Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.
Şiir
Korktuğum şeylerin başıma gelme hızı
"Eh, bir şeyden ne kadar kaçarsan, o kadar kendine çekersin."
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendimize uygun bir tarz bulmak için mutlaka dehaya ihtiyaç duyarız. Eh deha da pek bulunmaz bizde, zira genellikle nadir rastlanan bir şeydir dünyada.
Sayfa 37·Kitabı okudu
(Heyecanlı olmaktan çok, duygusuz.) Bu ismi söyleme. Ben artık Beckmann olmak istemiyorum. Benim artık adım yok. Bir insanın bulunduğu, tek ayaklı, eh ne çare sadece tek ayaklı bir adamın bulunduğu yerde, ben yaşa­maya devam etmeliyim, öyle mi? Beckmann adında bir çavuş, "Onbaşı Bauer , bulunduğunuz noktada sonuna ka­dar mutlaka dayanacaksınız!" dediği içindir ki, bu adam böyle tek ayaklı. Ben, boyuna, Beckmann, diyen bu tek ayaklının olduğu yerde yaşamaya devam edeyim, öyle mi? O hiç durmadan Beckmann derken, habire Beckmann derken, bu ismi mezar der gibi söylerken; cinayet der gibi, köpek der gibi; bu adam benim adımı kıyamet der gibi, boğuk, tehditli, üzgün söylerken, sen bana, ''Yaşama­ya devam et!" diyorsun ha? Ben dışanda, kapıların dışın­dayım, yine dışında. Dün gece kapıların dışındaydım. Bu­ gün yine dışında. Ben daima kapıların dışındayım. Ve ka­pılar kapalı. Oysa ben ayakları külçe gibi ve yorgun bir insanım. Açlıktan karnı guruldayan bir insan. Gecenin ayazında kanı donan bir insan. Tek ayaklıysa boyuna is­mimi söylüyor. Geceleri gözüme artık uyku girmiyor. Ben nereye gidebilirim, yahu? Bırak da geçeyim!
Seyircinin hoşuna gitmeye çalışmak, zevklerini hiç eleştirmeden benimsemek, seyirciye saygı duymamak demektir. Bu seyirciden parasını istiyoruz, ama sanatın yüksek örneklerini sunarak onu eğitmiyoruz; eğittiğimiz, öbür sanatçılar; onlara para nasıl kazanılını öğretiyoruz. Eh, seyirci de kendinden hoşnut, kendini haklı görerek -çoğu kez son derece göreli bir haklılıktır bu- var olmayı sürdürür. Seyirciye kendi değer yargılarına karşı eleştirel olma özelliğini kazandırmamak demek, onu hiç umursamamak demektir.
Vicdan azabı zenginlere mahsus bir acı olmalı. Kırılan bir kolun, kesilen bir bacağın, oyulan bir gözün acısı hakkında en ufak fikirleri olmadığı için sadece vicdan acısı çekerler. Eh! Haklılar da! Çünkü acı çekmek, insanın ihtiyaçlarından biri.
İletişim yayınları·Kitabı okudu
Alıntı