Az yazıp çok yaralayan şair. Kelimeleri az, etkisi büyük.
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 17:46
Kendi özgün sesini bulduğu 1950’den sonra özel bir dil kullanarak kaleme aldığı bu şiirlerinde şairin kendisi de röportajda belirttiği gibi, geçmiş yaşantısından süzülüp gelen ikinci kişi ile kendi arasındaki problemleri çeşitli yönlerden derinleştirdiğini, bunu yaparken de oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çoğu kez en aza indirdiğini görüyoruz. Bu kitabında ele aldığı şiirlerinin çoğunda özlü, hicivli ve şaşırtıcı bir sonuca bağlanan zekice yazılmış epigram sanatından da izlere rastlamak mümkün. Tam olarak ikinci yenici olarak nitelendiremesek de şiirlerindeki soyutlama, imgelem ve çağrışıma dayalı kapalı anlatım, ikinci yenicilerle zaman zaman etkileşim içinde olduğunu veya onlardan ister istemez etkilendiğini gösteriyor. Şairimizin 4 kitabı ve içindeki şiirlerden toplamda 70 tane şiirini dinlemek bu özel seri sayesinde nasip oldu. Peltekliği, ses tonu ve tonlamaları şiirin büyüsüne insanı ciddi derecede kaptırıyor. En beğendiklerimi aşağıya bırakıyorum ki daha sonraları tekrar tekrar dinlemek veya okumak istiyorum. Bazılarını da tabii ki ezberlemek.. … EN BEĞENDİKLERİM … . Dünya Kaçtı Gözüme’den . Giden Kelimeler Kelimeler Canbaz Pay O Gece Kalın İstasyonu Var (ezberle) Eskiden . Sen Sen Sen’den . Saçları 2=1 Tentation Aşk Şarkısı Kıvılcım Seni Seyrederdim 360 Derece Yön Anlam . Bir Kapı Önüne’den .
Edebiyat
Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde OlurumÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,405 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 18:52
Bu kitap, özellikle sınav senesi gibi belirsizliğin ve stresin tavan yaptığı dönemlerde okunması gereken bir "liman". Çünkü biz bazen bir deneme kötü geçtiğinde veya bir konuyu anlamadığımızda "dünyanın sonu" gelmiş gibi hissediyoruz. Julia Samuel ise bize şunu fısıldıyor: "Bu duygu, bu stres, bu yorgunluk da geçecek ve sen bu sürecin sonunda daha dayanıklı biri olacaksın."
Bu da GeçecekJulia Samuel · Eksik Parça Yayınevi · 2022736 okunma
Reklam
7/10
·424 syf.··
2025 7. kitabı
·
221 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 03:03
Mater serisi üç nöroromandan meydana geliyor. Bu serideki her bir kitabın adı, omuriliği kaplayan koruyucu zarların adından geliyor. Merkezi sinir sistemini koruyan bu zarlar -içten dışa doğru- ince zar “pia mater”, örümceksi zar “araknoid mater” ve sert zar “dura mater” olarak adlandırılıyor. Dura mater ile araknoid mater arasında bulunan ve “subaraknoid” denilen o yerde de beyin omurilik sıvısı bulunuyor. Bu zarların işlevlerini araştırınca yazarın bu zarların işlevleriyle serinin iskeletini başarılı bir şekilde oluşturduğunu daha iyi anladım. Serinin ilk kitabı olan Pia Mater’ı bitirdikten sonra yorum yazmaya üşenmiştim ama şu an bakınca iyi ki öyle olmuş diyorum. Seriyi tamamladıktan sonra yazarken fark ettim ki şu an daha iyi bakabiliyorum bu kitaba. Bazı şeyler daha görünür. Kitap, daha girişte ilgimi çekmeyi başardı. Her bölüm girişinde bir epigram da var ve Bölüm 0’daki epigram sizi kitaba çok iyi hazırlıyor. Üstelik çok da katılıyorum bu epigramda değinilen noktaya. Bölümlerde farklı karakterlerin gösterildiği pencerelerden bakıyoruz. İlk bölümlerde karakterler arasındaki bağlantıyı kurmaya ve mekânları anlamaya çalışıyoruz. Bu noktada hikâyenin henüz neresinde olduğumuzu kestirmek mümkün değil. Yalnız editör okuması gerekiyor gibi duruyor hâlâ metin. Çeviri yapılmış gibi İngilizcedeki noktalama kullanımı hâkim. Yazarın hikâye anlatıcılığı da burada biraz zayıf. Başta alışmak zor olmuştu. Bilimsel bilgileri aktarırken akademik dili değiştirmeden eklemeler yapması rahatsız edebiliyor. Bu bölümler fazla didaktik kalıyor ve akışta fazlaca zorlama göründüğü oluyor. Çok da fazla dolgu var gibi, cümleler veya paragraflar gereksiz uzayabiliyor. Tutarsızlıklarla karşılaşıyorsunuz. Anlatıcı bazen durduk yere değişiyor, akışı durduruyor. Ayrıca anlatıcı ile karakterler
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Latin Amerika edebiyatının unutulmaz kalemlerinden Eduardo Galeano, tarih, politika ve şiiri ustaca birleştiren eserleriyle tanınıyor. Ve Günler Yürümeye Başladı (Sel Yayıncılık, çeviren: Süleyman Doğru), yazarın bu yaklaşımının doruk noktası. Kitap, klasik anlamda bir roman değil; 365 kısa öykü, mini deneme ve hatırlatma parçasından oluşan bir yıl takvimi gibi. “Her gün anlatacak bir hikayeye sahiptir. Ve günler yürümeye başladı…” Bu cümle, kitabın ruhunu özetliyor: zaman, takvim yapraklarıyla ölçülen bir şey değil, yaşayan, hatırlayan bir varlıktır. ⸻ Kitap, tarih boyunca unutulmuş veya göz ardı edilmiş seslere odaklanıyor. Galeanonun kelimeleriyle: • “1492’de bazı insanlar Amerika’yı keşfetti. Amerika ise o gün milyonlarca insanını kaybetti.” • “Kadınlar doğurur, kadınlar besler, kadınlar öldürülür. Ve bazen kadınlar isyan eder.” Küçük direnişler, büyük trajediler, felaketler ve umutlar… Her pasaj hem düşündürüyor hem de duygusal olarak sarsıyor. ⸻ Galeano’nun dili kısa ve keskin. Her paragraf bir epigram gibi işlev görüyor. Onun anlatıcısı bazen tarihçi, bazen şair, bazen sokak tanığı; ama her zaman unutanlara ses veriyor. Sel Yayıncılık’ın çevirisi, bu ritmi ve lirizmi Türkçeye taşımayı başarıyor. Başlık, kitabın hareket metaforunu doğrudan yansıtıyor: “yürüyen günler, yaşayan tarih.” ⸻ Ve Günler Yürümeye Başladı, Galeano’nun önceki eserlerinden hem izler hem yenilikler taşıyor. Latin Amerika’nın Kesik Damarları’ndaki tarihsel öfke ve epik anlatı, Kucaklaşmalar Kitabı’ndaki lirizm ve kısa-form anlatımla birleşiyor. Kitap, küçük hikayeler aracılığıyla büyük tarihsel ve politik eleştiriyi bir arada sunuyor. Her kısa öykü, mikro bir tarih ve mikro bir direniş. Küçük bir olay, insanlık tarihinin kırılma noktasına dönüşebiliyor.
Ve Günler Yürümeye BaşladıEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20171,027 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
2025 110. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 09:58
Ciddi Olmanın Önemi adlı oyunu , komedi ve tematik ağırlığının büyük bir kısmını, gündelik hayatın değerlerini altüst etme biçiminden alır. Oyun, aşk, ölüm ve din gibi geleneksel olarak ciddi konularla sürekli dalga geçerken, aynı zamanda önemsiz konuları (örneğin, bu sezon hangi çay saati atıştırmalıkları moda) son derece ciddiyetle ele alır. Bu saygısızlık, oyunun diyaloglarının büyük bir kısmını oluşturan düzinelerce epigram ve nüktede en mükemmel halini alır. Oscar Wilde
Tiyatro-Oyun-Senaryo
Ciddi Olmanın ÖnemiOscar Wilde · Karbon Kitaplar Yayınları · 20201,654 okunma
Gerçek bilgi, birinin cehaletinin derecesini bilmektir.
9/10
·535 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 21:22
3. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen ve hakkında çok az şey bilinen Laertios'un "Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri" adlı eseri, Pre-Sokrat ve Sokrates sonrası yaşamış toplam 84 filozofun yaşamlarını ve felsefesini anlatıyor. Kitabın en büyük özelliği günümüze kadar ulaşamamış -kaybolmuş- birçok filozofun eserleri hakkında bilgi içeriyor olması. Yunan felsefe tarihçisi ve biyografi yazarı Laertios, tahminime göre bir kütüphane görevlisi ya da istediği her kitaba kolayca ulaşabilen aristokrat birisiydi. Çünkü 500 küsur sayfalık kitabın neredeyse her sayfasında anlatmış olduğu filozoflar hakkında şu kitapta böyle geçer, bu kitapta ondan bu şekilde bahsedilir gibi tabirler gözden kaçmıyor. Belki de bu kitabı birden fazla kişiye yazdırarak hepsini bir araya toplamış, kendisi bu kitabın aynı Umberto Eco'nun felsefe kitaplarında yaptığı gibi sadece editörlüğünü de yapmış olabilir. Bu kanıya da şöyle vardım; Laertios neredeyse tüm filozofların yaşamını ve öğretilerini anlattıktan sonra onun hakkında yazıyı "Onun hakkında şöyle bir epigram yazdık", ya da "bu epigramı da kendisine yazmayı uygun gördük" gibi çoğul ifadelere yer vermesiydi. Hakkında detaylı bir bilgi olmadığı için bu soruya bir cevap aramak abesle iştigal olacağı için biz kitabın içeriğine bir göz atalım derim. * Kitabı okurken sürekli kendime sorduğum soru şuydu: Bizden iki bin küsur yıl önce yaşayıp göçmüş insanların günümüz insanlarından çok daha zeki olduğu sorusu kafamı allak bullak edip durdu. Hiçbir teknolojik alet olmadan çıplak gözle yerkürenin ve gökkürenin çok az hata payıyla bir düzlem konumunda oluşturulmuş taslakları, dünyayı oluşturan katmanların; atmosfer (hava küre), biyosfer (canlı küre), hidrosfer (su küre) ve litosfer (kayaç küre)'in kütle ve ivmesini hesaplayabilmek nasıl bir aklın
Felsefe-Düşünce
Ünlü Filozofların Yaşamları ve ÖğretileriDiogenes Laertios · Yapı Kredi Yayınları · 2025378 okunma
Reklam
Reklam