Bazıları daha eşit...
Puan vermedi·152 syf.··
2026 168. kitabı
Hayvan Çiftliği, ilk bakışta hayvanların başrolde olduğu kısa ve sade bir hikâye gibi görünüyor. Ama sayfalar ilerledikçe insan, hayvanları değil kendisini, toplumu ve iktidarı okumaya başladığını fark ediyor. Kitapla ilgili en ilginç şeylerden biri, yıllardır farklı kesimler tarafından farklı şekillerde yorumlanması. Kimileri Orwell’ın komünizmi eleştirdiğini söylerken, kimileri kapitalizmi hedef aldığını düşünüyor. Benim gördüğüm ise Orwell’ın belirli bir sistemi övmekten ya da yermekten çok, gücün doğasını eleştirdiği. Çünkü kitapta dikkat çeken şey, iktidarın insandan hayvana geçmesi değil; gücün kimin eline geçerse geçsin zamanla onu değiştirmesi. Kitapta en sevdiğim ve bence bütün hikâyeyi özetleyen cümle ise şu oldu: “Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir.” Bir cümle bazen yüzlerce sayfanın anlatacağını anlatabiliyor. Eşitlik iddiasıyla başlayan bir düzenin, zamanla ayrıcalık üreten bir düzene dönüşmesini bundan daha iyi anlatmak zor. Hayvan Çiftliği’nin en güçlü yanlarından biri de her yaşta okunabilecek bir kitap olması. Bir ilkokul öğrencisi onu hayvanların hikâyesi olarak okuyabilir. Yetişkin bir okur ise satır aralarındaki siyasi ve toplumsal eleştirileri görebilir. Yaş değiştikçe kitap değişmiyor ama okurun kitaptan aldığı anlam değişiyor. Yazım dili son derece sade, akıcı ve anlaşılır. Ancak kitap tam da bu sadeliğin içinde derinleşiyor. Okuması kolay, üzerine düşünmesi uzun süren kitaplardan biri. Belki de bu yüzden yıllar geçse de güncelliğini koruyor. Çünkü sistemler değişse de güçle kurulan ilişki pek değişmiyor.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
Sistemi değil yönetimi eleştiren kitap
Puan vermedi·152 syf.··
2026 4. kitabı
Bence Hayvan Çiftliği sadece komünizmi eleştiren bir kitap değil. Orwell’ın asker geçmişinin de etkisiyle İngiltere’yi bir adım önde tutup Ruslara karşı net bir tavır aldığı hissediliyor. Bir yandan liberalizmi daha özgür bir düzen gibi gösterirken diğer yandan eşitlik için çıkan devrimlerin bile baştakilerin çıkarına dönüşebildiğini anlatıyor. Halk değişim için uğraşıyor ama güç kimdeyse sistem yine ona hizmet ediyor. Bu yüzden hâlâ güncel kalan çok sert bir fabl.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·236 syf.··
2022 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2022 00:00
normal sözlük kitap kulübü ile okumaya karar verdiğimiz ancak benim yine onlardan çok sonra bitirebildiğim kitap. jose saramagonun 2005 yılında yayımlanan romanı. benim ise yazar ile ilk tanıştığım kitap. yazımı bir hayli farklı. upuzun cümleler, birbirine bağlı konuşmalar, virgüller noktalar ve sıfır diğer imleçler. virgüllerle birbirine bağlanmış konuşmalara alışmak zor oldu ilk başta. sonra, alıştım ve kitabın ritmini bu virgüllerin oluşturduğunu düşünmeye başladım. biraz zor olsa da okuması zevkli bir yapıt. oldukça sade ve kendini kaptırabileceğin derecede bir öykü kurmacası var. genellikle okuyucu ile konuşan anlatıcılı kitapları okumaya devam edemem ve bundan çok rahatsız olurum ancak, bu kitapta bu durumu yaşamadım. anlatıcı 3.göz iken sizin duruma bakan 4. göz olmanız rahatsız etmeyecek kadar konforlu bir durum bile olmuştu. sanırım yazarın ustalığı da bu. diğer kitaplarını da okumak için listeme aldım. farklı bir yazım tekniği ve sade bir anlatımla, size farklı bir pencere açan bir kitap okumak isterseniz, teklifsiz başlayabileceğiniz nadir kitaplardan.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Puan vermedi·249 syf.··
2026 256. kitabı
Thomas More, beş yüz yılı aşkın bir süre önce kaleme aldığı bu çığır açıcı başyapıtıyla dünya edebiyatına ve siyaset felsefesine yepyeni bir kavram kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda modern toplumun, mülkiyet ilişkilerinin ve adaletsizliğin köklerine inen amansız bir eleştiri sunuyor. Kelime anlamı olarak Yunancada hem "olmayan yer" (*outopos*) hem de "güzel yer" (*eutopos*) anlamına gelen *Utopia*, yazarın dönem Avrupası’na—özellikle de feodal İngiltere’ye—fırlattığı muazzam bir entelektüel bumerangdır. İki ana bölümden oluşan eserin ilk kısmında More, dönemin Avrupası’ndaki toplumsal adaletsizliği, saray dalkavukluğunu, bitmek bilmeyen savaş hırslarını ve köylüleri yoksulluğa mahkum eden "çitleme" (toprakların kapatılması) sistemini sert bir dille eleştirir. İkinci kısımda ise, denizci Raphael Hythlodaeus’un ağzından, Güney Yarımküre’de yer alan ve her şeyiyle kusursuz bir düzen üzerine kurulmuş olan o gizemli Ütopya Adası’nı tüm detaylarıyla tasvir eder. Ütopya’da özel mülkiyet tamamen yasaktır; para kullanılmaz, tüm kaynaklar ortaktır ve herkes günde sadece altı saat çalışarak geri kalan zamanını sanata, bilime ve kendini geliştirmeye ayırır. Din özgürlüğü, kadın-erkek eşitliğine yakın adil bir paylaşım ve savaş karşıtlığı adanın temel yasalarıdır. More, bu idealize edilmiş izole ada üzerinden insanoğlunun açgözlülüğünü, sınıfsal kibirleri ve devletlerin adaletsiz yönetim biçimlerini aynaya tutarak ifşa eder. *Utopia*; insanlığın daha adil, daha eşit ve daha insani bir dünya kurma arzusunun zamansız ve evrensel manifestosudur. Döneminin çok ötesinde fikirlerle örülmüş, felsefeden sosyolojiye, siyasetten edebiyata kadar batı düşünce mirasını kökten şekillendiren, her çağda yeniden okunması ve üzerine düşünülmesi gereken muazzam bir kılavuzdur.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Puan vermedi·
MUHTEŞEMMMMM 1860 larda insanlık tarihi için çok önemli olan köleliğin kalkmasına vesile olan Kuzey güney Savaşı’nı kaybeden taraf güneylerin ağzından aktardığı için çok beğendim Hem tarih hem aşk detaylı bir gözlemle anlatılmış muhteşem bir hikaye . **************** KUZEY GÜNEY SAVAŞI Amerika’daki Kuzey-Güney Savaşı (Amerikan İç Savaşı) aslında tek bir ülkenin kendi içinde yaptığı çok büyük bir savaştı. Kim kimle savaştı? * Kuzey (Union / Birlik) → ABD yönetimini korumak isteyen eyaletlerdi. → Bunlara Yankiler denirdi. → Sanayi, ticaret ve fabrikalar daha güçlüydü. → Başkan Abraham Lincoln Kuzey tarafının lideriydi. * Güney (Confederacy / Konfederasyon) → Ayrılıp kendi devletlerini kurmak isteyen güney eyaletleriydi. → Tarım, özellikle pamuk üretimi çok önemliydi. → Büyük çiftlikler (plantasyonlar) vardı. → Ekonominin temelinde köle emeği bulunuyordu. Savaşın ana nedeni neydi? En büyük mesele kölelikti. Güney eyaletleri siyah insanların köle olarak çalıştırılmasını sürdürmek istiyordu. Kuzey’de ise köleliğe karşı çıkanların sayısı artıyordu (tek sebep sadece bu değildi; eyalet hakları, ekonomi ve siyasi güç kavgası da vardı). Zencilerin (Afrikalı Amerikalıların) durumu nasıldı? Savaş öncesinde:
Rüzgar Gibi GeçtiMargaret Mitchell · Artemis Yayıncılık · 20223,139 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 225. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:37
Kabalığı incelemek aslında nasıl toplumları savunmak istediğimizi sormaktır. Öfkenin bazen gerekli olduğunu unutmamalıyız, silkinip apatiden sıyrılmamızı sağlar neticede. Ama adalet, eşitlik ve özgürlük idealleri -insanları toplumsal değişim mücadelesinde birleştiren bu idealler- olmaksızın öfke daha da şiddete kapı aralayabilir. Bu ideallerle beraber şunu da unutmamak gerek: Toplumu bir arada tutan şey, çoğu zaman fark edilmeyen ama birbirimizin varlığını fark edip tanımamızı sağlayan ufak çaplı hareketlerdir, yani hiçbir piyasada kendi başına üretilemeyecek nezaket davranışları.
Hayata Dair
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20263 okunma