İnsan kendini korur, insan dışarıya set çeker. Kapı durdurur ve ayrı tutar. Kapı mekânı kırar, onu böler, geçişime müsaade etmez, bölüşümü şart koşar: Bir yanda ben ve benim ev, mahrem, yuva (mülkiyetimle dolup taşan mekân: Yatağım, duvardan duvara halım, masam, daktilom, kitaplarım, La Nouvelle Revue Française sayılarım...), öbür yanda başkaları, dünya, toplum, politika. Birinden diğerine keyfince geçip gidilemez, birinden diğerine ne bir yönde, ne aksi yönde geçiş yapılamaz: Geçmek isteyen parolayı söylemek zorundadır, eşiği aşmak zorundadır, izin belgesini göstermek zorundadır, iletişim kurmak zorundadır, tıpkı dışarıyla iletişim kurmak isteyen bir mahkûm gibi.
Sayfa 66 - Everest yayınları 2023
Anı-Mektup-Günlük Anlatı Edebiyat
"Tuttum resmini indirdim duvardan. Duvar ağlamaya başladı."
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...Naim Efendi, kendisini babasının resmi karşısında, duvardan minderin üstüne yuvarlanmış bir ikinci resim zannediyordu...
Sayfa 77 - İletişim·Kitabı okuyor
Kolumdaki saat de konuşmaya başladı bir süre sonra, çı­karıp attım. Her gittiğim yere saat koymuşlar Muazzez, ala­yı konuşuyor, tekmili birden senden haberdar. Depresyonum kolumu dürtüyor bir yere gittiğimizde, bak saat var orada di­yor, bir bakıyorum pis bakışlı, sıntan bir yelkovan seninle il­gili atıp tutuyor Muazzez. Unut, unut, unut, unut diye nasi­hat vereni var, yazık, yazık, yazık, yazık diye acıyanı, ağla, ağla, ağla, ağla diye dürteni, yalnız, yalnız, yalnız diye dal­ga geçeni, geçer geçer geçer diye teselli edeni bile var Muaz­zez. Çete olmuş bunlar, yelkovan çetesi. Terk edilmiş insanların geçtiği yerlere pusu kurup dalga geçiyorlar Muazzez, Allah belalarını vere... Yelkovanların kâbusundan kurtulamadım Muazzez. Rüyalarında tik tak tik tak attılar, uyandığımda anamı ağlattılar. Otobüse biniyorum, otobüsteki herkesin saati konuşmaya başlıyor. Muazzez diye atan onlarca saat, gel de derdini “Ne bakıyon lan? diyen otobüs ahalisine anlat. Depresyonunu­zun üstüne gidin, sözünü okudum bir yerde Muazzez, kalk­tım gittim. Saatçiler çarşısında tur attım. Bütün yelkovanlar esnaf olmuş, kapıda dikilmiş sanki, buyurun Muazzez içeride diyor, buyur ediyor beni dükkâna. Bütün saat dükkânlarında seni aradım Muazzez, ne alaka bilmiyorum ama saatçiler çarşısında kahrımdan ölüyorum. Sonunda yığılıp kaldım çar­şının ortasında. Ambulans çağırmışlar Muazzez, Allah seni inandırsın, ambulansın sireni bile hani, hani, hani diye se­ni sordu bana. Soluğu psikolog koltuğunda aldım nihayetinde. Oraya da koymuşlar Muazzez. Psikologun saati şişmiş dert dinlemek­ten, yetti, yetti, yetti diye geziyor yelkovanı. Şikâyetiniz ne­dir, diye sordu adam. Şimdi ben Muazzez, tanımadığım ada­ma seni mi şikâyet edeyim? Saatler dedim, konuşuyor. Ne di­yor diye sordu, anlattım ben de. Gördüğüm bütün
Sayfa 196
Gece akrep gibi iniyor duvardan.
Sayfa 445·Kitabı okudu
düşünce gebeliğinde içgüdünün yapacağı ilk akıllıca iş, çevresine bir çeşit duvar örmektir. Yabancı bir düşüncenin gizlice duvardan atlamasına göz yumar mıyım hiç?