"mutlu anlardan geriye kalan eşyalar; o anların hatıralarını, renklerini, dokunma ve görme zevklerini bize o mutluluğu yaşatan kişilerden çok daha sadakatle saklarlar."
"düşün ki şu anda çehresini hatırlayamıyorum bile fakat hafızamdan daha derin bir yerde onun bir taşa hakkedilmiş kadar keskin bir tasvirinin, akılların almayacağı kadar eski zamanlardan beri mevcut olduğuna eminim."
Bize gerilik ve iptidaîlik olarak gösterilmek istenen dinimiz, meğer ne ulvî bir yüceliğe sahipmiş! Ve o yüce dinin mensubu olduğumuz halde ona sırt çeviren biz gafiller meğer ne cüce birer varlıkmışız!