7/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:57
Kitap kulübümüzün seçimi neticesinde okuma listeme girdi bu kitap. Hakkında güzel yorumlar duydum. En baştan söyleyeyim kitabı beğendim. Sanki bizim topraklarımızdan bir hayat hikayesi okuyormuşcasına tanıdık geldi bu dram. Hovarda,kumarbaz,mirasyedi bir evlat... Bütün acılara göğüs geren, fedakar, itaatkar ve kanaatkar bir eş... Ziyan olan çocuklar... Yokluk, savaş, halkı sömüren sistemler... Annelik, babalık, çaresizlik, ölümler ve daha nicesi... Hayatın içinde yaşanabilecek hemen her acıyı tadan bir karakterin yaşam öyküsü. Bizim Yeşilçam'daki Küçük Emrah'ınkinden bile daha arabesk bir yaşanmışlık anlatılmış. Olumsuz olarak şunu dile getirebilirim: Kitabın konusu, ilerleyişi güzel. Fakat edebi olarak çok yavan. Çeviri bir eserde bunu genelde yaşarız ama ben üslup olarak, anlatım olarak eseri çok düz, çok yavan buldum. Estetik gelmedi bana pek fazla. Böylesine yoğun duygular içeren bir hikaye Sabahattin Ali'nin, Peyami Safa'nın kaleminden çıksa çok daha güzel bir şey ortaya çıkardı diye düşünüyorum.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,5bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:43
Bir gün yeniden Ayşegül Devecioğlu okumak kaçınılmazdı sanki. evet, çünkü Kuma Daireler Çizen kitabı, böyle olmamasını imkânsız kılıyordu. Bu yüzden, Anatomi Dersi kitabını okumayı seçtim. Kitaptaki altı öykü, öncelikle yazarın kaleminin ne kadar iyi olduğunu gösteren çok nitelikli örneklerle dolu. İlk dört öykü muazzam, özellikle Siyah Moli, kitabın zirvesi ve ayrıca önceki iki hikâyeyi düşündüğümüzde yazarın nereye yöneleceğinin ilk işareti de bu hikâyede görülebiliyor diyebiliriz. Bu dört hikâye eğer kitap sonuna dek devam edebilirse Tahsin Yücel'in Komşular kitabı kadar müthiş bir okuma zevki verecek bize diye düşündürdü önce. Ancak Devecioğlu Siyah Moli'den itibaren ama özellikle bu hikâyeden sonra rotasını değiştiriyor. "İlginç" yazmak, yazabilmek; ilgi çekici hikâye konuları bulabilmek iyi bir şey olabilir, öyledir, ama sonuçta bir kitabın tamamının aurası, atmosferi, bütünlük hissine bu yeni seçimlerin, yeni konuların, taşlamaların vd iyi oturup oturmadığına da bakmamız gerekir. Bence yazar 4. hikâye ile birlikte seçtiği bu yeni yolun hakkını onları anlatabilmek anlamında veriyor ama kitabın ilk üç öyküsünün derinliği, niteliği ve lezzetinin yanına değil uzağına bile ulaşamıyor bu hikâyeler .Baş Daima Dik Olmalı hikâyesi inandırıcı olamaması anlamında ilgi çekici bir hikâye, zorlama ve bunu çok belli ediyor, bunun bir sebebi bence kendince bir polisiye muammaya tutunmuş olması. Son iki hikâyede de artık bu çizginin sürdüğünü görüyoruz. Böylece Anatomi Dersi kitabı iki ayrı lezzet barındıran, iki ayrı kitap tadı veriyor. Son üç öyküde sadece Baş Daima Dik Olmalı ilk üç öyküye yakın bir yerde duruyor. Yazarın bu seçimi neden yaptığını bilmiyorum, anlamadım açıkçası; ama kendi adıma, kitabın tadını bozan, vasat hikâyeler bunlar. Daha doğrusu; bu hikâyeler
Anatomi DersiAyşegül Devecioğlu · Metis Yayıncılık · 2022137 okunma
Reklam
OKUMASANIZDA OLUR
2/10
·299 syf.··
2026 45. kitabı
İlk olarak kitabın konusu biraz ilgimi çektiğinden okumaya karar vermiştim ama okumasaydım da olurmuş diyebilirim. 2 puan vermemin sebebi de kitabın akıp gitmesinden kaynaklı bir puan daha verdim yoksa 1 verirdim Okursanız bir şey kaybetmezsiniz çerezlik bir kitap eğer sinirleriniz bozulsun istiyorsanız okuyabilirsiniz zira okurken sinirlerimi bozduğunu söyleyebilirim. Neyse Konusuna gelirsek eğer ana karakterimize bir mektup geliyor (kitap direkt konuya giriyor) ve bu mektupta prensin eş seçimi için aday olabileceğini öğreniyoruz şimdi burda aslında mektup göndermeleri de saçma geldi bana televizyon ve telefonlar var kitapta mektup ne alaka? Neyse çok detaya girmeden devam ediyorum. İşte sonrasında kız gitmek istemiyor. Bu kızın bir tane sevgilisi var ve o da diyor ki git gitmen daha mantıklı olur?? Burası ne alaka falan olmuştum. sonrasında başka gece geldiğinde (bu arada kız karakter 16 yaşındaydı sevgilisi kaç yaşında bilmiyorum) kız evlenelim beraber yaşayalım diyor çocukta diyor ki para sıkıntı olur ki bana mantıklı geldi sonra kız diyor ki para sıkıntı olmaz ben seni böyle de seviyorum?? Bunlar ayrılıyor sevgilisi gururlu davrandığından ve iletişim kopukluğu oldu bence birbirlerine karşı dürüst olabilirlerdi planlarından bahsedebilirlerdi ama yok illa gurur ve kız bir iki gece ağladı o kadar sonrasında sanki hiç sevgilisi yokmuş gibi davranıyordu ama sözde öyle hissediyormuş yazar yazınca anladım onu da! Neyse çok saptım sonuç olarak prensin eş seçim töreni sanırım ona katılıyor ve tabiki de seçiliyor ( her ne kadar kız karakter kendisinin seçilmesinin imkanı olmadığını söylese bile!) Ve toplamda 35 kişi seçiliyor bu arada. 35 kız prensin baştan çıkartıp prenste ona uygun olan eşi seçimine dayalı bir roman tüm olay bu ( tabi kitap içerisinde biraz tarih
Beni SeçKiera Cass · Dex Yayınevi · 20131,456 okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
spoiler içerir. bu kitapta ilişkiler ve evliliklerin yanında dönemin rusyasını okuduğumuz söylenebilir. dürüst olmak gerekirse, son sözde de bahsedildiği gibi rusça bilmeyen okurlar ve dönemin rusyasına özel bi ilgi duymayan okurlar için bu kısım oldukça sıkıcı ve boğucu. en azından benim için öyleydi diyebilirim. çünkü anna karenina’yı bitirmem 6-7 ayı buldu diyebilirim. kitapta birçok aşk üçgeniyle karşılaşıyoruz. ana karakterimiz anna’nın kocasını, oğlunu geride bırakıp vronski’ye aşık olmasını ve bu aşkın peşinden gitmesini görüyoruz. bunun yanında arkada başta levin ve kiti’nin ilişkisi olmak üzere başka ilişkiler de görüyoruz. aslında yazar bize iki ilişkiyi de aynı anda yaşayarak gözlemleme fırsatı veriyor. anna ve vronski’nin tutkulu aşklarına karşılık levin ve kiti’nin daha dengeli bir ilişki yaşadığını görüyoruz. ilk olarak kitabın ilk yüz sayfası ve son yüz sayfasında kitaba ismini veren anna karenina’nın olmaması çok ilginç. en azından anna’nın trajik ölümünün ardından kitabın geri kalanında, anna’nın gidişine dair bir şeyler söylenmesini, gidişinin etkisini belki tutulan yası görmek istedim. ama sanki bu isteğe bilerek karşı konulmuş ve birkaç yer dışında anna’dan hiç söz edilmemişti. bu bende şunu hissettirdi, kendi acılarımız, yaşantımız bizim için merkez olsa dahi geri kalan insanlar için hayat devam ediyor, onlar için yaşantımız varlığımız hatta söz konusu yokluğumuz bile “o kadar da” mühim değil. bu ne kadar rahatsız edici hissettirse de, bence, bi o kadar da özgürleştirici. ayrıca kitapta daha iyi ve sağlıklı olduğunu görmeye meyilli olduğumuz levin ve kiti ilişkisinde dahi, eksik olan bir şeyler var. kimse beyaz değil . tam tersi olarak kocasını aldatan oğlunu terk eden anna dahi, siyah gelemiyor gözümüze. kağıt üstünde bakıldığında ahlaken
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
8/10
·136 syf.··
2026 19. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 01:18
Eş seçimi, evlilik, nikahın şartları, düğün, Peygamberimizin eşleri, neslin devamı ve korunması, eşler arası cinsel birliktelik ve boşanma hakkında ayet ve hadislerle basit bir şekilde anlatan bir kitap. Evlilik öncesi, evlilik süreci veya evliliğin herhangi bir döneminde okunabilecek, akıldaki sorulara cevap bulunabilecek bir eser.
1000Kitap
Hadislerle EvlilikKolektif · Dinayet İşleri Başkanlığı yayınları · 2019264 okunma
Çocuklara dair altı harfli bir başlık: Tu kaka!
5/10
·248 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 23:48
Eserin dili sıcak, samimi, cana yakın ve oldukça akıcı. Mizah öğesini de güzel ele almış Yaşar. Ammavelakinnnn! İşlenilen temalar acaba gerçekten karakterlerin yaşamlarıyla uyumlu mu? Büyüklere saygı, yalnızlık, yabancılaşma, vefa, aile… Ana karakterlerden Selime teyze ile başlayalım. Yaşlanıp çocukları tarafından unutulmuş, kendi halinde, kocası Mustafa’nın ölümü ile yalnız kalmış, tatlı bir nine. Mi acaba? Beni bu kadar rahatsız eden kahramanın göklere çıkarılması çok ilginç geldi. Selime teyze, çocuklarının onu yalnız bırakmasından dert yanıyor ama kendisi çocuklarının ne kadar yanında olmayı seçiyor? İstediği şey çocuklarının onu yanına alması, onların hayatlarına dahil olmak, sosyalleşmek… Peki çocukların hayatları güllük gülistanlık mı? Kesinlikle hayır! Oğullarından Erkan , zengin ve kültürlü bir ailenin kızı ile evlenip sosyokültürel açıdan uçuruma düşmüş bir evlat. Annesini özlediğini söylese de hep ailesine yetmek için çok çalışmak zorunda. Karısı tatillerde Bülent ile baş başa tatile gitmek istiyor. Selime teyze ise niye onu da götürmüyorlar ya da neden onda kalmıyorlar diye dert yanıyor. Hatta karısını boşayıp yanına gelmesini diliyor ki torunlarına kendi baksın. Bu mudur olması gereken annelik? Nerde çocuğuna destek, nerde çocuğunun mutluluğuyla mutlu olma? Kızlarından Meral’e ne demeli? Bipolar bozukluk gibi çok ciddi bir hastalığı olan bir kadın. İyi ve kötü anları zirvede yaşıyor. Annesi kötü anına denk gelince bir daha aramıyor sormuyor uzun süre. Neden? Çünkü çocuklar annelerini arayıp sormalı. Meral tü ka ka! Ne faydası var ki onun? En üzüldüğüm karakter Meral sanırım. Çaresiz… Tekne kazıntısı olarak doğmuş doktor Yıldız var bir de. Aslında istememişler ama olmuş işte. Mustafa Bey ölünce Selime teyze kızın yüzüne bile bakmamış. Kız, hem öksüz
Edebiyat & Roman
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Reklam
Reklam