library ımde ki yemekleer
**** [bi an aşırı mantıklı buldum niye bilmiyom. sınavlar daha bitmedi yaptığım işe bak🤗😭💖] 🔱 Percy Jackson ve Yunan Tanrıları serisi ➡️ çikolatalı sufle! 🍫🌋 bu serinin bendeki yeri gerçekten çok başka bazen abartıyorum gibi geliyor ama anlamadığğım şekilde çok seviyoom. ne zaman sınav haftasından çıksam, ders çalışmaktan kafam patlasa ya da hayattan soğusam direkt gidip Percy okuyorum. çünkü o mitolojik maceralar, melez kampının o kaotik ama aşırı samimi ortamı insana kış ayında sıcacık, içi akışkan bir sufle yemek gibi devasa bir mutluluk veriyor. insanı asla yarı yolda bırakmayan o garanti lezzettt. kaç yaşına gelirsem geleyim bundan sıkılmam galiba.TEŞEKKÜRLER Rick Riordan 💖 🍏 İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisi ➡️ tuzlu eriiiik! 🧂✨ düşünürken bile canım çekti, öyle nokta atışı bir eşleşme benim içinn. Pip’in peşinden gidip o gizemleri, kasabadaki iğrenç sırları çözeceğim diye heyecandan kalbim ağzımda okudum. ekşi erik yemiş gibi hissettim ama o merak duygusundan dolayı bir oturuşta bitti gitti. tam bir bağımlılık sebebi, asla elden bırakılmıyo. ☕ Satranç ➡️ espresso 🖤 Espresso iki o ile mi yoksa tek o yla mı yazılıyo hiç bakmadım üşendim umarım doğruduur🤗😭. ben acı kahve insanıyım hiç sütlü şeyler içemeem türk kahveside olabilirdi de yok ya espresso direkt sert ve acı. ilk yudumda insanı şöyle bir sarsar ya, bu klasikler de tam olarak o enerjiye sahiip. ilk sayfalarda "ne okuyom ben şimdi ?" diye bi afallıyo belki ama okudukça o insanın zihnini anında açan, tokat gibi çarpan keskin tarzı o kadar sarıyor ki elinizden bırakamıyonuz. 🚀 Scarlet [ay günlükleri serisii] ➡️ karışık pizza! 🍕🧀 kitaplığımın en kaliteli köşelerinden biri kesinlikle bu seri içinde gerçekten yok yok; bilimkurgu var, masal uyarlaması var, aşk var, dram var, deli gibi aksiyon vaaar... tıpkı her diliminden ayrı bir malzeme
İleti
Denize karşı okunan kitabım bu tatilde
“Tezgahın üzerinde bir tutam tuz, küçük bir kase bal, yarım bir limon ve küçük bir kırmızı biber vardı. Usta hepsinin tadına bakmasını istemişti, aşçıbaşı da bakmıştı. Tuz tuzlu, limon ekşi, bal tatlı, biber de acıydı. "Bunlara tat denir." demişti Usta. Sonra küçük bir havuç almış, çabucak soymuş, üzerine limon sıkmış, biraz da tuz gezdirmişti. "Ye." demişti uzatarak. Aşçıbaşı havucu kemirirken, ince iki dilim de peynir kesmişti. Birinin üstüne bal dökmüş, diğerinin üstüne de boylamasına ikiye böldüğü kırmızı biberi koymuştu. "Ye." demişti bir kez daha. Aşçıbaşı biberli peynirden ısırdığı lokmayı yuttuktan sonra "İşte" diye devam etmişti Adem usta, "Bunlara da lezzet denir. Hepi topu dört tat* vardır ama lezzetler sonsuzdur." (Pir-i Lezzet s.99’dan alıntı) *4 Tat: Acı-tatlı-tuzlu-ekşi Benim tadım orta şekerli☕️🧊🍬 📍Urla, İzmir🇹🇷 🐚🪸⚓️🌊🚤🛟
Benim Kitap Önerilerim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yanlış bilinen doğrulardan bir tanesi
Peygamberimizin Dostları Ben de bu zamana kadar daha beteri olarak biliyordum ama bu Dünyadaysak bildiğimiz şeylerden dahi pek emin olmamız gerektiğini öğrenmemiz gerekiyor artık. Vee normal bildiklerimizin bazen bir zincir halkasına dönüşmüş olduğu gerçeğiyle de yüzleşiyoruz: en yerinde ama ters örneği olarak imansızın böyle bir pozitifliği olduğunu düşünür müydünüz? Peki, imansızın pozitif hali varken dinsizliğin neden olmasın? (: Dinsiz o pozitiflikte daha altta kaldığı için üstü olan imansızlık geliyor. Yani beterin beteri değil de iyinin daha iyisi. Ama çoğu zaman kötünün sadece kötü olduğuna, iyinin sadece iyi olduğuna aldandığımız için pozitif anlamında kullansak bile hakaret veya küfür olarak algılayacaklar çıkacaktır. (: Din sahibi olup sonraki seviyeyi dinsizlik ya da imansızlık olarak belirleyen var mıdır? :) Dinden çıkmak, kötü bir şey olarak algılanıp algılatılıyor ama ya gereken zaten dinde durmak yerine çıkmaksa?.. Ne de olsa onun da başı varken sonu yerine sonsuzluğunu: aynı kalacağını düşünmek saçma değil mi? Birkaç gün önce "Arif için din yoktur." sözüne denk gelmiştim. Anladığım: din bir yoldur. Bir başlangıçtır. Yola da hedefe varmak için çıkarsın. Yol, hedefe vardığında biter. Sen hedef yerine yolu ya da yolda kalmayı (durmayı) sonsuzlaştırırsan o yolun ya da yolda olmanın ne anlamı kalır? O yol, sen yürü diye var. Tek yol da değil. Ama en kolay, en açık, en şeffaf yollardan biri. Yolda ilerleme katetmek için aklını kullanmaya itiyor. Yüreğini temizlemeni veya temiz tutmanı söylüyor. Birlik bilinci oluşturuyor: ayrımcılık, üstünlük... bitiyor. Her şeyin somut olduğu Dünyada, soyut taraf için hazırlık yaptırıyor: yaşamda ruhtan önce bedeni algılıyoruz. Aynada görüyoruz, bu eller ve ayaklar ne, bu yüz ne? Boyumuza veya kilomuza bakıyoruz. Saçımıza, tırnaklarımıza,
Alıntı
derbeder olduk
Gece Açan Çiçekler Tarık Tufan kalemiyle ilk defa tanıştım. Yine popüler olmasına rağmen ön yargıyla yaklaştığım bir yazar ve kitaptı. Fakat beni tamamen alt etti ki, bir kez daha önyargılı olmamam gerektiğinin kanısına vardım. Açıkcası bu kadar beklemiyordum. Yazarın güçlü kalemi, süslü edebiyatı ve derin ruh sentezleri sayfaların içine çektikçe çekti, çıkamadım.. Keza karakter oturumu, konu bağlamı şahane. Bazen ruhum yoruldu, bazen acı çektim. Kimi zaman ruhuma dokundu çoğu zamansa işledi. Öyle paragraflar vardı ki ağlamamak işten bile değil. Kalbimde, ruhumda kuyu kazıldı. Bu bir eksi değil hatta yazarın başarısıdır. Her anlamda çok çok başarılı bulduğum bir eser oldu. Edebi lezzet arayaşına düştüğümde seçimim yine Tufan'dan yana olacak.. 👏 Tarık Tufan
1000Kitap
Yazdığım Karakterleri Gömüyorum :D
Karakterlerin eksi yönlerini sıralamak gerekirse Umay Ülgen, her durumda kavga çıkarabilecek bir potansiyele sahip. Kitabı okurken içsel karmaşası okuyucu delirtebilir. Keçiden beter inadı var, burnunun dikine gitmeyi epey seviyor. Attila Başkurt, öfke problemi ile başı dertte ve sürekli geçmiş olaylar yüzünden Umay'ı suçluyor. Yahu onca yıl bu kızı aradın, aşkından geberiyorsun hala 'sen şöyle yaptın böyle yaptın' diyorsun ama yanından da ayrılamıyorsun. (Neyse sonra yola geldi) Bu arada manüplasyon konusunda bayağı iyi. Ogeday Ülgen, hem akıllı hem de saf bir karakter. Oğlum niye herkese hemen inanıyorsun? 'Attila abi Attila abiii' çocuğum tüm o doğaüstü olaylara şak diye inanıp, ablanı ikna etmeye çalışman da ayrı bir çelişki. Laçin Sungur, kızım sen salaksın. Niye her şeye ağlıyorsun? Okurken tokat atmak isteyebilirsiniz. A. Almira Mergen 49. Şafak
Alıntı
nefes
Aldığım nefes bana armağan, Yaşamın ta kendisi armağan olan. Kendini gerçekleştirmiş bir hediyeyiz. Kendimize ve zamana ve zaman sandığımız kocaman sonsuz bir an'ın kendini kendine sunduğu eşsiz bir kaideyiz. Evrenin küçük heykelleri, Dünyanın çömlekten putlarıyız. Yıldızların toprakla yoğurduğu kilden yapılmış minik tanrılarız. Ve yine o yıldızların milyonlarca yıl akıttığı gözyaşlarının kıyıya vurmasıyla bozduğu kumdaki yazılarız. Çengeller ve Çemberler