Yeni Türkiye'nin lideri, kısa ve uzun vadeli hedeflerini tespit ederek, iki zıt görünümlü siyaseti daha büyük bir amaca ulaştırmak için araçsallaştırmış, bir yandan bilimciliğin egemen olduğu bir resmi ideoloji yaratırken, õte yandan da kapsamlı bir din reformu projesi başlatmıştır. Bu açıdan bakıldığında, Mustafa Kemal, dine açık savaş ilan eden çağdaşı Sovyet liderliğinden farklı olarak, bu kurumdan yararlanmaya çalışmıştır. O, Gorki'nin devrim üzerine yazılarını okurken, "bilim"in insanlık ve toplumların "tek dayanağı" olması gerektiği yolundaki yorumları önemli bulmuştur. Fakat, "din"e, bilimciliklerini paylaştığı Sovyet liderlerinden farklı şekilde yaklaşması gerektiğini düşünmüş, Bezbozhnik benzeri bir dergi yayımlatmak bir yana ondan dönüşüm programını hayata geçirme amacıyla istifade etmek istemiştir.