19.yüzyılda Düşünce Akımları
Düşüncede,siyasette ve ekonomide geleneksel sistemlere karşı hem felsefi,hem siyasal köklü bir başkaldırı, o zamana kadar dokunulmaz sayılan birçok inanca ve kuruma saldırılara yol açtı.Bu başkaldırının biri romantik,diğeri rasyonalist (bu sözcükleri geniş anlamda kullanıyorum) Romantik başkaldırı Byron,Schopenhauer ve Nietzsche’den Mussolini’ye ve Hitler’e geçer.Rasyonalist başkaldırı Fransız Devrim filozoflarıyla başlar,biraz yumuşamış olarak İngiltere’deki felsefi radikallere geçer ,sonra Marx’da daha derin bir biçim kazanır ve Sovyet Rusya’da tedavüle çıkar.
Sayfa 400·Kitabı okudu
Dünyanın dışarıdan düzeltilebileceğine inanmak, kötülüğün kökleriyle mücadele etmeye gücü olmayan insanlığın körü körüne inanışıdır. Düşüncede devrim yapmak gerekir. Bir altüst etme.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İngiltere, Almanya ya da İtalya değil, Fransa'yı Aydınlanma'nın vatanı yapan unsurlar birden fazladır. Bunları, III. Louis saltanatı altındaki eski rejimin (ancient régime) çöküşü, orta sınıfının refah seviyesinin ve özbilincinin artması, Almanya'da potansiyel reformcuların halkın arasından çıkmasını engelleyen siyasi maniaların ve filozofların yokluğu şeklinde sıralayabiliriz. Bundan böyle "filozof" olarak adlandıra cağımız bu insanlar, yani Voltaire, Diderot ve Ansiklopediciler ve Baron d'Holbach gibi gurbetçiler, yeni bir tür entelektüel sınıf oluşturur. Bu insanlar, teknik ve aka demik anlamda filozof olmadıkları gibi, ne bir akademisyen ne bir uzman ne bir nedim ne de bir 'beyefendi"diydi. Kesinlikle fildişi kulesi tipleri değillerdi. Kilise ve üniversitenin yerleşik dünyasına karşı çağırılarını yeni yeni uyanmaya başlamış olan halka doğrudan yapan edipler, halka-indirmeciler (popularizers) ve propagandacılardı. İlk örneklerinden biri Fontenelle'dir. Ancak, hareket onu aştı, filozoflar sadece bilgiyi ilerletmeyi değil, aynı zamanda toplumun eğitim ve dini sistemini, ekonomik ve sosyal yapısını, nihai olarak da siyasi sistemini değiştirmeyi arzu eder oldular. Ne bir devrim öngörüleri ne de bir devrim istekleri vardı; buna karşın keskin eleştirileri ve bin bir sosyal iyileştirme projelerinin eski rejimin devrilmesine katkıda bulunduğu şüphesizdir. Filozofların sahip olduğu nüfuza gelince, bu konuda da en ufak bir şüphe yoktur. Özellikle de Malesherbes'in devraldığı 1750'den sonra hiçbir şekilde vahşi olmayan resmi sansürlere rağmen, fikirler gittikçe daha çok okuyan halka ulaşmayı başarmış tır. Filozoflar, başlangıçta, bilerek ve isteyerek, ortalama eğitimli insanların anlaya bilecekleri ve keyfini çıkarabilecekleri şekilde yazar. Almanya üzerine yazdığı 1813
Sayfa 992 - Kapı·Kitabı okudu
Lüks
Sabah saatlerini kendi odamda gözlerden uzak, sessiz ve sakin geçiriyordum.
Edebiyat
Türk'ü, Kürtü, Çerkes'i ve daha birçok millet hepimiz aynı ülkenin içindeydik. Farklılıklarımız bizi bir diğerinden daha üstün veya daha aşağı yapmıyordu. Hepimiz sahip olduğumuz farklılıklarla güzeldik. Her Türk ülkücü değildi veya her Kürt eline bir silah alıp dağlara çıkmıyordu. Bazılarımız içinde bulunduğu ülkeyi seviyor ve ellerinden geldiğince uyum içinde yaşamaya çalışıyordu. Aykırı bir düşüncede olan insanların yaptıkları şeylerin cezası ne tüm Kürtlere kesilebilirdi ne de tüm Türklere. Kendi içimizde ırkçılık çıkardığımız için ülkemiz bölünüyordu.
Türk'ü, Kürtü, Çerkes'i ve daha birçok millet hepimiz aynı ülkenin içindeydik. Farklılıklarımız bizi bir diğerinden daha üstün veya daha aşağı yapmıyordu. Hepimiz sahip olduğumuz farklılıklarla güzeldik. Her Türk ülkücü değildi veya her Kürt eline bir silah alıp dağlara çıkmıyordu. Bazılarımız içinde bulunduğu ülkeyi seviyor ve ellerinden geldiğince uyum içinde yaşamaya çalışıyordu. Aykırı bir düşüncede olan insanların yaptıkları şeylerin cezası ne tüm Kürtlere kesilebilirdi ne de tüm Türklere. Kendi içimizde ırkçılık çıkardığımız için ülkemiz bölünüyordu.
Sayfa 63·Kitabı okudu