10/10
·359 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 21:28
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu 1919 yılında Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla başlatıp, 1923 yılında resmi ilanla nihayete erdirmek üzerine kurulu kabul, bugün daha çok eleştirilebilir olmuştur. Milli Mücadele'nin 1. Dünya Savaşı'nın devamı olduğu ve sürecin bir kopma ve sıfırdan-yeniden başlamadan ziyade devamlılık üzerine inşa edildiği, bugün yapılan araştırmalarla birlikte ortaya çıkmaktadır. Nevi şahsına münhasır bir Milli Mücadele süreci ve bunun sonucunda kurulan modern bir Cumhuriyet elbet kabul görür ve anlaması zahmetsiz bir olgudur. İkinci kabule göre ise okuma yapma, bu okumaları ötekilerle ilintilendirme, süreci devam eden olayların parçası olarak ikame etme ve emek vermeyi içerir. Bu, aynı zamanda "resmi tarihin varsayımlarına" da meydan okuma yahut karşı çıkmayı içerir. "Resmi tarih kabulü", her şeyi düz çizgi içerisinde, belirli olay ve kişiler etrafında yaşanmış ve bitmiş olarak kabule dayanıyor. "Öyle olması gerekiyordu ve öyle oldu" savunması da bu düşüncenin devamıdır. Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in ilanını takip eden dönemde, özellikle 1924 yılı ve Lozan Muahedesi'nin imzası öncesi ve sonrası düşüncelerde farklılık ve kopmalar meydana gelmiştir. Burada tartışmanın iki farklı yorumu kısaca şöyle izah edilebilir: 1- Mustafa Kemal, Lozan sonrasındaki dönüşüm ve değişim sürecini en başından itibaren kafasında tasarlamıştı ve bu tasarıyı hayata geçirmek üzere zaman bekliyordu. Milli Mücadele'nin gösterilen yüzü ve inanılan ilkeleri, burada asıl düşünceyi ve ulaşılmak istenen nihai noktayı içermiyor ve işaret etmiyordu. Fırsatını bulduğu ilk anda tasfiyelere başladı, tek adam olarak mutlak hakimiyetini sağladı ve din (İslam) paranteze alındı; kurucu fikirler dışarıdan (Batı'dan) alınarak içeriye aktarıldı. Bunun sağlanmasında Takrir-i Sükûn ve
1000Kitap
Mihrap, Minber ve DevletHicret K. Toprak · Küre Yayınları · 201910 okunma
9/10
·384 syf.·
2025 53. kitabı
Nelle Lamarr'ın "Misafir Öğrenci" adlı romanı, ilk sayfadan itibaren okuyucuyu içine çeken, psikolojik gerilim türünün başarılı bir örneği. Kitap, iki yıl önce kaybettiği kızı Anabel'in acısıyla derinden sarsılmış olan Natalie Merrit'in, öğrenci değişim programı aracılığıyla evlerine gelen Tanya adındaki genç kızı ağırlamasıyla başlıyor. Tanya'nın, Natalie'nin kaybettiği kızına inanılmaz derecede benzemesi, başta Natalie olmak üzere ailenin diğer üyelerini de derinden etkiliyor. Hikayenin başlangıcı, yas ve umudun iç içe geçtiği bir atmosfer yaratıyor. Natalie, Tanya'yı sanki kaybettiği kızının bir yansıması gibi görüyor ve ona karşı anında sıcak bir bağ hissediyor. Kocası Matt de Tanya'nın gelişiyle evdeki kasvetli havanın dağıldığını düşünüyor. Ancak evin küçük kızı Paige, bu duruma şüpheyle yaklaşıyor. Paige, Tanya'nın ablası Anabel'e bu kadar benzemesini tuhaf buluyor ve yeni misafirin göründüğü gibi biri olmadığından şüpheleniyor. Romanın ilerleyen bölümlerinde, Paige'in şüpheleri giderek artıyor ve Tanya'nın geçmişini araştırmaya başlıyor. Bu süreçte ortaya çıkan bazı ipuçları, Tanya'nın aslında göründüğü kadar masum olmayabileceği yönünde sinyaller veriyor. Okuyucu da Paige ile birlikte Tanya'nın sırlarını çözmeye çalışırken, gerilim dozu giderek yükseliyor. Lamarr, olay örgüsünü ustaca kuruyor. Tanya'nın gizemli tavırları, geçmişine dair çelişkili ifadeleri ve Paige'in ısrarlı araştırmaları, okuyucuyu sürekli bir merak içinde bırakıyor. Acaba Tanya gerçekten kim? Neden Anabel'e bu kadar benziyor? Ve en önemlisi, bu benzerliğin ardında nasıl bir sır yatıyor? Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, karakterlerin psikolojik derinliği. Özellikle Natalie'nin yasla mücadelesi ve kaybettiği kızının yerine birini koyma çabası oldukça etkileyici bir şekilde
1000Kitap
Misafir ÖğrenciNelle Lamarr · Juno Kitap · 2024321 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Bu kitabı yıllar önce sanayide çalışırken almıştım. O zaman yazar bir radyo kanalında tarih programı yapıyordu. Akıcı ve sade anlatımıyla dikkatimi çekmişti ve programın sloganıda tarihi sevdiren adam idi. Bu kitabı yeni çıkarmıştı ve radyoda reklamı yapılıyordu. İnternetten kitap alımı o zamanlar bu kadar popüler değildi. Size bir telefon numarası veriyorlardı ve sizde bu numarayı arayarak siparişinizi veriyordunuz. Geçen onca yıldan sonra kitabı anca okuma fırsatım oldu. Tarih bir bilim dalıdır, tıpkı Astronomi gibi, Tıp gibi. Yazar kitabın ön sözünde tarihimiz adına çok vahim bir bilgi veriyor bize. 1402 yılına kadar toplanan Osmanlı Devleti'ne ait belgeler Timur tarafında Bursa ile birlikte yakılmış. Bir kısmı Yıldız Sarayı ile beraber yağmalanıp ocaklara atılmış. 1931 yılında 200 balya tarihi belge, okkası 3 kuruştan hurda kağıt olarak Bulgaristan'a satılmış. Bunlardan Bulgar Devleti'nin işine yaramayanlar, 40 milyon Leva karşılığında Vatikan'a aktarılmış. Gerisi ''Bulgar Tarihinin Türkçe Kaynakları'' genel adı altında ciltlerce yayınlanmış. Bu demek oluyor ki kendi tarihimizle ilgili belgelerin bir çoğu yabancı devlet arşivlerinde ve bu gerçekten üzüntü verici bir durum. Biz gelelim Osmanlı İmparatorluğu'na. Osmanlı İmparatorluğu Oğuzların Günhan kolunun Kayı Han aşiretinden gelir. Kurucusu Osman Gazi, ilk başkenti Söğüt'tür. Daha sonra sırasıyla Bursa, Edirne ve son olarak İstanbul başkentlik yapmıştır. Murat Hüdavendigar savaş sırasında kahpece öldürülerek şehit düşmüş ilk padişahtır. Yıldırım Bayezid Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilip esir düşünce Osmanlı Devleti başsız kaldı. 11 yıl süren Fetret Devri Şehzade Mehmet Çelebi'nin kardeşlerini yenip tek başına tahta geçmesiyle bitti. Yıldırım Bayezid İstanbul'u 4 kez kuşatmış ama başarılı olamamıştır. 2. Murat
Resimli Osmanlı TarihiYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2013260 okunma
9/10
·336 syf.··
2024 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 18:34
#Okudum #KitapYorum #HikâyeHırsızı #JeanHanffKorelitz #AltınKitaplar #Roman #336Sayfa Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Altın Kitaplar'dan çıkan, çevirisini Çiğdem Öztekin'in yaptığı, Jean Hanff Korelitz'e ait "HİKÂYE HIRSIZI" isimli romanla geldim. Jean Hanff Korelitz, Amerikalı romancı, oyun yazarı, tiyatro yapımcısı ve deneme yazarıdır. Bundan başka yedi romanı daha var. Kitap muhteşem. Tek kelimeyle ifade edersem karşılığı bu. Çok zekice ilerleyen, hafif gerilimli, akıcı, ters köşede kilitleyen, düşündüren, tozu bulaşmış bir polisiye, dram, ihanet, aşk, ölüm, aksiyon, kurnazlıkta zirve bir kovalamaca. Yani anlayacağınız okuru tüm duygu çeşitliliğine yatıran ve mantık çerçevesinde peşinden sürükleyen bir eser. Yine bir film izledim. Buna pek okuma denemez, zira sayfalar görüntüsü olan bir televizyon ekranı gibiydi. Düşünün; bazen kendimizi şımarttığımız, kıyak çektiğimiz zamanlar olur. Bir film seçeriz, yanına çayımız, kahvemiz, kekimiz, mısırımız vs. alırız, bi de rahat bir yer seçer ayaklarımızı uzatırız. İşte bu "HİKÂYE HIRSIZI" kitabıyla böyle bir modda ilerledi. Sakin, usul usul derken, bir de ne görsem iyi; üçüncü kattan kedi düştü, sanki yaylı ayaklar hiççç sıkıntısız salsa yapar gibi ilerledi. Şükür. Efendim romanda da olamaz dediğim andı bu sansasyonel durum. Çakışma anı romanın tansiyonunu oluşturdu anlayacağınız. Bende ki heyecan hücreleri zaten hadsafha. Sahi var mıdır böyle hücreler yok canım elbette şaka. Ben dedim oldu sayın. Tam da konuya bağlam bu noktada yemeğin lezzetli sosu kıvamında. Gelecek vaat eden Jacob Finch Bonner yüksek lisans programı olan Ripley Yaratıcı Yazarlık Seminerinde öğremen. Jake, ilk romanıyla kritik bir başarı yakalayan, ikinci romanıyla sınırlı bir başarı elde eden ve sonrasında hiçbir şey elde edemeyen, hayal
Hikaye HırsızıJean Hanff Korelitz · Altın Kitaplar · 2024544 okunma
Bilime Adanmış Koca Bir Ömür
9/10
·792 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2024 19:52
Avrupa Bilimler Akademisin'in ve Amerikan Bilimler Akademisin'in ilk Türk üyesi, Rus Bilimler Akademisin'e Fuad Köprülü'den sonra seçilen ikinci Türk, Türkiye Bilimler Akademisin'in en genç kurucu üyesi, TÜBİTAK Bilim ödülü kazanan en genç bilim adamı... İki şeref doktorası, Paris'te Collége de France'ta profesörlük, ulusal ve uluslararası otuz bir adet şeref payesi ve ödül. Ve daha biyografisini hazırlayanların uzatarak yazmaya üşendiği onlarca akademik başarı ve dünyanın en iyi üniversitelerinin şeref konuğu; Ali Mehmet Célal Şengör. Hayatını bilime, eğitime ve sürekli öğrenmeye adamış bir adam. Bir zamanlar Habertürk kanalında Fatih Altaylı'nın sunumuyla Teke Tek Bilim programı yayınlanırdı. Celal hocayı ilk o programda tanımıştım. Zamanla benim için vazgeçilmez bir program olmuştu İlber hocanın da programa katılmasıyla. Her bölüm farklı konularla izleyiciyi bilgilendirmek ve bilinçlendirmek adına yapılan o kadar önemli bir programdı ki, mevcut hükümetimiz insanlara bu kadar bilgi yeter, halk bilinçlenirse bize oy vermez mantığı ile Fatih Altaylı ile uğraşmaya başladı ve sonunda programı durdurma kararı aldı yönetim, ardından Altaylı kanal ile yollarını ayırdı. Celal Şengör'ün entelektüel kişiliği, programda ki sunum ve problem çözme odaklı, biraz da epistemolojik olaylara yaklaşmasıyla ülkemizde de göğsümüzü kabartan akademik insanların olmasını sevinçle karşılamamız için yeterliydi ancak bu kitabı okuduktan sonra Celal hocanın meğerse buz dağının görünen kısmını izlediğimizi fark ettim. Ailesinin maddi imkanları, sürekli araştırmaya, gelişime açık bir insanla birleşince ne kadar dolu dolu yaşanmış bir hayat ortaya çıkıyor biraz hayretle, biraz da kıskançlıkla diyeyim okumuş oldum kitabı. Şöyle ki bir adam düşünün; henüz 20 yaşında Abd'ye okumaya gidip ülkenin en iyi
Bilim/Felsefe
Bilgiyle SohbetCelâl Şengör · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20211,070 okunma
5/10
·288 syf.··
2023 95. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 21:36
#kitapyorumu #buyazNeyaptığınıbiliyorum #happymessyscarylove Olivia, NYU' daki film yazma programı başvurusunu kendi kendine sabote ettikten sonra, yazı ailesinin dağ evinde Netflix izleyerek geçireceğini kabul eder. Ancak annesi onu bu rahat ortamından çıkarır ve ona bir iş pozisyonu ayarlar. Olivia hiç görmeyi beklemediği online aşkı ile karşılaşır. tabi daha önce Elm'e kendisinin değil de arkadaşının fotosunu yollaması işleri karmaşıklaştırır. Bir yalan beraberinde diğer yalanları da getirir. Kitabı okurken Olivia'ya hayır dur öyle yapma dediğim sefer sayısı kaçtı hatırlamıyorum. Kötü kararlarının hesap günü geldiğinde "ben sana demiştim" dememek için de kendimi zorladım. Olivia Başarısızlık, reddedilme korkusu ve kendisiyle ilgili olumsuz düşünceleriyle yüzleşmek için dibe vurmak zorunda kaldı. Bu kısmı çok bağdaştırıcı buldum ve birçok insanın zaman zaman bir tür kendinden şüphe duyduğunu hissediyorum. Beğenmediğiniz bir yanınızı saklamaya çalışmışsınızdır illa ki ve aslında yalanlarla ya da gizlenen şeylerle yüzyüze gelmek sandığımız kadar nadir gerçekleşmiyor. Kitapta sevdiğim çok şey var öncelikle Jake karakteri, Jake tam bir tarçınlı çörek aşırı tatlı ve minnoş az biraz da inek bir karakter ve kesinlikle Jake'i sevdim. Ayrıca ortamı da çok sevdim hikayenin korku hikayeleri ve filmleri üzerine olması. heyyyy Ceviz'in müritleri. beni tanıyan bunu açıklamaya bile gerek olmadığını biliyordur. olivia kendisi kötü kararlar alırken bunun üzerine bir senaryo yazıyor olması da aşırı eğlenceliydi. Kısacası bu kitap benim için oldukça eğlenceli ve hafif bir okuma oldu tam bir yaz kitabı #leahkonen #catsandbooks #exoticshorthair #catsofinstagram #bookstagramturkey #bookstagram #okudumbitti #kitaptavsiyesi
Bu Yaz Ne Yaptığını BiliyorumLeah Konen · Epsilon Yayınevi · 2021105 okunma