Kuşkusuz, istediğimiz birine, istediğimiz kadar aşık olabilirdik. Bunda bir beis yoktu. Aşka dair özgürlüğünüzü, aşık olduğumuz kimse bile sınırlayamazdı. Ama bunu eyleme dökmemiz, karşımızdakinin bize izin verdiği ölçüyle sınırlı kalmak zorundaydı.

‘Ey kuş!’ dedim, ‘Kâhin misin? Yoksa bela mısın nesin?
Seni şeytan mı gönderdi, yel mi attı buralara?
Tek başına korkusuzca nasıl geldin bu diyara?
Hayaletler gezer burada. N’olur şimdi söyle bana.
Hasret canıma tak etti, aşk derdine var mı deva?
O an kuzgun dile geldi, cevap verdi, ‘Asla!’ dedi.