Neyi kurtarır insan
sarsıldığında yeryüzü?
Ne mücevher ne de para
Dışarı fırlar
Elinde
boş bir kuş kafesi
kuş çoktan ölmüş
Kafestir kurtarılan
Henüz sarsılmıyor yeryüzü
yalnızca
ilk hayvanlar
kaçışmaya başlamış
Yanılgı olabilir
İçinde oturduğum ev sağlam
Depreme dayanıklı
Evet.
Doğru
Ölü bir kuş gördüm
bugün yolda
Temkinli olmakta
yarar var
Boş bir kafes alacağım
kendime
Elime alacağım
birşey olursa
«Yanıklarını iyileştimelisin, Dan! Neden? Evet, çünkü yukarıda adı geçen şehirde oturan atom kurbanlarının çoğu iğrenç görünüşleri yüzünden iş bulamamakta, domuzlar gibi kulübelerde yaşamaktadırlar; nasıl geçindiklerine gelince... o büyük felaketten yirmi iki yıl sonra bunu sana söylemeyeceğim.»
Allah'ı etrafımızda ve kendi içimizde yaratmamız. Evet bir tek manzume yazardım. İnsanı teganni etmek istiyorum, derdim; maddeyi uykusundan uyandıran ve kâinata kendi ruhunu geçireni teganni edeceğim, ey bütün büyüklüğü ihata eden lisan! Sen bana yardım et!"
Bir korku var içimde, atamadığım. Bir gün seni düşünememek korkusu. Seni ansızın unutuvermek kim bilir ne korkunç bir şey olurdu. O zaman acaba bir manası kalır mıydı yaşamanın? O zaman kimi özler, kimi beklerdim? Senin için yaşamak ve yine bir gün senin için ölmek varken, kim bilir nasıl bir ölüm olurdu sensizlik?
Şimdi, sabahları gözlerimi açar açmaz ilk işim seni düşünmek oluyor. Her yerini ayrı ayrı hatırlıyor, özlüyorum. Birlikte geçen her günümüz bütün dakikalarıyla tekrar tekrar geçiyor aklımdan. İlk tanıştığımız günden, son buluştuğumuz güne kadar her şeyi, evet her şeyi bir bir hatırlıyorum. Güzelliğin bir şiir gibi yerleşmiş hafızama. Her gün birkaç kere okumadan edemiyorum artık.