Are you, are you coming to the tree?
“Bölüğün ön tarafındaki siviller yere yığıldı. Ama köylüler ölülerinin üstünden geçip akın eden karıncalar gibi ilerlemeye devam etti. Bir dizi ok daha. Bir dizi ceset daha. Köylüler ilerlemeye devam etti. Mugenliler artık onları geride tutabilecek kadar hızlı ok atamıyordu. Bu artık çelik ve bedenlerin çarpışmasıydı.”
Sayfa 104·Kitabı okudu
"Hepinizin dışarı çıkması lazım, diye Twitter'da şikayet etmişti vaktiyle meşhur bir yazar. Gidin biraz temiz hava akın. Twitter gerçek hayat değil. "
Sayfa 149·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
.......................♡♡♡..................... Kalp evveldir ve dinimizin ilâhi vasfı kalpte tecelli eder.
Sayfa 129·Kitabı okudu
1000Kitap
Yağmurdan hızlıca kaçıp arabalara sığındık. Baykuş Göz kapıda konuştu benimle. "Eve yetişemedim" dedi. "Kimse yetişemedi zaten." "Ne diyorsun!" İrkildi. "Hale bak Tanrım! Akın akın giderlerdi oysa evine." Gözlüğünü çıkanp yine öntünü arkasını sildi. "Yazak oldu pezevenge be" dedi. ...
Sayfa 186·Kitabı okudu
1940'lı yılların başında, Naziler tarafindan, kendilerine bağlı bir Türk lejyonunun kurulmasına karar verilir. Bu konuda, SS subayı Berger, Hitler'in danışmanı Grothmann'a 24 Kasım 1943 tarihli bir rapor sunar. Raporda şunlar yazılıdır: "Türk lejyonu sorunu bizim için çok önemlidir. Biz, Batı Müslüman (!) bir orduya karşı, Doğu Müslüman bir ordu çıkarabilirsek, o zaman 220 milyon Müslüman için de önemli, büyük bir müftüyle birlikte çalışmamız başarı açısından selamlanacak bir durumdur!" Berger'in sözünü ettiği "Batı Müslüman" ordusu, şüphesiz ki bizim ordumuzdur. Nazilerin bu planı o yıllarda başarılı olamamıştır; ama Amerikanın Sovyetler Birliğine karşı Usame bin Ladin'e verdiği destek ve sonrasındaki gelişmeler, sömürgeci, "mandacı" anlayışın aynı taşı 50 yıl sonra bir kez daha oyuna soktuğunu göstermektedir. Kimi tarihçiler, yazarlar, Ay'a gidenlerin aslında Almanlar olduğunu, Amerikaların sadece şoförlük yaptıkları düşüncesindedir. Bunun da nedeni, ikinci Dünya şavasının sonlarına doğru Amerikanların, Alman bilim insanı Van Brown'u ülkelerine kaçırarak, füze projelerine sahip çıkmaları ve bu sayede Ay'a ulaşmalarıdır. Amerikanın egemenlik kurmak istediği Müslüman ülkelerde kimi tarikat liderlerine sahip çıkarak "büyük bir müftü" yaratma çabası da, tıpkı uzay projeleri gibi Almanlardan devraldığı bir mirastır. Berger şöyle devam ediyor raporuna: "Bu noktada bizim için zorluklar olacağı açıktır. Bu çapulcuların (!) çetelerin bölgesinde devreye sokulması gerekir. Eğer başarısız olurlarsa onları kurşuna dizeriz. Bizim için kolay bir iş!." Tatarlar, Kafkasyalılar ve Türklerden oluşan "Türkistan Lejyonu"na katılanları "çapulcu" olarak tanımlayan Nazilerin, kendi saflarına çekmeye çalıştıkları "ari ırk"tan olmayanları ne gözle gördükleri, Berger'in raporundan bir kez daha
Sayfa 119·Kitabı okudu
Vergi olarak ödenen bir para, kısa zamanda gene mükellefin eline dönüyorsa, yük ağır sayılmaz. Buna karşılık, çıktığı ele dönemeyen, mükellefin yararına harcamayan bir vergi, ne denli hafif olursa olsun, yurttaşa ağır gelir.
Felsefe-Düşünce