Puan vermedi·352 syf.··
2018 54. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2018 00:00
An itibariyle #katillercetesi ni şimdilik bitirmiş bulunmaktayım. #victor u bekletmeyeceğim demiştim ve dediğim gibi ay bitmeden bitenlerin arasında yerini aldı. Çok güzel, hiç hız kesmeyen bir seri okudum. Her kitapta ayrı bir çete üyesini ele alarak, birliklerinden sırlarından, olmayan sınırlarından, dostluklarından ve onlar için çay içmek kadar normal olan ölümlere kadar her şeyi olması gerektiği gibi dozundaydı bence. Şimdilik son olan bu kitapta, malumunuz Victor ele alınmış. Yanılmadığımı söyleyebilirim, beklediğim gibi bir geçmişle karşılaştım. Onun gibi eğitilmiş, işkenceden adam öldürmeye kadar türlü sınavlardan geçirilmiş bir seri katilin içinden bizim Hulusi Kentmen çıkacak değildi zaten. Ey aşk sen nelere kadirsin diyorum hatta Victor, Victor olalı böyle zulüm görmedi diyerek susuyorum. İpucu vermemek için genel olarak bakarsak umduğumu buldum, yine heyecanlı, akıcıydı ve bence tam olması gereken yerde bitti. Sıradaki kitapta az çok bizi neyin beklediğini biliyoruz artık. Bu yüzden beklentim çok yüksek. Bu kadar hem belirli hem belirsiz bırakılmışken ekstra sürprizli, heyecanlı, müthiş bir kurgu bekliyorum. Anca bu şekilde toparlanırsa bu sona yakışır çünkü... Keyifli okumalarınız daim olsun...
VictorJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20181,108 okunma
8/10
·352 syf.··
2026 56. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:53
Bu nasıl bir kitap nasıl nasılKrill'in vurulduktan sonra New York'a gelmesi ve Sasha'dan uzak durması ile başlıyor.Aksiyonun tavan yaptığı bir kitap olmuş.Ta ki Pakhan'in davetine kadarNişan görüyoruz ey ahali ama bizim Krill baska biriyleSonrası tam bir yokuş aşağı.Kitabin en önemli sahnesi ise Antonnnn bizim Yuri'mis yaaaaaFinal kitabında neler olacak meraktan ölüyorum.Krill bize ihanet etmiş olma yoksa New York'u sen içindeyken ateş vereceğiz
Canavarımın YalanlarıRina Kent · Ren Kitap · 2025231 okunma
Reklam
Aşkın ve güzelliğin tanrıçası
8/10
·62 syf.··
2026 254. kitabı
Afrodit, Yunan mitolojisinde aşkın, güzelliğin ve tutkunun tanrıçasıdır. Kitap, onun deniz köpüğünden doğuşunu, Olimpos’a gelişini ve tanrılar üzerindeki etkisini anlatır. Afrodit’in gelişiyle tanrılar büyülenir; güzelliği karşısında herkes susar. Zeus bile onun karşısında saygıyla eğilir. °Doğuşu: Kronos’un Uranos’u hadım etmesiyle denize düşen tanrısal uzuvlardan çıkan köpüklerden Afrodit doğar. °Olimpos’a Gelişi: Bir çift güvercinin çektiği arabayla tanrıların huzuruna gelir. Güzelliği karşısında herkes büyülenir. °Afrodit’in Etkisi: Sadece tanrılar değil, insanlar da onun cazibesine kapılır. Aşkı, tutkuyu ve arzuyu temsil eder. “Aşkın ve güzelliğin tanrıçası Afrodit’e yer verin, ey tanrılar ve tanrıçalar!”
1000Kitap
AfroditRobert Krugmann · Yurt Kitap Yayın · 2003349 okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2022 104. kitabı
Alman edebiyatının ve dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden biridir. Goethe bu eseri yaklaşık 60 yıl boyunca (1770’lerden 1832’ye kadar) yazmış, Birinci Bölüm 1808’de, İkinci Bölüm ise ölümünden sonra 1832’de yayımlanmıştır. Eser, manzum tiyatro (dramatik şiir) formundadır ve geleneksel Faust efsanesini (bilim adamının şeytanla anlaşması) derin felsefi, romantik ve humanist bir yaklaşımla yeniden yorumlar. Birinci Bölüm (“Küçük Dünya”): Yaşlı ve bilge Dr. Heinrich Faust, tüm bilim dallarını (felsefe, tıp, hukuk, ilahiyat) öğrenmiş ancak hayatın anlamını bulamamıştır. Umutsuzluk içinde intiharı düşünür. Bu sırada Mefistofeles (Şeytan) ile tanışır. Tanrı ile Mefistofeles arasında bir bahis vardır: Mefistofeles, Faust’u baştan çıkarabileceğini iddia eder. Faust, Mefistofeles’le anlaşma yapar: Şeytan ona bu dünyada hizmet edecek, Faust ise “an”ı o kadar güzel bulursa (“Verweile doch! du bist so schön!” – Dur ey an, sen o kadar güzelsin!) ruhunu verecektir. Faust gençleştirilir ve Margarete (Gretchen) ile tutkulu bir aşk yaşar. Bu aşk trajik biter: Gretchen hamile kalır, annesini ve kardeşini dolaylı yoldan öldürür, bebek öldürür ve delirerek hapse düşer. Faust onu kurtarmaya çalışır ama Gretchen kurtuluşu Tanrı’da bulur ve ölür. Faust pişmanlık duyar ancak ruhu henüz şeytana geçmemiştir. İkinci Bölüm (“Büyük Dünya”): Daha alegorik, mitolojik ve felsefi bir yapıdadır. Faust, imparatorun sarayında, Helen of Troy ile sembolik birleşmede (klasik-antik güzellikle modern ruhun birleşmesi), büyük projelerde (toprak kazanma, kanal açma) yer alır. Güç, siyaset, ekonomi ve yaratıcılık temaları ön plandadır. Ölüm döşeğinde büyük bir toplumsal proje (denizden arazi kazanmak) ile “an”ı güzel bulur gibi olur ama bu bile tam bir tatmin değildir. Sonunda Faust’un ruhu melekler
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,8bin okunma
Bir insan kaç kere ölür ?
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:36
Hikâye, Bursa’dan İstanbul’a gelen Yusuf’un şu sözleriyle başlar: “Ey İstanbul, eski bir dostu vefa ile kabul edecek misin?” Bu cümle aslında sadece bir şehre değil, geçmişe, hatıralara ve insanın kendine yönelttiği bir sorudur. Yusuf, taşındığı eski evde bir günlük bulur. Günlüğü okumaya başladıkça sıradan görünen hayatı bir sarmala dönüşür. Günlükteki olaylarla kendi yaşamı birbirine karışmaya başlar. Bu süreçte Hüseyin isimli bir karakterden sıkça söz edilir. Ancak zamanla anlaşılır ki Hüseyin gerçek bir kişi değildir; Yusuf’un zihninin yarattığı ikinci bir benliktir. Yusuf onunla konuşur, tartışır, hatta kavga eder. Hüseyin, Yusuf’un bastırdığı korkuların, yalnızlığının ve yüzleşemediği gerçeklerin sesi haline gelir. Yeni taşındığı mahallede karşı apartmanda Yeşim adında bir kadın, küçük oğluyla yaşamaktadır. Yusuf, Yeşim’e karşı kısa sürede takıntılı bir ilgi geliştirmeye başlar. Onunla evlenmek istediğini söyler. Bir gün Yeşim’in oğlunu severken, “Anneni gördüğüm anda ona âşık oldum” der. Ancak Yeşim bu ilgiyi sağlıksız bulur ve Yusuf’u reddeder. Yusuf’un ısrarcı tavırları kadını korkutur. Günlüğü okumaya devam ettikçe Yusuf, yalnızca geçmişte yaşamış insanların hikâyelerini değil, kendi kimliğinin parçalarını da keşfetmeye başlar. Sonunda büyük gerçek ortaya çıkar: Okuduğu günlük babasına aittir. Hüseyin ise babasının ikinci adıdır. Yusuf, yıllarca annesinden dinlediği hikâyelerin ötesine geçerek babasının bir zamanlar sevdiği kadını bulur. Günlüğü ona teslim eder. Kadın günlüğü alır ama söyleyecek söz bulamaz. Çünkü bazı hayatlar açıklanamaz; sadece yaşanır. Böylece hikâye, bir günlüğün sayfalarında geçmiş ile bugünü, baba ile oğulu, gerçek ile hayali birbirine bağlayan bir yolculuğa dönüşür. ⸻ Derin Yorum Bu hikâye ilk bakışta bir aşk ve gizem
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025112 okunma
Ney Misali
10/10
·366 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 12:46
Neyin içi soyulmadan ses çıkmaz; herkes üfler ama herkes nağmeye varamaz. Risale okumak da böyledir: herkes satırları geçer ama herkes manaya nüfuz edemez. Ben de yıllar sonra yeniden açtım o bahçeyi; kelime kelime yürüdüm, her birini tattım, sorguladım. Denizlerin uğultusu, rüzgârın serinliği, şimşeğin çakışı, çiçeklerin renkleri… Hepsi bir ağızdan tevhidi haykırıyordu. Derken Said Nursî’nin sesi içimde yankılandı: “Âlemler içinde âlemler…” İnsan, kâinat sarayının en mükerrem misafiri. O an içimden “değerliyim be” diye fısıldadım. Çünkü her zerre Rabbini zikrederken insana düşen emaneti korumak, ömrün sermayesini israf etmemekti. Faniliğin acısı, ayrılıkların sızısı satırlarda resmediliyordu. “Bil ey nefsim” diye kendime seslendim. Yıldızların diliyle Allah’ın varlığını haykıran şiir karşıma çıkınca semaya baktım: her yıldız bir hutbe, her ışık bir bürhan. Ve nihayet içimde bir arzu doğdu: göklerin süslerini temaşa etmek. Bir teleskop alıp semanın incilerini seyretmeyi hayal ettim. O şiiri açıp dinlerken yıldızların birer mescid-i seyyar, birer gemi-i cebbar oluşunu gözlerimle görmek istedim. Çünkü ben de o âlemler içinde bir yolcuyum; hem küçücük bir ney nefesi, hem de en mükerrem misafir. Keyifli okumalar ️️ Bediüzzaman Said NursîBediüzzaman Said Nursî
Din
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Reklam
Reklam