Einstein Kimdir ??
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2024 54. kitabı
Albert Einstein 15 Mart 1879’da Güney Almanya’da, Suabiya Alplerinin eteklerindeki Ulm şehrinde doğdu. Doğduğu ev olan Bahnhofstrasse 135 Numara, II. Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasındaki bir bombardımanda yıkıldı. Küçük bir eiektrokimya fabrikasının sahibi olan babası başarılı bir işadamı değildi. Annesinin dünyası müzikti; özellikle Beethoven’in piyano parçalarını çalmak en büyük tutkusuydu... Ebeveynleri Hermann ve Pauline Koch Einstein dinlerinin gereklerini sıkı sıkıya uygulamasalar da birer Yahudiydi... Einstein’ın doğumundan yalnızca sekiz yıl öncesine yani 1871 yılına kadar Yahudiler tam Alman vatandaşı sayılmıyorlardı; diğer Almanlarla aynı hak ve fırsatlara sahip değillerdi. Hatta yüzyılın başlarında gettolarda yaşamaya ve özel sarı kumaş rozetler takmaya zorlanmışlardı. Bu uygulama Einstein’ın doğumundan yaklaşık 50 yıl sonra Naziler tarafından tekrar uygulamaya kondu... Tabii diğer yandan eğer Einstein 50 yıl sonra doğmuş olsaydı doğumu Almanya’da Nazilerin yükselişine denk gelecekti ve eğer başka bir ülkeye göç edebilecek kadar şanslı olan az sayıda Yahudiden biri olmasaydı bir toplama kampında ölecekti... Ne var ki, çocuğun ilk yıllardaki gelişmesi kaygı vericiydi. Özellikle konuşmadaki gecikmesi aileyi telaşa düşürmüştü. Albert içine kapanıktı; çocukların arasına katılmaktan, oyun oynamaktan hoşlanmıyordu. Okulu sıkıcı buluyor, ezbere dayanan eğitim disiplinine katlanamıyordu... Gimnazyum”da geçen ortaöğrenimi mutsuz ve başarısızdı. Mühendis amcasının özel ilgisi olmasaydı, belki de öğrenimden tümüyle kopacaktı. Amca, yeğene cebir ve geometriyi sevdirdi. Geometri özellikle Albert’i resmen büyülemişti. Einstein, yıllar sonra amcasına borcunu şöyle dile getirir: “Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. ●Birincisi, beş yaşımda iken amcamın
AforizmalarAlbert Einstein · Siyah Beyaz Yayınları · 2020554 okunma
Puan vermedi·115 syf.··
2022 13. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2022 20:25
"Devlet insanlar içindir, insanlar devlet için değil." Diyor Einstain amca gayette güzel diyor. Herkes hayatının bir kesiminde Einstain ile ilgili mutlaka bir şeyler duyup okumuştur. Özellikle de ders çalışma alışkanlığı olmayan ve Türkiye'de moda olan zeki ama ders çalışmıyor denilen tüm kesim mutlaka Einstain'ın zamanında öğretmenleri tarafından ders konularında yeterlilik göstermediği örnek verilip sizde Einstain gibi olabilirsiniz mantığıyla öğrencileri gaza getirmek amacı gütmüşlerdir. Gerek bu amaç olsun gerek hayata bakış acısının farklılığı bakımından olsun Einstain'in hepimizin hayatının bir yerlerinde bulunuyor. Görelilik kuramı ile dünyaya adını duyuran Einstain zamanın Yahudi karşıtlığı yüzünden Almaya'dan göç edip ABD ye yerleşiyor. Bu kitapta bu konu dahil silahlanmanın yanlışlığından, din ve toplum kavramlarından, zorunlu askerliğin yanlış politika olduğundan , milliyetçilik akımının getirmiş olduğu yıkımdan, daha düzenli bir dünya oluşturmak için yapılması gereken şeyler gibi kendince olması gereken durumları gerek birileriyle mektuplaşarak gerek anekdotların eklenmesiyle oluşan bir eser. Bilimin yanında felsefeyle de ilgilendiği görülen Einstain'ın yalın bir dile sahip okuyucuda farkındalık oluşturduğu bir çırpıda biten güzel bir kitap olmuş.
1000k
Benim Gözümden DünyaAlbert Einstein · Alfa Yayıncılık · 20201,782 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu Bilgileri Bilenlerin Sayısı Çok Az
Puan vermedi
KİMSENİN BİLEMEYECEĞİ ŞEYLER "Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz." Kanaatim odur ki, kitaptaki en vurucu cümle. Bir atom çekirdeğindeki büyük bir enerjiyi ve yoğunluğu içinde barındıran ve bizim hali pür melalimizi anlatan kısa, net, anlaşır; ama aynı oranda yoğun, derinlikli ve vurucu etkiye sahip bir tespit.Eğitim sistemlerinde birçok balık uçmaya, birçok kuş yüzmeye zorlandığı için bir eğitimci olarak bu cümlenin neleri ifade ettiğini çok iyi anlıyorum. Eğitim sistemleriyle varoluşundaki zenginliği, zekiliği, farklılığı, kendine has ayırıcı özellikleri tek tipleştirilen milyonların iyi bir eğitim almak adına harcadığı maddi ve manevi enerjiyi düşününce aslında insanların kendi hayatlarını rasyonel kararlardan çok irrasyonel kararlarla devam ettirdiğine şahit oluyorum. Albert Einstein ne güzel ifade etmiş:"Öğrenmemi engelleyen tek şey, eğitimimdi..." Bir biyolog ve sinirbilim uzmanı Sinan Canan'ın "Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler" adlı deneme türünü anımsatan kitabını okuyorum. Daha önce Caner Taslaman ile çıktıkları programlardan ve [n]Beyin sitesindeki (nbeyin.com.tr) makale ve videolardan tanıdığım Sinan Canan, ele aldığı konuları kendi yaşam tecrübeleriyle zenginleştirerek bize sunduğu bu kitabıyla farkındalık yaratmayı başarıyor. Anlaşılması zor olan konuları bile sade, basit, akıcı ve anlaşılır bir dile anlatan bu kitap yazarın yaşam tecrübeleriyle zenginleştirildiğini çok rahatlıkla görebilirsiniz ve kitabı okurken üst perdeden bir dayatma, öğüt verici bir ukalalıktan ziyade samimi, sempatik, insani ve toplumsal sorumluluklarının bilincinde olan bir dostun muhabbetine iştirak ettiğinizi hissedersiniz. Kitapta birbirinden farklı birçok konu ele alınmış, bazı konu başlıkları şöyle: Kelimeler ve Düşünceler Celbedilmiş
Bilim
Kimsenin Bilemeyeceği ŞeylerSinan Canan · Tuti Kitap · 20183,280 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 12:56
"Serenade für Nadia" (pek inceleme yazmaya alışık olmadığım için direkt konuya dalıyorum ve pragraflar arasındaki kopukluklar için özür diliyorum) Livaneli'den okuduğum ilk kitap olan Serenad'da eleştirebileceğim birçok şey var. Öncelikle Tarık karakteri. Yazar Maya'nın işlerini hallederken detaya girmekle uğraşmamak için bu karakteri oluşturmuş sanki. "Avukat mı lazım? Hallederiz. Para mı? Borsa işi bende. Vize? Tanıdıklarım var." Gereksiz bir karakterdi bence. Abisi Necdet'e gelecek olursak replikleri bazen çok basitçe oluşturulmuştu. Saf kötü cümleleri vardı ki bunların da Maya abisine cevap vererek bize fikirlerini aktarsın diye yazıldığı belli oluyordu. Bu karakterlerin dışında saf iyi gösterilmiş ilk kez gördüğü bir insana muska verip 'Seni kötülüklerden korur' diyen müslüman bakkal amca benzeri alakasız karakterler de ara ara göründü. Bir şey daha eklemem gerekirse neredeyse her sayfada geçen şarap, rakı, viski, porto gibi içkilerin çok kullanılması "Yahu fransızlar bile bu kadar şaraptan bahsetmemiştir." dedirtti bana. Alkol tüketimiyle bir sorunum yok sadece bunların ve 'duş aldım, şu yemeği yaptım' tarzında cümlelerin çook sık kullanılması beni sıktı ve paragraf atlatacak cinstendi. Yazarın romanda değindiği mevzular gerçekten çok önemli ve dikkat çekilmesi gereken konular. Toplumun boşanmış bir kadına bakış açısı, teknoloji çağında gençlerin bağımlılıkları, dönemin ekonomik krizi, başörtülü olduğu için okuluna alınmayan öğrenciler -ki her konuda eşitlikçi olan Maya'nın bu konuya 'İstanbul çok değişti eskiden öğrenciler başörtüsü takmazdı' benzeri yorumu rahatsız edici ve romana tersti- İstanbulun bina yığını haline gelmesi vb. konular. Fakat bu kadar çok mevzuya değinmesinin zorlama göründüğünü ve konu bütünlüğünü bozduğunu düşünüyorum. Olumu eleştirilere
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Kafkayi; yazdıklarını, anlamaya çalışmak derin bir çaba gerektirir. Büyük bir mücadeleye girişirsin anlamlandırmak için, anlamadikca hirslanirsin, ağır gelir yorulur, öfkelenirsin, huzursuz olursun. Anlayamadikca soversin, anlayınca övecegin yazara; İşte bunları hissediyorsanız dönüşümün ilk evresini yasiyorsunuzdur. Artık böceğe dönüşmeye hazirsinizdir. Yada pes edersin kitabı bırakıp,insan olarak yaşamaya devam edersin. Kitabı ikinci kez derin inceleme yaparak okudum. Buradaki incelemelerede göz attım, atmaz olaydım. Yazarın yazarligindan şüphe eden mi dersin, kitabı saçma bulan mı, sıkıcı anlamsız bulan mı dersin. vs. vs. hepsi mevcut. Adamın kitabı yüzlerce dile çevrilmiş, milyonlarca okunmuş, hukuk fakültelerinde ders olarak anlatılmış, ünlü yazarlar tarafından ölümsüz eser olarak kabul edilmiş, siyaset kuramcilari tarafından vazgeçilmez olarak kabul edilmiş, yüzlerce makale yazılmış, sen gel burda gotunde pireler ucusarak okuduğun kitabı saçma bul. Neymiş kitap bana hitap etmiyor asıl sana hitap ediyor. K. ölmeden önce gördüğü pencereden aşağı sarkan insan silüeti hâlâ içinde bir umudun var olduğunu gösteriyor. İşte o umut tüm insanlığın ortak umudu. Neymiş kitabı bitirdim ortada suç yok çok ankamsiz. Sorun da orda ya en son sorgulanacak şey K. nin davalı mı değil mi olmasidir. Dava kitabında Kafka; insan ruhuna melankolik duygular birakmaz, iğneler batırır, darbeler bırakır, darbelerle sizden başka bir siz yaratır. Kitabı, yazarı anlamayabilirsin bu gayet doğal en iyi eleştirmen, edebiyatçılar bile ilk okuduğunda anlamayabiliyor. Einstein 'a bile tavsiye edildiğinde insan Zihni bu kadar karmaşık değil yorumunu yapmış. Onun içindir dünyanın en çok didiklenen yazarıdır Kafka. Neyse kitaba geçecek olursak, - Adalet
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,9bin okunma
E=mc2
Puan vermedi·115 syf.··
2018 12. kitabı
Benim gözümden dünya. .. Hepimizin 'çok iyi bildiği' Einstein amca. .  Bilim demek gerçek demek.  Gerçek demek acı da olsa en güzel demek.  Einstein amcamız bu eserini tamamen bilimsel olarak ele almaya çalışmış.  En net ifadeler.  Gerçeğe uygun şekilde.  Ve anlatımı da baya basit aslına bakacak olursak.  Herkesin anlayabileceği şekilde yaşamında edinmiş olduğu düşünceleri bize bir güzel aktarmaya çalışmış.  Eserde neyi ele almamış ki? Hayatın anlamı,özgürlük,iyi ve kötü gibi ahlak felsefesinin konuları, uluslararası işbirliği ve oluşumlar,eğitim,bilim,yönetim doktrinleri, pasifizm,militarizm,kadınlar,savaşlar,kültür,dinler,toplumlar vs vs.  Çok şey hakkında baya güzel şeyler yazmış doğrusu.  Lakin ben Einstein amcadan ziyade yazılanları beğeniyorum.  Çok beğendim hatta.     Einstein'in kitabın muhtevasına uygun bir karakter olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.  Kitaba yansıtmış olduğu söylemler kendisini yansıtmıyor kanaatimce.  Tamam o yazmış belki kabul ediyorum ama yanlış yönlendirme yapıp kendisini iyi göstermeye çabalama anlayışı olmuş desek yeridir.  Einstein çok zeki ve politik bir kişiliğe sahipti.  Bilim için yaptıkları ortada ki bu yaptıklarından ötürü kendisine ve zekasına olan saygım sonsuz.  Peki bilimi ne için kullandı.  En iyi bilim esas itibariyle amaç olan bilimdir.  Pek tabii araç olarak ta kullanılabilir ki gerekli hatta bazı yerlerde. Teknoloji vs vs.  Ve önemli olan başka bir argüman da kimin için bilim.  Bilim için mi bilim, herkes için mi bilim yoksa belli bir zümre için mi bilim.  Einstein amcanın Japon çocuklara söylediği cümleyi onunla konuşmak isterdim doğrusu. Ama malesef işte.    Okuyun ve okutun.  Esenlikle.  İyi okumalar
Felsefe
Benim Gözümden DünyaAlbert Einstein · Alfa Yayıncılık · 20201,782 okunma