Fizik katili karakterler derneği..
3/10
·384 syf.··
2026 1. kitabı
Acemice yazılmış, yazarın deneyimine yakışmayan bir kitap. Öncelikle en temel sorundan başlayalım. Kitap ilk yarıya kadar “Ben ne okuyorum?” diye sordurtuyor çünkü bir türlü konuya giremiyoruz. Kitabın ana türü polisiye olmasına rağmen ilk yarı polisiyeye dair en belirgin özellik, karakterlerden birinin sevgilisinin “dedektif” olması. Sayfalar boyunca kâh İlahi Komedya tartışılıyor kâh biri sevgilisiyle tartışıyor lakin bir türlü polisiye kısmına gelemiyoruz. Diğer beni çok rahatsız eden mevzu ise kitap farklı karakterlerin ağzından yazılmış ama karakterler o kadar tekdüze yazılmış ki iki ayrı insan oldukları anlaşılmıyor. İkisinde de aynı durağan ton baskın. Yani iki karakterin iç sesi de donuk, kafası karışık ve takıntılı. Kitapta bariz hatalar var. Karakter yaratmak ve ona meziyetler yüklemek kolaydır ama iş o yetenekleri kullandırma sırasına gelince yazarın asıl mahareti ortaya çıkar ki bence en çok bu noktada sınıfta kalıyor. Çünkü sözde fizik bilen karakteri (Ansel) fizik bilmiyor. Karakterin fizik bildiğini ve zeki olduğunu göstermek için çırpınıyor yazar. Ansel her dostuna bir fizik yasası söylüyor ama biz okuyucu olarak onun anlatış biçiminden Ansel’in gram fizik bilmediğini anlıyoruz çünkü söylediği HER fizik cümlesinde mutlaka bir yanlış var :D Belli ki ne yazar ne editör zahmet edip lisesli sayısal öğrencisiyle bile muhabbet etmediği için bu en temel fizik yanlışlarını gözden kaçırmış. Karakterlerin beynime kan sıçramasına sebep olan bazı cahillikleri: 1- “Her etkiye karşı eşit ve zıt tepki vardır…” Böyle bir şey yok. Bir şey hem eşit hem zıt olamaz. Bu yüzden o cümlenin doğrusu “eşit BÜYÜKLÜKTE, zıt tepki”dir. Oradaki büyüklük ifadesi süs olsun diye yok, diğer türlü evrende var olamayacak ve Newton’ınkiyle alakasız, kafasına göre bir kanun yaratmış
KörebeN. G. Kabal · Dex Kitap · 2025104 okunma
remember, remember fifth of november…
10/10
·286 syf.··
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 11:22
oha gercekten ama gercekten sadece oha ne diyecegimi gercekten bilemiyorum ilk filmini izlemistim aslinda pisman olacagimi hic dusunmezdim cunku cizgi roman da bende ayni etkiyi yaratti oncelikle cizimlerin nasil bize oradaki havayi yakalattigindan bahsetmek istiyorum yani hani boyle bazi seyleri kitaptan okurken hayal edemezsin ve o havayi yakalayamazsin ama filmini izlerken cok etkisinde kalirsin ya BUNDA CIZGI ROMANDA DA O ETKIYI ALABILIYORSUN. ve cizeri tanimam etmem bakmadim bile adina ama gercekten tebrik ediyorum ozellikle doktorun yanindayken maskeyi cikardigi sahnedeki cizimler beni cok etkiledi ama dedigim gibi genel olarak cok guzel yansitilmisti her sey. KITABIMIZIN KONUSU!!!; bu cizgi romanda ingilterede ingiliz ve hristiyan olmayan herkesin dislandigi bir donemdeyiz. sadece dislamak degil biraz yumusak kacti bu sisteme isyan edenler, hristiyan olmayanlar, siyahiler, gayler ve unuttuklarim ya olduruyorlar ya da uzerlerinde deney yapilip olduruyorlar kisacasi cok korkunc bir donemdeyiz ve kimse bu sisteme dur demiyor 5th of novemberda biri bu sisteme karsi cikmaya calismis ve o da halk karsisinda idam edilmis. bizim adamimiz V de bu sisteme bir dur diyor ve terorist ilan ediliyor. V sonuna kadar fikrinin arkasinda ve asla bu kararindan caymiyor. V’nin sözleriyle “There’s no fresh or blood within this cloak to kill. There’s only an idea. Ideas are bulletproof.” yani bu pelerinin altinda deri veya kan yok sadece bir fikir var. fikirler kursun gecirmezdir. daha fazla ne yazacagimi bilmiyorum gercekten beni etkileyen nadir kitaplardan biri haline geldi. diyecek bir sey bulamiyorum peak sadece peak. son bir alintiyla bitirmek istiyorum (kimse okumuyor begum gunluk yaziyor gibisin suan) (kendi boktan ingilizcemle cevirisini de yapacagim cunku neden
V for VendettaAlan Moore · Arka Bahçe Yayıncılık · 2006759 okunma
Reklam
Merve Akyüz den Köprü Kralı incelemesi
6/10
·576 syf.··
2026 53. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Köprü Kralı Arka Kapağı: Pars Tuna, namıdiğer Köprü Kralı! Asya ve Avrupa kartellerinin en tepesindeki isim... Köprü'ye olan hâkimiyeti, dünyanın onun önünde diz çökmesini sağlarken, karanlık odalardaki kestirilemez ve caydırıcı olan tek isimdir. Lakin her gecenin bir sabahı olduğu gibi Pars'ın gözlerden ırak, kale timsali evinde koruduğu değerler vardır. Kalesindeki tek varlığı yani yaşlı babaannesi, ömrünün son demini yaşarken onun bakımı için işe aldığı hemşireyle bir otoban kazasında tanıştığında üzerine giydiği zırhı, ilk darbeyi alır. Miray, Pars'a gerçek aşkı en acılı biçimde öğretirken krallığın iktidarı sinsi bir düşman tarafından kuşatılacaktır. "İlk görüşte aşk." İktidarı kuvvetli bir kral için ölümcül derecede tehlikelidir. Kralın tahtını ve gücünü korumak adına, kabul etmediği gerçeğin burnunun dibinde oluşu işleri beklenmedik bir şekilde karıştırıp hızlandırırken; aşkın süratle nefrete dönüşmesini, nefretin ise aşkın karşısındaki çaresizliğini iliklerimize kadar hissedeceğiz. Çünkü bazı kitaplar ve bazı karakterler size duygularıyla gelir; en karanlık, en ilkel, en karmaşık, en süratli ve en yakıcı... İncelemeye gelirsek: !!SPOİLER OLABİLİR!! Aynı yazardan Yedinci Oğul kitabına başlamıştım ve yarım bıraktım. Şimdi bu kitabını da okuyunca fark ettim ki yazar çok betimleme yapıyor. Yüksek ihtimal o yüzden yarım bıraktım o kitabı. Ama şaşırtıcı bir şekilde bu kitabı yarım bırakmadım aksine sonuna kadar okudum. Belki konusu yüzündendir yada başka bir sebebten bilmiyorum. İlk başlar da okurken yine betimlemeler beni çok baydırdı ama hemen bırakmayıp kendimi biraz daha zorlamak istedim ve güzel sonuçlar aldım. Şimdiden söyleyeyim çok eleştirecek şeyler biriktirdim içimde ve onları sizlerle paylaşacağım. Fakat bu kitabı sevmediğim,
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202663 okunma
9/10
·376 syf.··
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:04
“Her Ahmet Hamdi, Tanpınar değildir.” Öncelikle üslupla ilgili birkaç kelam edeyim; Ben kitabın dilini ve anlatımını çok beğendim. Daha önce hiç Murat Menteş okumadığım için bu dilin Menteş’e mi ait olduğunu yoksa Tanpınar’a bir öykünme mi olduğundan emin olamamıştım. Yalın Alpay’la yaptıkları söyleşide üslubunu Tanpınar’a yaklaştırmaya çalıştığını söyledi. Eski kelimeleri zaten kullanıyormuş ancak kendi daha kısa ve vurucu cümleler kullanırken bu kitapta Tanpınar’ın ahengine yaraşır cümleler kurmak istemiş. Bu da benim oldukça hoşuma gitti. Yazar tam bir Tanpınar hayranı hatta söyleşide “Benim romanımda Tanpınar’a laf edemezsin, bir karakter bulur seni öldürürüm. :)” diyor. Yine söyleşide şöyle bir cümle kuruyor: “İyi gözle baktığımızda dost oluyoruz. Ben de Tanpınar’a iyi gözle baktım.” Şahsen Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sadece Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü okumuş ve beğenmiş biri olarak beni diğer romanlarını da okumaya sevk etti diyebilirim. Vakti zamanında sükut suikastına uğramış bir “dahi”yi bana hatırlattığı için yazara teşekkür ederim. Kitap zaten alternatif bir gerçekliği anlatıyor hatta metafizik olayların da olduğu bir kurgusu var. Kitabın başından sonuna Tanpınar gözlerimizin önünde değişiyor ve dönüşüyor. Bu değişime şahit olmak bu alternatif Tanpınar’a bir bağlılık duymamızı sağlıyor. Polisiye tadında bir alternatif gerçeklik romanı diyebiliriz herhalde. Kitabın sonunda içine bir ruh girmiş olan mankenin “aşk”la gerçekten canlanması ve buna kendinden umudu kesmiş Tanpınar’ın sebep olması okuyanlara umut dolu bir sevinç yaşatmıştır diye düşünüyorum. Bu romanın 19. asır ve 20. asrın ilk yarısında olduğu gibi tefrika edilerek yayınlanması ayrıca çok hoş. “Bu romanda anlatılanlar gerçek olabilirdi. Hepimizi Allah korudu.” :)
Edebiyat
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026711 okunma
Puan vermedi
İhanet, yalnizca sevismekle sınırlı bir olgu degil. Herkesi ayni cümlelerle sevemezsin. Bu ihanettir. Ayn şiiri iki farkli insana okuyamazsin, bu ihanettir Aynı şarkıyı birden çok insana hediye edemezsin, bu ihanettir Seviyorum deyip, zihninde baskasinin varolması ihanettir...
Eve Döner İnsan HepAli Bayam · Hayykitap · 01,031 okunma
6/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Spoiler içerir İlk olarak şimdi marenin mavena olan aptal zaafı bir bana mı zorlama geliyor tamam başta kabullenemezsin edemezsin ama ne bilm süreç içerisinde bunu toparlarsın. Hala yok ben eski mavenı özlüyorum zart zırt. Hayır aşık desem değil mevanla nişanlıyken cal’le işi pişiriyordu aşık gibi de hissettirmemişti asla ilk kitapta daha çok hayranlık gibiydi ama kötü olunca bi unutulmaz oldu herif. Travmalarını asla küçümsemiyorum hatta mare genel olarak çok sevdiğim bir karakter yine de bu kısımlar bana hadi lan ordan dedirtti 2. olarak mavenın mektupları yine bir o kadar zorlama geldi. Yok maven mareye aşıkmışta zartı zurtu ulan adam bu kızı hiç sevmedi ki yani sevginin ne olduğundan haberi var mı şüpheli ancak zaten bu kızı öl dür me ye niyetlenmişti ve öldürecekti ölümünü de izleyecekti sonra bi anda görüyoruz ki aslında mare bu hayatta en çok istediği şeymiş de işte tüm bu yenikanları o gelsin diye avlıyormuş da hass*ktr lan ordan bize tahtı annesini ve kendini düşünmekten ve kurnaz olmaktan başka bir şey olarak tanıtılmadı bu adam. İkinci kitapta maven “tanıtılan maven” karakteri gibi asla değildi 3. olarak insanların aptal gibi mareye yüklenmeleri sinirimi bozuyor sanki her şey onun suçuymuş gibi yürüyün gidin siz geçin başa madem en iyi kararları siz alın bıktım artık aq. Kızın abisi ölmüş gidip farley çok üzülüyo ona niye böyle yapıyosun uwu diye fırça çekiyorlar cenazede zaten kimse yanında değildi cal de aptalın teki gerçekten. neyse yani sanki mare öldürmüş shadei amk bide anlayış bekliyorlar kızdan farley üzgün vs diye ÜZGÜN TAMAM DA MARENİN AĞZINA SICMA HAKKINI KİM VERİYOR. farleyi seviyorum ama çevrenin aptallığı delirtiyor bide kilorn gercekten çok eziliyor maymunun teki ama gelen geçen kilorna yok vasıfsız yok şu bu s*ktirin amk kanınızı
İnceleme
Cam KılıçVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 20162,015 okunma
Reklam
Reklam