Hiç kuşku­suz, bizim bu dünyada ihtiyaç duyduğumuz şey, daha fazla taklitçi, daha fazla lider ve daha fazla takipçi değildir. Bizim şimdi ihtiyaç duyduğumuz şey tüm bu sorunları yüzeysel veya üstünkörü değil de derinlemesine incelemeye başlayan sizin ve benim gibi insanlardır. Ancak o zaman zihin yaratma özgürlüğüne, düşünme özgürlüğüne, sevme özgürlüğüne sa­hip olabilir. Eğitim bizim doğayla, varlıklarla ve diğer insanlarla nasıl doğru ilişkiler kurabileceğimizi keşfetmenin bir yoludur.
Duygu ve Düşünce
O an eğitimin bugünkü hali üzerine düşüncelerimi paylaşma isteği duydum: Haklarla şişirilmiş ama sorumluluktan azade bırakılmış öğrenciler,kavga eden çocuğuna neden kavga ettiğini sormak yerine öğretmeni polise şikayet eden ebeveynler. Ama kendimi tuttum!!!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Pedagojinin gayesi, iyiyi kötüden ayırabilen, muhakemesi sağlam, kendine hâkim ve idaresine sahip, milletine ve insanlığa yararlı fertler yetiştirmektir. Bir insanın ceza korkusuyla değil, vicdanının emri ve aklının rehberliğiyle kötü ve yanlış hareketlerden sakınması gerekir. Mükafat ve mücazat çocukta bu temyiz hassasının gelişmesine engel olur. Mükâfat ve ceza aleyhtarı pedagogların fikirleri, aşağı yukarı budur.
Sayfa 135·Kitabı okuyor
Alıntı
İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın. Özgürlükler alanında da halka dilediğiniz kadar haklar tanıyınız. Sosyalizmin veya liberalizmin sihirli gücüne dilediğiniz kadar inanın. Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa, yasalar ve bütün sosyal haklar var olmasına rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz olacaktır.
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Uyku ve Bireyselleştirilen Çözümler
“Uyku sorunlarıyla başa çıkma yöntemi olan kişinin ilaç kullanarak kendini uyumaya zorlaması, uyku bozukluğunun toplumsal, çevresel ve sosyal bağlamını göz ardı etmesi açısından dikkat çekicidir. Çözüm yalnızca kendi irade gücünde veya doğru ilaç tedavisinde yatıyorsa, sorun kişinin kendi dışında olamaz. Her on çalışandan biri uykusuzluk çekiyor; bu da 2010 yılından bu yana yüzde 60’lık bir artış anlamına geliyor. Uyku hapı kullanımı aynı dönemde iki katına çıkmış durumda. Sosyoekonomik konum, eğitim düzeyi ve çalışma durumu uykuyu etkiliyor: Düşük gelirli, eğitim düzeyi yetersiz ve işsiz olan kişiler daha kötü uyuyorlar. Elimizde uyku sorunlarının elverişsiz koşullarda daha da şiddetlendiğine ilişkin yeterli kanıt mevcut. Baskı, ayrımcılık ve yoksulluk; tüm bunlar bir kişinin ne kadar iyi ya da kötü uyuduğunu etkileyen faktörlerdir.” — Theresia Enzensberger, Uyku, Ayrıntı Yayınları, s.20–21.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Alıntı
Çocuklarına çok fazla şey veren ebeveynler, onlara gayet az zaman ve sevgi ayıran kişilerdir.
Eğitim