Kişisel gelişim kitapları genelde tarzım değildir, okumayı da pek sevdiğim söylenemez. Özellikle biraz daha küçük yaşlarda bu tür kapsamında ne okuduysam çoğu öyle yapın böyle yapın diye gayet basit ve günlük yapılabilecek aktivileri bizlere madde madde sıralamış oluyordu. Uyanın, elinizi yüzünüzü yıkayın, su için, güneşi selamlayın ve sahip olduklarınıza şükredin!
Edebi yönleri de olmadığı için sıkılmak kaçınılmazdı -özellikle benim için- Fakat gelgelelim bu kitabı arkadaşımın kütüphanesinden biraz soluklanmak, soluklanırken okumaktan ayrı kalmamak, kendimi de yormamak için seçtim. Beklentim olmadığı için hayal kırıklığı gibi bir durum da söz konusu olmadı. Diğerlerinden farklı olarak okurken pek sıkılmadım çünkü yazar ara ara kendi hayat deneyimlerinden ve sürecinden de bahsetmiş. Zaman zaman tekrara düşmüş olsa da bazı cümlelerine hak verdim. Altlarını çizdim. Durdum düşündüm. Sorguladım. Bir sayfasında Lao Tzu’nun bir düşüncesinden bahsedilmişti. Okurken hem bu düşünceyi, hem de bahsedilen olaya farklı bir bakış açısıyla bakmayı öğrenmiş oldum. Toplum dayatmaları karşısında bazı durumlarda bazı hislerimizin ortak ve normal olduğunu, bazı şeyleri kabullenmek gerektiği, bazı şeyleri zorlamamak ve akışına bırakmak gerektiğinin bilincine tekrardan varmış oldum. Okursanız çok bir şey kazanır mısınız bilmiyorum ama bir şey de kaybetmezsiniz. Kimilerine çok sıkıcı gelirken kimileri de sevecektir mutlaka.
YouTube kitap kanalımda Büşra Yılmaz'ı ve Ölüme Fısıldayan Adam kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/mw9srhkgYL8
Ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi