Ela

Zamanla Değil, Hayatla İlgili Bir Kitap
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Sınırlı hayatınızı neye adayacaksınız? Çünkü artık zaman yalnızca kişisel verimlilik meselesi değil; etik bir mesele. Vaktini neye verdiğin, aslında neye değer verdiğinin en dürüst göstergesi. Dolayısıyla zaman yönetimi burada karakter meselesine dönüşüyor. İnsan takvimini nasıl dolduruyorsa, hayatını da öyle kuruyor diyor. Katılmamak elde mi? Şunu söyleyebilirim ki, Four Thousand Weeks sadece “zaman az, hayat kısa, yavaşla” kitabı değil. Aslında zaman hakkında yazıyor gibi görünse de, kitabın asıl meselesi kimlik. Çünkü zaman yönetimi problemi çoğu zaman takvim problemi değil, kim olmak istediğinle ilgili bir problem.Bu yüzden de bu kitap aynı zamanda gizli bir yas kitabı evet, çünkü bence Burkeman’ın bütün anlattığı şeyin altında küçük küçük kayıpların yasını tutmak var. Her seçim başka bir hayatın kaybı. Her “evet” başka bir şeye “hayır.” Her geçen yıl başka bir ihtimalin kapanışı demek. İnsan çoğu zaman aslında şunu inkâr ediyor: her şeyi yaşayamayacağını, her ihtimalin ona ait olmayacağını, bazı hayatların hiç yaşanmayacağını. Kitap bir yerde şunu söylüyor: Olgunluk biraz da yaşanmayacak hayatların yasını tutabilmek. Ayrıca kitap güçlü biçimde “hazır olunca başlayacağım” yanılsamasını yıkıyor. Bu bence kitabın en pratik ama en acı taraflarından biri.Burkeman’ın söylediği şey şu: Hayatın büyük kısmı zaten hazır hissetmeden yapılacak. Yazmak, sevmek, üretmek, başlamak, karar vermek — bunların çoğu netlik geldikten sonra değil, netlik yokken yapılır. Birde modern hayatın asıl kaybı zaman değil, derinlik.Bir diğer güçlü ama daha sessiz fikir: özgürlük seçenek bolluğu değildir. Modern kültür bize özgürlüğü açık kapılarla satıyor: ne kadar çok seçenek varsa o kadar özgürsün. Burkeman bunun tersini söylüyor. Sonsuz seçenek çoğu zaman özgürlük değil, felç üretir.
Dört Bin HaftaOliver Burkeman · Epsilon Yayınevi · 202364 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Rüyalar Anlatılmaz” Kitabı Üzerine
Puan vermedi
Ela Nermin Yıldırım Rüyalar Anlatılmaz Nermin Yıldırım’ın “Rüyalar Anlatılmaz” Kitabı Üzerine Neredeyse Nermin Yıldırım külliyatını tamamlamak üzereyim. Yazarın eserlerini karmaşık bir sırayla okudum ve ilk kitabını sona sakladım. Fark ettim ki, “Rüyalar Anlatılmaz” onun ikinci kitabıymış. Bir yazarın ikinci kitabı olmasına rağmen bence oldukça başarılı; hatta kurgu açısından en beğendiğim kitabı oldu. Yıldırım’ın romanlarında psikolojiyi ustaca işlediğini düşünüyorum ve bu yönünü özellikle seviyorum. Karakterlerini derinlemesine analiz ediyor; adeta ruhlarını masaya yatırarak okura sunuyor. Bu analizler, her okuyucunun kendi farkındalığı ölçüsünde bir şeyler almasına olanak tanıyor. “Rüyalar Anlatılmaz”, kişisel olarak bende yazma isteği uyandıran bir kitap oldu. Yazarın merakı hep diri tutması, Eyüp'ün yerini gizemini koruyarak, sıkmadan, basitleşmeden ve mantığından sapmadan ilerlemesi önemli bir nokta. Nermin Yıldırım, romanlarında farklı karakterlere de ses vererek, onların hikayelerini kendi ağızlarından dinlememize imkan tanıyor. Bu, romanın derinleşmesini ve okuru içine çekmesini sağlıyor. Her karakteri tanıdıkça, onlara dair bir yerden sevgi, acıma veya başka duygular beslemeye başlıyorsunuz. Aynı olayın farklı karakterler tarafından nasıl içselleştirildiğini görmek, insan olmanın karmaşıklığına dair çok güzel bir farkındalık sunuyor. Kitapta en sevdiğim karakter Müyesser oldu. Kendini hep suçlu hisseden ve sürekli cezalandıran bir kadın olarak, onu yaralı bir kız çocuğu gibi gördüm ve kucaklamak istedim. Yazarın, bu duyguyu bana geçirebilmesi onun başarısını gösteriyor. Pilar’ın yolculuğu kitabın ana akışını oluştursa da, beni en az cezbeden karakterler Pilar ve Eyüp oldu. Buna karşın, Müyesser ve Perihan’ın hikayeleri beni çok daha derinden etkiledi; hatta
Roman
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20124,402 okunma
Harikaydı
8/10
·464 syf.··
2022 4. kitabı
Oma yani almanca nine. Münib Engin Noyan anneannesi Adele Wilhelmine Masterman yani Adile Erman`nın 1920`lerde Almanya`dan yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetine gelin olarak gelmesinin hikayesi. Tamamen gerçeklere hatta Adile hanımın günlüğüne dayalı bu biyografik kitabı zevkle okuyacaksınız.
Biyografi
OmaMünib Engin Noyan · Profil Yayıncılık · 2019574 okunma
Pamuk, ülkesinde değeri anlaşılamayan büyük yazar
8/10
·544 syf.··
2022 3. kitabı
Veba gecelerini, uzunluğuna rağmen kitaptan asla kopmadan hatta zamanla karakterlere ve Adaya içten bir yakınlık duyarak merak ve keyifle okudum. Bu nedenle haksız eleştiriler yazıldığını düşünüyorum. Mesela burada birisi Abdulhamit ve tarihimizi uydurma şeylerle aşağıladığını yazmış. `Uydurma`! Pardon da, Romancıyı ve romanı büyük yapanda budur. Adı üstünde roman zaten uydurmadır. Tarihten sadece esinlenilmiştir, Pamuk zaten tarihçi değil keza buda bir tarih kitabı değil “Roman”! Öncelikle bunun ayrımına varalım. Sonrasında, Pamuk’un aslında iyisiyle kötüsüyle yaşadığı toplumu gayet iyi tanıdığını ve bunu romanda Minger halkına yansıttığını söyleyebiliriz: bkz tekkeler, Valinin şeyhlerden çekinmesinden dolayı karantinayı hızlı ve tam uygulatamaması, valinin koltuğunu bırakmamak için aslında inanmadığı bir mücadelenin bir parçası olmasıyla kendi sonunuda getirmesi…Koyu müslüman halkin camilerin kapatılmasından dolayı patlamaya hazır olması... Alıntı: ”sürekli her şeyin Allah'tan geldiğini tekrarlıyordu.” İnsanda (hayali) Minger adasını ziyaret etme isteği yaratıyor yazar, öyleki postanesinden, bahçeli evlerine, rum mahallelerinden, dağlık arazilerine, esnaflarından, komşuluk ilişkilerine, hatta adanın nesiyle (Mermeri, çöreği..) meşhur olduğuna kadar yazmış. Çok ayrıntı var ve bu ayrıntılar romanı gerçekçi yapmış. Google arama motoruna Minger adası ve ya Pakize sultan gerçek mi diye çokça yazılmıştır heralde :) İtiraf edelim kolağası karakterini yani Bağımsız Mingerin kurucusunu yaratırken yazar Atatürk’ten ve onun Türkiyeyi kurarken ki devrimlerinden ilham almış. Sonra okuduklarıma göre bunu Atamıza hakaret olarak bile algılayıp yazara dava acmışlar.Yazık. Ben okuduklarımdan kolağasına saygı ve sevgiden fazla bir şey görmedim kaldı ki esinlenilmiş olabilir ancak o
Edebiyat
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
6/10
·333 syf.··
2019 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2019 08:06
İnci Aral’ı severim. Ama bu kitabı sevmemenin tek bir nedeni var. Oda şu aslında; bir günlük zaman diliminde tek tek karakterleri belirli bir bölümde kendi ağızlarından dinlememizle birlikte “olayları algılayışımıza ve kişileri karşı olan anlayışımıza” katkı sağlayacağına inanmam. Ortada bir aldatma varsa bunu hem adam açısından hem aldatılan kadın açısından hem de ikinci kadının bakış açısından görebiliyoruz. Kitap okumanın temel faydalarından birini çok güzel salıyor bu nedenle. Empati yeteneğinizi artırıyor. insanları anlamaya çalışmayı ve olaylara farklı pencerelerden bakabilmeye yardımcı oluyor. Ayrıca zevkli bir okumaydı. Evet sonu tahmin edilebilir ama bence yazarın böyle bir kaygısı olmamış zaten.
1000Kitap
Morİnci Aral · Epsilon Yayınları · 20031,800 okunma