Ela

1/10
·437 syf.··
2022 19. kitabı
İnkılap tarihi dersinde fikir akımlarını işlerken Türkçülük, Osmanlıcılık, İslamcılık ayrı ayrı sayılmıştı. Bu bana tuhaf gelmişti çünkü bence hepsi bir bütündü. Nasıl ayrı ayrı ele alınabilirdi ki? Bu kitabı okuyunca taşlar yerine oturdu diyebilirim. Kitap, I. Dünya Savaşı sonrası İstanbul'un işgali ve Kurtuluş Savaşı'nın yapıldığı zamanları anlatan bir roman. Öncelikle yazar, Türkçü. Kitap, salt bir fikriyatla yazılmamış yani. Kitabı asla sevmedim, sadece bitirmeye çalıştım. Bu çalışmamın sebebi de o dönemdeki aydınlanamamış aydınların nasıl bir zihin yapısına sahip olduklarını öğrenmekti. Yazar Osmanlı'yı sevmeyen bir zihniyette. Yavuz Sultan Selim'i sapkın, 4. Murad'ı katil, Abdülhamid'in tahttan indirilmesini de dönemin en umut verici olayı kabul etmiş. Ayrıca yazar bunlarla da kalmayıp namaz kılmayı, Kur'an okumayı, çarşaf giymeyi, medreseye gitmeyi küçük görmekte. Peki Türkçülük bu kitabın neresinde derseniz; yazar vatan sevgisine sahip ama şehitlikten söz etmiyor. Eğer işler ters giderse intihar etmeyi kendine mübah görüyor. Kitapta da geçen intihar olayları az değil. Kısacası Türkçülük, manalandırılamayan bir ırkçılık. Benim çıkardığım sonuç yazarın kafası fazla karışık, romandaki karakterlerle de bunu çok iyi ifade etmiş. Can yakıcı başka bir nokta ise şu; bu kitap '100 Temel Eser' içinde. Vah ki, bu kitabı ortaöğretim öğrencilerinin önüne koyan MEB'e. Allah'tan kitap akıcı değil de pek sarmıyor. (Okurken ne zorlandım bir bilseniz )
Edebiyat
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 201913,3bin okunma
Ela
ne kadar da geri kafalı bir yorum
Reklam
“Rüyalar Anlatılmaz” Kitabı Üzerine
Puan vermedi
Ela Nermin Yıldırım Rüyalar Anlatılmaz Nermin Yıldırım’ın “Rüyalar Anlatılmaz” Kitabı Üzerine Neredeyse Nermin Yıldırım külliyatını tamamlamak üzereyim. Yazarın eserlerini karmaşık bir sırayla okudum ve ilk kitabını sona sakladım. Fark ettim ki, “Rüyalar Anlatılmaz” onun ikinci kitabıymış. Bir yazarın ikinci kitabı olmasına rağmen bence oldukça başarılı; hatta kurgu açısından en beğendiğim kitabı oldu. Yıldırım’ın romanlarında psikolojiyi ustaca işlediğini düşünüyorum ve bu yönünü özellikle seviyorum. Karakterlerini derinlemesine analiz ediyor; adeta ruhlarını masaya yatırarak okura sunuyor. Bu analizler, her okuyucunun kendi farkındalığı ölçüsünde bir şeyler almasına olanak tanıyor. “Rüyalar Anlatılmaz”, kişisel olarak bende yazma isteği uyandıran bir kitap oldu. Yazarın merakı hep diri tutması, Eyüp'ün yerini gizemini koruyarak, sıkmadan, basitleşmeden ve mantığından sapmadan ilerlemesi önemli bir nokta. Nermin Yıldırım, romanlarında farklı karakterlere de ses vererek, onların hikayelerini kendi ağızlarından dinlememize imkan tanıyor. Bu, romanın derinleşmesini ve okuru içine çekmesini sağlıyor. Her karakteri tanıdıkça, onlara dair bir yerden sevgi, acıma veya başka duygular beslemeye başlıyorsunuz. Aynı olayın farklı karakterler tarafından nasıl içselleştirildiğini görmek, insan olmanın karmaşıklığına dair çok güzel bir farkındalık sunuyor. Kitapta en sevdiğim karakter Müyesser oldu. Kendini hep suçlu hisseden ve sürekli cezalandıran bir kadın olarak, onu yaralı bir kız çocuğu gibi gördüm ve kucaklamak istedim. Yazarın, bu duyguyu bana geçirebilmesi onun başarısını gösteriyor. Pilar’ın yolculuğu kitabın ana akışını oluştursa da, beni en az cezbeden karakterler Pilar ve Eyüp oldu. Buna karşın, Müyesser ve Perihan’ın hikayeleri beni çok daha derinden etkiledi; hatta
Roman
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20124,388 okunma
Dernhelm isimli okura yanıt verildi
Ela
Çok teşekkür ederim çok sevindim 🌸
Alışkanlıklar yerleştikten sonra kişi, onların dikte ettikleri şeyleri yapmaya mecbur kalır. Yinelenen her düşünce, her eylem daha çok güçlenir ve kişiyi tamamen ele geçirir. Kişi, alışkanlıklarından ve koşullanmalarından kaynaklanan bir hapishaneye kapatılmış olduğu halde özgür olduğunu düşünmeye ve tüm hareketlerinin kendi iradesiyle gerçekleştiğini zannetmeye devam eder.”
Ela
Aslında sizin her hareketiniz, her düşünceniz ve her tepkiniz alışkanlıklardan doğar. Siz, tümüyle alışkanlıklarınızın pençesindesiniz. Alışkanlıkların sizin üzerinizde kurdukları hâkimiyetin ne boyutta olduğunu, kendinizi izlemeye başladığınız zaman daha iyi kavrayacaksınız.