Emest o andan itibaren bütün umudunu devrime bağladı. Bu konuda partisi ondan daha gerideydi. Sosyalist yoldaşları aynı fikirde değildi. Hala seçimle kazanabileceklerini düşünüyorlardı. Şaşırıp sersemle dikleri için değil; fazlasıyla soğukkanlı ve cesurdular. Sadece inanamıyorlardı. Ernest Oligarşi'nin gelişinden duyduğu korkuyu onlara tam anlamıyla aktaramamıştı. Biraz heyecanlandırmış, biraz endişe duymalarını sağlamıştı ama yoldaşları kendi güçlerinden fazla emindiler.Teorilerinde sosyal evrim içinde oligarşiye yer yoktu; dolayısıyla Oligarşi de yoktu.
Sayfa 159 - İş Bankası Yayınları, 9. Basım Mart 2018, İstanbul·Kitabı okudu
"Baksana. Neden insanlar anestezi yapılmadan ameliyat edilmeli?"
"Anlayamadım?"
"Neden insanların uyuşturucu olarak kullandığı hiçbir şey yararlı değil? İnsanlara ne yapmak istiyorsunuz?"
"Cehaletin içinden çekilip kurtarılmalılar."
"Saçma sapan konuşma. Eğitim de bir çeşit uyuşturucu. Bunu biliyor olman gerek. Sen de eğitim aldın."
"Eğitime inanmıyor musunuz?"
"Hayır. Ama bilgiye inanıyorum." dedi Bay Frazer.
"Anlayamıyorum."
"Ben de çoğu kez, zevkle, anlamıyorum."
...
"Devrim bir uyuşturucu değil, diye düşündü Bay Frazer. Devrim, ancak despotizmle sürdürülebilecek bir katarsis, bir ekstazi: uyuşturucu öncesinde ve sonrasında alınır."
Sayfa 73 - 74 ~ Kumarbaz, Rahibe ve Radyo ~ Bilgi Yayınevi
iktidarın dizginlerini ve insanlığın yazgısını ellerimize almak istiyoruz. işte ellerimiz burada. bu eller güçlüdür. hükümetinizi, saraylarınızı ve krallara özgü sefanızı elinizden alacağız ve o gün gelince, tarladaki köylü ırgat ya da büyük şehirlerinizde açlıktan nefesi kokan, çelimsiz memur gibi, ekmek paranızı kazanmak için çalışacaksınız. işte ellerimiz burada. bu eller güçlüdür!
Bunların altında derin,büyük bir çukurda açlıktan kırılan, çürüyen ama durmadan kendini yenileyen insanlar, yani halk, yani nüfusun çoğunluğu bulunacaktır. Ve sonunda, kim bilir ne gün, bu halk çukurdan çıkacak,işçi kastlarını ve oligarşiyi unufak edecektir; sonra nihayet, yıllarca, yüzyıllarca süren bu uğraşın sonunda, halka gün doğacaktır. Ben, o günü göreceğimi sanmıştım; ama şimdi, o güneşi asla göremeyeceğimi biliyorum.
Yönetimde başarılı olamadınız. Uygarlığı mezbahaya çevirdiniz. Kör ve doymak bilmez kişilersiniz siz. Meclislerinizde ayağa fırlar (bugün de aynı şeyi yaptınız) ve çocuklarla bebeler çalışmazsa o kârları elde edemeyeceğinizi utanmazca ilan edersiniz. Bunu ben söylemiyorum. Tutanaklar söylüyor. Tatlı idealler ve hoş bir maneviyatla vicdanınızın sesini susturdunuz. İktidarınız ve sahip olduklarınızla şiştiniz, başarınızdan sarhoş oldunuz. Ama artık bize karşı, işçi arılar o şişkin varlıklarına son vermek için üzerlerine atılınca kovanda toplaşan asalak arılardan fazla umudunuz yok. Toplumu yönetemediniz ve yönetim sizden alınaacak. 1,5 milyon emekçi, sınıfın kalan kısmıyla birleşip yönetimin sizden alınacağını söylüyor. Devrim işte budur efendiler. Gücünüz yeterse durdurun."
Sayfa 79 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu