sık sık durup düşündüm. Sağlığın ne kadar büyük bir nimet olduğunu, çoğu zaman sahip olduklarımızın kıymetini ancak onları kaybetme ihtimaliyle yüzleşince fark ettiğimizi bir kez daha anladım. Lösemi yalnızca hastayı etkileyen bir süreç olmuyor. Ailesini, sevdiklerini ve onunla aynı mücadeleyi paylaşan herkesi içine alan zorlu bir yolculuk. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri de buydu. Özellikle ailenin bitmeyen umudu, sevgisi ve desteği, en karanlık anlarda bile insana güç verebiliyor. Bu kitabı güçlü kılan en önemli özellik, yaşanmış bir hayatın satırlara dökülmüş olması. Her duygu samimi, her cümle içten geliyor. Okurken yalnızca yaşananları öğrenmiyorsunuz; korkuyu, sabrı, inancı, umudu ve yeniden doğmanın ne demek olduğunu da hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce vardı: Hayat gerçekten çok kıymetli. Ertelediğimiz sevgiyi göstermek, sevdiklerimize sımsıkı sarılmak ve elimizde olanların değerini bilmek için yarını beklememek gerekiyor. Lösemiliydim, okurken zaman zaman boğazımı düğümleyen, zaman zaman içime umut bırakan, son sayfasını kapattığımda ise bana yaşamın değerini yeniden hatırlatan bir kitaptı.
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20246 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 25. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 09:47
Neşesi Yeter... Kesinlikle neşesi yetti de arttı bile. Oldukça yoğun bir dönemde kafamı dağıtacak bir şeyler ararken kitaplıkta gözüme takıldı. İyi ki de okumuşum sanki yakın bir arkadaşımla sohbet ediyormuşum gibi sade yormayan ve içten bir anlatımı var. Yazarın kendi çocukluğunu ve yaşamını bu şekilde doğal bir dille anlatması okurken bendeki anıları da canlandırdı. Birçok yerde Aaa bunu ben de yaşadım diyerek yüzümde tebessümle bitirdiğim bir kitap oldu... (Küçük bir not: Okuduğum gün sayısına bakmayın, bir ara kitaba başladığımı tamamen unuttum :)
Duygu ve Düşünce
Neşesi Yeterİrem Yaşar · Cezve Kitap · 2020708 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Böcek misin ne ya ;)))
7/10
·74 syf.··
2026 28. kitabı
‎Kitapta asıl olay romanın baş karakteri olan Gregor Samsa'nın bir gün uyandığında yatakta kendini böceğe dönüşmüş olarak görmesiyle başlar. Burdaki olay Gregor Samsa'nın böcek olarak uyanması değildir. Böcek bir simge mahiyetinde kullanılmıştır ve simgelediği şeyi ise Kafka gayet keskin bir şekilde fol vermekte bize.  İnsanlar genellikle bir böcek gördüğünde hemen ondan kaçmak isterler, onun pis ve iğrenç olduğunu hemen kurtulması gereken bir varlık olduğunu onu ; onu öldürmek isterler. Asıl olay da budur kitapta ! Gregor Samsa'nın artık bir böcek olarak uyandığı odada , ailesinin de bunu öğrenmesiyle an itibariyle odaya mahkûm edilmeye zorunlu oldu. Böceği gördüğünde onu öldürmek hissiyatına kapılan insanlar da burda Gregor ' un ailesini simgelemektedir. Onu öldürmeyeceklerdir fakat ona besledikleri duygusuzca davranışlar ,hiçe saydıkları pis varlığı ve fazlalıktan  ve zorluktan başka bir amaca hizmet edtmediğini düşünen ailesi onun sonunu ziyadesiyle getirmektedir kitapta. Asıl olay da şudur ki ,Kafka bize simgeler ve çağrışımlar üzerinde artık topluma bı faydası herhangi bir işlevi dokunmayan şeylerin dışlanmaya ve kötü davranılmaya gibi daha benzere şeylere mahkum edildiğini ve bu durumdayken bizi ilk dışlayanlar en yakınımızdakilerin olduğunu şüphesiz su götürmez bir  eserle bize geçirmiştir ki en azından bana baya geçti:))) ‎
Duygu ve Düşünce
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma
Kuzu Postuna Bürünmüş Kurt?...
10/10
·456 syf.·
2026 48. kitabı
Kitabın kim tarafından yazıldığını bilmesem, görmesem, bir Agatha Christie veya Stephen King karışığı klasik bir dedektif- polisiye romanı okuduğumu zannederdim. Öncelikle mükemmel ötesi bir beyin egzersizi yaşadığımı belirtmem gerekir. Sanki Labirent: Ölümcül Kaçış'dan bir türlü çıkamıyordum, insanı içine çeken bir konusu var çünkü ve inanın hiç çıkmak istemiyorsunuz. Roman şu şekilde başlıyor; Hafıza kaybı yaşayan bir adam ormanda uyanır ve Anna adında birini çağırır. Kendi adını dahi hatırlamayan kahramanımız önceki hiçbir şeyi hatırlamaz haldedir. Bir malikaneye ulaşır ve oradaki tanıdıkları ona Blackheath Malikanesi'nin sahibi Hardcastle ailesinin verdiği bir partiye katılan Sebastian Bell adında bir doktor olduğunu söylerler. Uyuduktan sonranın sabahı kendini bir uşağın bedeninde bulan ana karakter, artık önceki günün sabahında kendini bulur. Kendisinin gerçek adının Aiden Bishop olduğunu ve Evelyn Hardcastle cinayetini çözmek için sekiz gün boyunca sekiz farklı parti konuğunun, yani "ev sahibinin" bedenine girmesi gerektiğini öğrenir. Eğer sekiz gün içinde bu gizemi çözemezse, süreç yeniden başlayacak ve hafızası silinmiş olarak Sebastian Bell'in bedeninde tekrar uyanacaktır. İşin ilginç yanı, katilin kimliğini ortaya çıkarmak için yarışan iki kişi daha olduğunu ve sadece bir kişinin Blackheath'ten ayrılmasına izin verileceğini de hesaba katmıştır artık. Katilin kim olduğunu son âna kadar karakterle birlikte bulmaya çalıştım ve ne yalan söyleyeyim hiç beklemediğim sonuçla karşılaştım diyebilirim. Hani derler; "Kuzu postuna yatan kurd" misali tamda o katil için söylenebilirdi. Bu sürükleyici ve eğlenceli bir deneyimi bana yaşattığı için öncelikle canım arkadaşım Demet'e çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir deneyimdi benim için. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum, pişman olmayacaksınız
Düşünce
Evelyn Hardcastle’ın Yedi ÖlümüStuart Turton · İthaki Yayınları · 20201,493 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 12. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:14
Kitap, kişisel gelişim kitapları ile ilgilenenler için çok verimli, çok eğitici, farkındalığı arttırıcı bir kitaptı. İnsan psikolojisini olumlu yönde arttırmada çok etkili. Bazen ister istemez olumsuzluklarla dolan zihnimizi değiştirmemiz gerektiğini önemle dem vuruyor. İnsanın bilinçaltı hayatını bu kadar etkilediğini okudukça çok iyi anlatıyor. Olumsuz hayat koşullarında bilinçaltını daha olumsuza yönelttiğimizde her şeyin daha çıkmaza sürüklemiş oluyoruz. Pozitif düşüncelerle dolu bir zihin daha başarılı bir hayatı elde etmede önemli olduğunu düşündürüyor. Eğer her zaman benim gibi özellikle negatif düşünen bir insansanız bakış açınızı çok güzel değiştireceğini düşünüyorum. Kitap düşünce ve bilinçaltı yönündeki etkisine ilaveten akıcı bir anlatımı, bölüm bölüm özetleri anlatılanlar üzerine daha kalıcı, daha eğitici etkisi yaratmıştı. Hayattan bol örnekler verilerek de inandırıcılığı arttırılarak okuyucuyu hep içine çekmeye çalışılmıştı. Tekrar tekrar okunacak bir kitap.
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
Düşüncem
1/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitap bilim kurgudan ziyade erotik kitap gibi. Kitabı yoğunlaşayım diyorum ama her 5 sayfada bir göğüs, cinsel ilişki yok dış görünüş vb. Bitirmekte zorlandığım kitaplardan birisiydi
Duygu ve Düşünce
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma