“Mesela vücudumuzu korumaya en etkili savaşçılardan olan akyuvarlar, ölümü takibe 60 ila 86 saat boyunca canlı kalıp savaşmaya devam ederler. Evet Falin. Sen ölsen bile bedenin hayatta kalmak için savaşmaktan vazgeçmez.”
Evet bir ülkenin içinde bulunabileceği zor koşullar yüzünden onu hor görmek çiğlikti, diplomatik teamüle de uygun değildi. Ama bunun ötesinde, hamlık altında yatan bir başka gerçek vardı. Dünyadan haberdar değildik ve bu bizi bayağı haddini bilmez kılıyordu. Tabii, bilgisizliğin bir köşesinde savunma içgüdüsü de yatıyordu. Galiba kendimizi kıyaslayamayacağımızı düşündüğümüz bazı ülkeler vardı ve dişimize uygun bulduğumuzu sanarak başkalarını ısırıyorduk. Ama yetersizlik duygusu da bilgisizlikten kaynaklanır.
Evet insan: Dağları yarar, denizin dibinde yürür, arzın semâsına çıkar, bununla beraber bir cihetden acz içinde kıvranır. Meselâ: Henüz gözüyle göremediği «mikrop» denilen ufacık bir mahlûkun pençesinde ezilir. (Bakınız Covid19 Pandemisi)
Uzağa gitmeye ne hâcet?
İnsan, başında aklaşan saçın aklığını reddedemez. Bir erkekle bir kadın birleşip, istediği şekilde, renkde, zekâda bir çocuk yapamaz. Buraya gelirken hiç sorulmaz, götürülürken ihtiyârı alınmaz.
Söyleyecek sözüm var ve Balzac gibi konuşmak arzusunda değilim.Ben sanatçı değilim; medeniyete de gerçekten inanmıyorum.İlerlemeye zerre kadar hevesli değilim.Büyük bir köprü yapıldığında sevinmiyorum, uçaklar Atlantik 'i geçince "aman ne müthiş!" diye düşünmüyorum.Ulusların kaderiyle ilgilenmiyorum ve tarih beni sıkıyor.Tarihi yazanlar ve onlara inananlar, tarih derken neyi kastediyorlar? Nasıl olmuş da insan denen o mütevazi ve sevimli yaratık tiksindirici belgelerin maksatları doğrultusunda istismar edilmiş?Nasıl olmuş da insanın mahremiyeti yok edilmiş, dindarlık hisleri iğrenç bir cinayet ve yıkım kargaşasıyla birleştirilmiş?Ben ticarete de inanmıyorum.Bütün makineleri hurda yığını olarak görüyorum, hesap makinesini, otomobili, lokomotifi, uçağı ve evet bisikleti de.Yolculuğa, insanın bedenini alıp bir yerlere gitmesine inanmıyorum, şu ana kadar acaba kimse bir yere gitmiş mi merak ediyorum.Siz hiç kendinizi terk ettiniz mi? Zihnin bir insan ömrü boyunca yaptığı yolculuktan daha muazzam ve ilginç bir yolculuk var mı? Sonu ölüm kadar güzel başka yolculuk var mı???
"Ama Göbeklitepe'ye gelen ve bütün bunları yapan insanlar tarımı icat etti.
"Ve size kalırsa burası dünyadaki ilk -en eski- tarım alanı, öyle mi?
"Dünyadaki ilk. Evet."
“Kadınlar gerçekten muhteşem şeyler midir? Kadınlar belki de muhteşem şeylerdir, evet, kadınlar kesinlikle muhteşem şeylerdir ama son tahlilde kadınlar aslında “şey" değildir.