Geçenlerde Emin Işık Hoca'nın kitabını karıştırıyordum, kitapta Kenan Rifâîden naklen şöyle bir hadise anlatılıyor: Birisi Efendi'ye gitmiş ve ona, "Efendim sizin Beytullah'a ve Hazreti Ali'ye olan muhabbetinizi biliyoruz. Sık sık bu muhabbeti izhar ediyorsunuz; fakat hiç Yezid'le ilgili kötü bir söz konuşmuyorsunuz, Yezid'i zemmetmiyorsunuz" demiş. Efendi de şöyle cevap vermiş müridine: "Evladım ben kendi içimdeki Yezid'le uğraşıyorum." Dış dünyayla çok uğraşanlar, şahıslara takılıp kalanlar, onları kötüleyenler aslında kendi içlerindeki huzursuzlukla uğraşıyorlar.
"Efendim" diye karşılık verdim, "duygularıyla karar veren insanların çoğu sadece gördüklerine inanırlar ve teknesiyle kıyıdan kıyıya gidip gelen insanın kendini hareketsiz, kıyıyı ise yol alıyor sandığı gibi, gök kubbede yeryüzüyle birlikte dönen insanlar da aslında dönenin gökyüzünün ta kendisi olduğunu sanıyorlar. Bir de buna, insanoğlunun doğanın sanki sadece kendileri için yaratıldığına, ayrıca Güneş'in, Dünya'dan dört yüz otuz dört kere geniş bu koca kütlenin, sanki sadece onların muşmulalarını olgunlaştırmak ve lahanalarını dolgunlaştırmak için ateşlendiğine inandıran çekilmez gururlarını ekleyin. Bana gelince, bu hödüklerin küstahlıklarını kabule hiç yanaşmayarak gezegenlerin Güneş'in etrafındaki dünyalar, sabit yıldızların da, çevrelerinde, küçüklüklerinden ve emanet yansıma ışıklarını bize kadar yollayamadıklarından ötürü buradan göremediğimiz gezegenleri bulunan güneşler olduklarına inanıyorum. Nasıl olur da iyi niyetle bu koskocaman kürelerin bomboş kırlar olduklarını ve üstünde bir sürü anlı şanlı haylaz koşuşturan bizimkinin de diğer hepsine hükmetmek için yaratıldığını hayal edebiliriz? Ne yani! Güneş hep bizim günlerimizi ve aylarımızı ölçsün ve umutsuzluğa düşüp kafayı yemeyelim diye yaratılmıştır denebilir mi?" "Hayır, hayır, kralın meşalesinin yoldan geçen gece bekçisini aydınlatması ne kadar rastlantıysa, bu görülen İlahın insanı aydınlatması da o kadar rastlantıdır."
Reklam
“Düşünceler ölmez efendim, bazen uykuya dalarlar ama uyumadan öncekinden daha güçlü bir şekilde uyanırlar.”
Sayfa 229·Kitabı okuyor
Alıntı
Sürekli maskeyle dolaşan insanlar
Ben şöyle bir fikre kapıldım Anton Antonoviç, bugünlerde maske takıp dolaşanların sayısı o kadar çoğaldı ki maskenin altında kim olduğunu anlamak çok zor efendim... - Aslında, bence o kadar da zor değil. Bazen pek kolay, hatta bazen bulmak için pek uzağa gitmeye gerek kalmıyor. - Hayır, yani Anton Antonoviç, kendi adıma konuşacak olursam, örneğin ben maskeyi sadece karnavalda, neşeli toplantılarda, yani gerektiği zaman kullanırım, bazı insanlar gibi, tabiri caizse, her gün yüzümde maskeyle dolaşmam. Anlatmaya çalıştığım şey buydu Anton Antonoviç.
Sayfa 82 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat & Roman
Olmazdı efendim, olmazdı. Gerici tayfasının yüz bulunca memleketin başına ne çoraplar ördüğünün örnekleriyle doluydu tarih.
Sayfa 115 - Tekin Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Herkes için umut vardır efendim. Dünyayı döndüren de bu umuttur.
Sayfa 216 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Reklam
Reklam