9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 190. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:35
"Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur "demiş ya Einstein..Kendimi atomu parçalamış gibi hissediyorum. Niye mi? Bu kitabı ilk gördüğümde niyeyse adı tuhaf geldi benim tarzım degil diye düşürdüm.Ama sonra bir kaç arkadaşım o kadar methetti ki okumaya karar verdim .Sıfır beklentiyle başladım ve büyük bir tatmin duygusuyla bitirdim kitabı .. Petrikor, yağmur damlacıklarının kurak bir dönemden sonra kuru toprakla buluşmasıyla ortaya çıkan o karakteristik, taze ve ferah toprak kokusuna verilen isimdir.Ne hoş değil mi ?Çok sevdigim bir kelime yerleşti dağarcığıma..Ben de bayılırım o kokuya ... Kitap iki eksende ilerliyor. Biri aynı işyerinde çalışan bir adam ve kadın .Adlarını bilmiyoruz. Ben kafamda koydum adlarını ama bana kalsın.. Digeride evrende Oasis ve Lapis gezegeni arasında...İONIX döngüsü. Bu döngü yeniden doğuyor. Her döngüde gezegenler birbirine yaklaşıyor ama nu sefer tarih boyunca görülmemiş bir yakınlıkta.Çekim güçleri öyle şiddetleniyor ki ,iki gezegen birbirinin özüne dokunuyor . Tıpkı Yokluk Ülkesinde ki adamla kadın gibi ..Adam artı kutup ,kadın eksi doye tanımlıyor yazar .Zıt kutuplar birbirini çeker teorisini yaşıyorlar adeta.. Onlar da kah yakınlaşıyor, kah en ufak bir duygu geçişiyle uzaklasıyorlar birbirlerinden .Başlarda toksik ilişki diye düşündüm ama yaşadıkları, duygu geçişleri fikrimi değiştirdi. Hem kozmik ,hem psikolojik derinliği olan bir kitap .Metaforik anlatımı olmasına rağmen sade dili insanı yormuyor ..Son zamanlarda sevmeye başladığım Uzakdogu edebiyatı sakinliği var kitapta .. Haziran ortasında olmamıza rağmen bugun yağan yağmur eşliğinde okumak çok keyifli oldu benim için .O kokuyu doya doya çektim içime... Kitapla kalın dostlar.... Petrikor Jonah Axon
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202674 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 248. kitabı
Jack London, insanı vahşi doğanın karşısında çırılçıplak bırakan o amansız ve dondurucu evrenini, bu kez Alaska’nın uçsuz bucaksız beyazlığında geçen sarsıcı bir hayatta kalma ve gurur mücadelesiyle örüyor. Kitap, altının ve zenginliğin peşinden Klondike’ın o ölümcül soğuğuna gözü kapalı dalan beyaz adamın medeniyetten uzaklaştıkça geçirdiği zihinsel ve fiziksel dönüşümü, yerli halkların doğayla kurduğu o kadim ve saygılı bağla karşı karşıya getiriyor. Yazar, insanın doğaya hükmetme yanılgısını ve kibrini, eksi elli derecede donan nehirlerin, uluyan kurtların ve sessizliğin ortasında birer birer kırıyor. Kar kaplı o çetin coğrafyada hayatta kalmanın kuralı kas gücü ya da teknoloji değil; doğanın dilini anlamak, sabretmek ve içgüdülere kulak vermektir. London’ın o alametifarikası olan yarı belgesel, sert ve bir o kadar da lirik dili, okurun teninde o dondurucu Kuzey rüzgarını bizzat hissettiriyor. *Bir Kuzey Macerası*; sadece bir macera öyküsü değil; insanın kendi sınırlarıyla, yalnızlığıyla ve en ilkel korkularıyla yüzleştiği, medeniyetin sahte konforundan uzakta, doğanın o acımasız ama adil adaletini fısıldayan kısa, yoğun ve sarsıcı bir Jack London klasiğidir.
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·136 syf.··
2026 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:00
Birkaç ay önce başlayıp 10 sayfa okuyup bırakmıştım ama kitabın asıl akıcılığı yarısından sonra başlıyormuş. Muhteşem diyemem, eksi yönleri var ama tatlı bir Fransız edebiyatı hikayesiydi bence. Jerome’a aşırı üzüldüm, kesinlikle mutlu olmayı hak ediyordu.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,532 okunma
Nasıl bitti anlamadım.
9/10
·616 syf.··
2026 131. kitabı
Nocticadia benim için atmosferiyle öne çıkan bir kitap oldu. Karanlık, gotik ve yetişkin bir yapısı var. Daha ilk sayfalardan itibaren o kasvetli havayı hissettiriyor ve kendini rahatlıkla okutuyor. Hikâyenin işleniş tarzını beğendim. Anlatım dili akıcı, ritmi dengeli ve iniş çıkışları yerli yerinde. Genel olarak çevirisini de başarılı buldum, editöryal açıdan gözüme batan belirgin bir sorun olmadı. Kitap beni büyük ters köşelerle şaşırtmadı. Ama bunu bir eksi olarak görmüyorum. Çünkü karakterler kendi içlerinde oldukça tutarlı yazılmış. O tutarlılık da olayların nereye evrileceğini az çok tahmin edebilmemi sağladı. Bu yüzden tahmin edilebilir ilerlese bile yapay hissettirmedi. Karakter tarafında gri ahlaklı yapı hoşuma gitti. İyi-kötü çizgisi net değil ve bu da hikâyenin atmosferine uyuyor. Ancak akademi tarafı benim beklediğim kadar güçlü değildi. Lilia’nın okul ortamı ve öğrenci etkileşimleri biraz yüzeysel kalmış. Bu yüzden tam anlamıyla bir “akademi romanı” hissi alamadım. Bunun dışında fiziksel baskısını da oldukça başarılı buldum. Kapak tasarımı ve yan boyamaları gerçekten çok güzel durmuş. Sonuç olarak: Tahmin edilebilir olsa bile atmosferi, karakterleri ve akıcılığıyla keyifle okuduğum bir roman oldu. Hatta benim için “bitmesin diye okunan” kitaplardan biriydi.
NocticadiaKeri Lake · Juno Kitap · 2025251 okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2026 43. kitabı
Serinin bu kitabındaki olay akışını diğerlerine göre daha az beğenmeme rağmen yazarın dili ve hayal dünyası, yapmış olduğu doğa tasvirler beni her türlü kitabın içine çekmeyi başardı. Montgomery'nin sözcükleri ustalıkla ve incelikle seçişi, cümleye işleyişi her daim ona hayranlık duymama sebep oluyor. Benim için tek eksi yönü -yazarın eserleri tüm yaş grubuna hitap etse de- bu kitabında çoğunlukla çocukların başından geçen olaylara yer verdiği için ilerlemesinin zor oluşuydu. *Kitap son bölümüyle gönlümü fethetmeyi yine başardı :) ♡
Yeşilin Kızı Anne 6L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20211,785 okunma
Puan vermedi·480 syf.·
2026 420. kitabı
Can Dündar tarafından kaleme alınan Abim Deniz, Deniz Gezmiş'in kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığına dayanır. Siyasi bir portrenin ötesinde, çocukluk anılarını, aile mektuplarını ve Gezmiş'in kamuoyunca bilinmeyen insani yönlerini duygusal bir dille merkeze alır. Deniz Gezmiş'in çocukluğu, aile albümlerindeki fotoğrafları ve kardeşiyle olan anıları üzerinden onu sıradan bir insan ve abi olarak ele alır. .Aile Mücadelesi: Baba Cemil Gezmiş'in oğlunu idamdan kurtarmak için gösterdiği büyük çabayı ve ailenin bu süreçteki metanetli duruşunu gözler önüne serer.Belgeler ve Mektuplar: Bugüne kadar özenle saklanmış mektuplar, orijinal notlar ve belgeler aracılığıyla dönemin siyasi atmosferini belgeler. 27 Subat 1947 tarihinde ankara’da dogan deniz gezmiş, liseyi istanbul’da okumuştur. 1966’da istanbul universitesi hukuk fakultesi'ne girmiş kisa surede genclik eylemleriyle on plana cikmiş, tip'te calişmiş, 1968'de devrimci hukuklular orgutu'nu kurmuştur. samsun'dan ankara'ya "mustafa kemal yuruyuşu"nu duzenleyen deniz gezmiş, bir sure sonra thko'yu kurmuştur. sivas'in gemerek ilcesinde catişmada yakalanmiş, 6 mayis 1972'de yusuf aslan ve huseyin inan ile birlikte idam edilmiştir. deniz gezmiş, turk devrim tarihinin en buyuk isimlerinden, simgelerinden biridir. Eksi sözlukten ögrendiğmiz Deniz Gezmiş okuduk Abim Deniz okurlara, Türkiye yakın tarihinin en önemli figürlerinden birini çok daha yakından tanıma ve empati kurma imkanı sunar. Her satırı hüzünle harmanlanmış bır hayattın geriye kalan anıları yüreklerinde silinmez ızlerın derinliğini kesfettık Bu dünyadan bır "Deniz Gezmiş" geçti
Anı mektup günlük edebiyat anlatı
Abim DenizCan Dündar · Can Yayınları · 20165,5bin okunma