Nedense,hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini,herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara,sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için alaka ve merhamet göstermek isteriz.
hiçbir yere tutunmadan,hiçbir yerde köklenmeden,akan suyun üzerinden kayar gibi yaşıyordum ve bu soğuklukta ölü,cesedimsi bir yan olduğunu gayet iyi biliyordum;gerçi henüz çürümenin kötü kokan soluğu hissedilmiyordu,ama umarsız bir donukluk,acımasız,soğuk bir duygusuzluk yerleşmiş,yani bedensel anlamda gerçek ölümün ve çürümenin dışarıdan da görüldüğü aşamanın eşiğine gelmiştim.