Demir Ökçe

Jack London
Çevirmen:
Şemsa Yeğin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·312 syf.··
2020 113. kitabı
Oligarşi nedir ? Faşizm nedir ? Kapitalist sistem nedir ve biz ne kadar tanıyoruz? Grev ,ve sendikalar ne kadar aktif ya da onlar da mi düzenin parçası? Her şey sanayi devrimi ile başladı. Osmanlı devletinin bile çöküşünü hızlandıran makineler ,üretim fazlası mallar yeni düzen arayışları devletlerin yeni haritasını çizdi. Demir ökçe betimlemesi demirin; sanayi ve kapitalist kısmı iken ökçe tarafı oligarşik düzeni simgeliyor . Günümüz dünyasında bile kapitalist canavarlar hepimizi az çok yavrusu haline getirdi . Dünyanın bir yani uzay çağını yaşarken bir tarafı daha ilkel yaşam sürüyor. London bu kitapta uyanışı ,sistemleri açık ve cesur bir dille anlatıyor. Peki kurtuluş mümkün mü sizce ¿ Iyi okumalar ...
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2020 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2020 21:46
Avis anlatıyor asılan eşiyle birlikte yaşadıklarını bu yüzden yer yer ernest kusursuz bir portre oluveriyor ama bu aşık bir kadının gözünden olunca ilahlaşmasına o kadar da takılmamak gerekiyor.Amerika'daki kapitalizmin ne boyuta eriştiğini ve erişebileceğini ve ne kadar korkunç olduğunu tekrar gözümüzün önüne seriyor. Bilmeyenler için kominizm ve sosyalizm'in de en basit haliyle anlatıyor. Tek kelimeyle aklında soru kalmadan bitiyor kitap. Jack london'ın 16 yılda 50 kitap yazması ve şimdiye kadar okudularımda hiç fire vermeden gerçekten ayrı tat ve keyif aldığım bir yazar.
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
Puan vermedi·312 syf.·
2019 77. kitabı
Hem Jack London’un kapitalist sisteme getirdiği sert bir eleştiri, hem de çarkların acımasız işleyişinin getireceği bazı sonuçları öngörmüş siyasi bir roman Demir Ökçe. Eser ilk distopya kabul ediliyor. Yazarı daha önce Martin Eden ile tanıyıp çok sevmiştim. Bu romanı ise konuyu ve ana fikri çok beğendiğim halde büyük keyifle okumadım. Karakterlere ısınamadım. Dil, üslup ve kurgu da sürüklemedi beni. Oldukça didaktik bir metin okuyormuşum gibi, hatta yer yer makale okuyormuşum gibi hissedip zorlandım. Bilgi verme açısından güzeldi ancak kurguda yer yer kopuklar vardı ve edebi olarak beni içine alamadı. Yanlış bir zamanda, kendimi tam veremeden okumuş ve anlayamamış olabilirim elbette. Yalnız çeviriyle ilgili de sıkıntılar olduğunu sanıyorum. İş Bankası Kültür Yayınları baskısında olduğunu öğrendiğim önsöz benim okuduğum baskıda maalesef yoktu-ki bu eser için önemli ipuçları içeriyormuş meğer. Kitabı birlikte okuduğum arkadaşım benimle önsözü paylaştığında olay örgüsündeki bazı eksik parçalar yerine oturdu. İlerleyen yıllarda bu baskıyı edinip tekrar okumak istiyorum. Okunması gereken değerli bir klasik olduğunu düşünüyorum ve konusu ilginizi çektiyse, İş Bankası Kültür Yayınları Moder Klasikler baskısına bakmanızı öneriyorum.
Edebiyat
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2020 54. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2020 21:57
Kitabı tavsiye üzerine okudum. Tavsiye eden mükemmel olduğunu söylemişti ama benim beklentimi karşılamadı. Sosyalist devrim için çalışan devrimcilerin kapitalist dünyada verdikleri mücadeleyi hatıralar üzerinden anlatıyor. Mükemmel diye çıta yükselmeseydi belki de daha çok beğenecektim...
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
“Farkındayız,yaşadığımız tecrübelerden dolayı gayet iyi biliyoruz ki hak,adalet,insanlık çağrıları size ulaşmıyor. Kalpleriniz, yoksulların kafalarını ezen ökçeleriniz kadar taşlaşmış sizin.” 1906 yılında yazmaya başladığı, 1908 yılında yayınladığı Demir Ökçe için Jack London: “Bu kitap bana dost kazandırmayacak.” demiş ve haklı çıkmıştır. Aynı zamanda sıkı bir kapitalizm eleştiri olan kitap, kitleleri rahatsız ettiği için London’ın da düşündüğü gibi fazlasıyla eleştirinin hedefi olmuştur. Ezilenlerin üzerine bütün şiddetiyle inen Oligarşi’nin yani Martin Everhard’ın deyişiyle “Demir Ökçe”nin ağırlığına daha fazla tahammül edemeyen, burjuvaların ve yönetici sınıfın haklarını gasbetmesine dayanamayan halk, sonunda Martin’in yaktığı devrim ateşiyle ayaklanmış ve haklarına ulaşmak İçin ellerinden geleni yapmıştır. Fazlasıyla etkilendiğim ve ezilenlerin sesini daha da içimde duyduğum bir Jack London eseriydi Demir Ökçe. “Dediğim gibi, bugün hiçkimse özgür değil. Hepimiz o sanayi makinesinin çarklarına kapılmış durumdayız.”
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
Puan vermedi·%25 (80/312 syf.)·
Bu kitap benim için çok özel aslında. her sayfasında altını çizdiğim bir yeri illa ki var. Ama hep çok meşgul olduğum zamanlae başlıyorum ve yine yarım kalıyor. Bir dahaki ay kesinlikle bitirceğim
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
Kahrolsun Emperyalizm.
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2018 93. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2018 21:25
Jack London'ın 1900 lü yılların başlarında yayınlanan müthiş romanı, kapitalist ekonomiyi, romanın kahramanı sosyalist devrimci Everheart üzerinden eleştirir. jack London'ın geleceği yönelik öngörüleri inanışlmaz. Marx'ın düşüncelerine benzer nitelikte; devlet ve zenginlerden oluşan Plütokrasinin (Demir Ökçe) ''artı değer'' teorimine göre kaybedeceğini ve ayaklanmaların, savaşların , kanlı çatışmaların başgöstereceğini öngörmüştür. Nitekim Amerika'da kısa süre sonra büyük ayaklanmalar olmuştur. Hatta London'ın kitabı yasaklanmıştır. Bu süreçte de dünyada da devrimsel hareketler olmaktadır. Fransız sosyalist hareketi ve ardından 1917 yılında rus devrimi olmuştur. Kitapta , kiliseye ve metafizikçilere, halkı Tanrı yalanıyla uyuttyukları için, sadece zenginlere hizmet ettikleri için eleştirilerde bulunur. Bundan 100 yıl önce olan olaylar karşısında insanlar büyük bir umutla devrim ve sosyalizm umuduyla, kanlı bir mücadeleye girişmişlerdir.Ancak hala 100 yıl önceki dönemin postmodern biçimde yaşanması, tarihin tekerrürden oluştuğunun ispatı niteliğinde. Everhart ; kapitalizmin nasıl bir toplum düzeni oluşturacağını öngörür.Merkez kentler, insan sefilliğinin en karanlık derinliklerinden itilen işsiz ve ağır iş emekçi kitleleri için “getto” adını verdiği yerleşim yerlerine dönüşürken, çalışan sınıfın daha ayrıcalıklı kesimi için gösterişli banliyölerin yaratılması; okuryazar olmayanların ve bilgisizlerin çevreye yayılması için kamu eğitiminin ekonomik açıdan bilinçli olarak yozlaştırılması; hükümet karşıtı olan tüm kurumlara sızan her alana yayılmış gizli polis teşkilatı; kalıcı bir paralı asker ordusu; hükümetin kitapları yasaklamak gibi.. Yazarımız Jack London 40 yıllık ömrüne toplum gerçeklerini anlattığı sayısız eser sığdırmıştır. Babası tarafından terkedilmiş,
Edebiyat
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 106. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 00:00
1908 yılında yayınlanan Jack London’un bu kitabı Distopya edebiyatının ilk modern örneği olup 1912-1932 yılları arasında tüm dünyanın etkilendiği ve fazlasıyla bedellerin ödendiği devrimi anlatmaktadır. İlk tanışmalarından sonra farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen birbirlerine aşık olan Ernest Everhard ile evlenen ve onunla beraber savaşan bir Avis Cunningham Everhard tarafından yazılan muhtemelen paralı askerlere yakalanmadan önce meşe ağacının oyuğuna sakladığı, yıllar sonra da bulunan elyazmasını yine Avis’in kaleminden okuyoruz.  Sosyalist olan Ernest bir sendika kurucusu olup kapitalizmin sözünün geçtiği, çocukları bile fabrikalarda çalıştırdığı işçiyi ezen, ağzından lokmasını alan yorgun bedenlerinin sömürüldüğü buna karşın zenginin daha zengin olduğu, orta sınıfın fakirleştirildiği, kilise baskısı ve askerin baskısının olduğu bir dönemde müthiş bir öngörüye sahip olan Ernest işçi sınıfı felsefesini ele alış ve yorumlama konusunda olağanüstü bir iş çıkarıyor. Ve bu olağanüstü öngörüsü sayesinde neler olacağını bilip harekete geçer. Zira tek bir olasılık kalmıştır artık o da devrimdir.  Kitabın çoğu sayfaların altında ki dip notlar ise yazar tarafından konup romanın bir parçası olup hikayeyi desteklemektedir. 
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
8/10
·312 syf.··
2018 15. kitabı
Kitabı bugünden bakarak okursanız size çok bir şey vermeyecektir. Ancak 1900'lerin başında yazıldığını düşünecek olursanız kitap tam bir şaheser. Faşist yapının dünyaya hakim olacağını hemen her distopyacı düşünür. Ama ilk kim düşünmüş derseniz bence Jack London'dır. Bu kitap tüm distopyalar için bir ilk kıvılcım niteliğinde. Üstat ateşi yakmış, mevzu dönmüş dolaşmış şimdi 16'lık kezbanların ergenlik hikayelerine nasıl dönüşmüş orasını bilmiyorum. Ama bu kitap distopyanın ilk ahiti gibi bir şeydir.
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
☘DEMİR ÖKÇE Kitapta kapitalizme ve oligarşiye karşı işçi haklarını savunan geçmişte olduğu gibi günümüzde de hala devam eden ast üst ilişkileri, güçlü ve güçsüz kavgası, sömürülen toplumlar ve sömürülen duygular gibi bir çok konu ele alınıyor. Kahramanlarımız Ernest ve Avis Eberhard çifti işçi sömürgeciliğine son vermek için sosyalizm çalışmalarına başlar ve konu bu çerçeve de ilerler. Kitap bir distopya eseri. Jack London konuyu o kadar güzel ele almış ki distopya kitabı okuduğumu bilmeme rağmen konu sizi öyle bir içine çekiyor ki herşey çevrenizde gerçekten bire bir yaşanmış gibi hissediyorsunuz. Kitabın sonunda ise düşündüğüm; kapitalizme, oligarşiye karşı işçi haklarını savunan sosyalistlerin verdiği mücadele ne kadar hedefe ulaşmıştı ki. Bizler Cengiz Aytmatov'un kitaplarında buna yaşamasakta defalarca şahid olmuşuzdur ki savunulan işçi hakları ne kadar işlevsel oldu ki hala eziyet edilen emeği sömürülen işçilerimiz oluyor...
Demir ÖkçeJack London · İthaki Yayınları · 201719,4bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.