Bazen toprakta susuz kalan bitkilere ya da sahipsiz kalan hayvanlara bile su vermek, kötülerin senden uzak durmasına yeter.
Edebiyat
El altında youtube olsa da, 3D video oyunları olsa da, her boş vaktinde (hatta boş vaktin olmasa da) eline kitap alırsın. Dünyadaki her yirmi kişiden biri bile böyleyse, yazı ve romanın geleceği hakkında ciddi bir endişe duymama gerek yoktur. E-kitap da nereden çıktı diye şimdilik endişe etmeye gerek yok. İster kâğıt olsun ister ekran (ya da Fahrenheit 451'de olduğu gibi sözlü aktarım), araç ya da formun ne olduğu önemli değil. Yeter ki çok sevdiğim insanlar kitap okusun.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Enfal Suresi'nden kendime notlar
1-)Savaştan çekinme 2-)Şükret. 3-)Emanete ihanet etme. 4-)Malını Allah yolunda harca. 5-)Allah en güzel dosttur. 6-)Savaş için bir toplulukla karşı karşıya gelirsen sebat et ve Allah'ı çok an. 7-)Şımarıp böbürlenme, insanlara gösteriş yapma, Allah yolundan alıkoyma. 8-)Tevekkül et. 9-)Antlaşma yaptığında bozma. 10-)Allah yolunda her ne harcarsan karşılığı mutlaka gelir. 11-)Hz.Muhammed'e (sav) tabi ol, Allah sana yeter.
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği kart..
Ağustos 1915, Maydos Bana göndermek lütfunda bulunduğunuz kitapları ve hediyeleri aldım. Bunun beni ne kadar sevindirdiğini tasavvur edemezsiniz. Şükranlarımı ifade için yeter derecede kelime bulamıyorum Bilhassa son mektubunuz beni son derece memnun etti. Sizinle uzun uzun konuşamadığım için beni mazur görün lütfen. Beni işgal eden çalışmalarımı tasavvur edersiniz. İlk fırsatta size daha uzun yazmaktan geri kalmayacağım! Şimdilik en acele hürmet ve selamlarımı kabul buyurmanızı, ebeveyninize de hürmetlerimi bildirmenizi rica ederim. M. Kemal Analartalar Grubu Kumandanı
Sayfa 54·Kitabı okudu
Dirlik kaybı O hafta sendikada öğretmenlerin barış konusunu işlemesi kararı verildiğini öğrenince canı sıkıldı Kadir'in, ama bunu sendika temsilcisi Fuat'a hissettirmedi, hatta, "Çok doğru bir karar," dedi, "elimizden bir şey gelmiyor, en azından çocukların dikkatini barışın önemine çekeriz." İnanarak söylemişti bunları, yalan riya yoktu. Sadece burada bitseydi… Aklıevvel öğrencilerden biri ana babasına yetiştirebilir, onlar da okul yönetimine şikâyet edebilirdi. Sorun daha da büyüyebilir, polis, mahkeme devreye girebilirdi. Onlardan yana korkusu, sıkıntısı pek yoktu, ama iş öğretmenlikten atılmasına varırsa yanardı. Bir dolu örnek vardı. Koskoca profesörleri üç cümlelik yazıyla kovanlar, onun gibi birkaç senelik öğretmeni ânında silerdi. İstemeyerek başlamıştı öğretmenliğe, başka çaresi kalmadığında. Kamu personeli sınavına girmeden önce bir sürü işe girip çıkmış, büyük umutlar beslediği, kitaplarla dergilerle haşır neşir olacağı için seveceğini düşündüğü nice işten düş kırıklıklarıyla ayrıldıktan, akşamları birlikte içki içip meyhane masalarında memleket meselelerini tartışırlarken benzer şeyler düşündüklerini sandığı adamların konu iş yaptırmaya, para ödemeye gelince nasıl vampirleştiklerine tanık olduktan sonra isyan etmişti. "Devlet sonuçta, onun insanı ezmesi, aşağılaması, işine gelmediğinde cezalandırması doğal, en azından bunu bilerek çalışırım," diyerek öğretmenliğe başvurmuştu. Yeniden iş aramak, benzer muhitlerde çalışmak fikri içini kaldırıyordu. Öğretmenliğe başladıktan sonra görüştüğü arkadaşlarının sayısı hayli azalmıştı, ama birkaç aydır onlardan da kaçıyordu. Çevresindekilerin, özellikle arkadaş bildiklerinin öteden beri yapageldikleri şeyleri hiçbir şey olmuyormuş gibi sürdürdüklerini görmeye tahammül edemiyordu, hadi onlar neyse, bir de
Sayfa 49·Kitabı okudu
Reklam
Reklam