1940'lı yılların başında, Naziler tarafindan, kendilerine bağlı bir Türk lejyonunun kurulmasına karar verilir. Bu konuda, SS subayı Berger, Hitler'in danışmanı Grothmann'a 24 Kasım 1943 tarihli bir rapor sunar. Raporda şunlar yazılıdır: "Türk lejyonu sorunu bizim için çok önemlidir. Biz, Batı Müslüman (!) bir orduya karşı, Doğu Müslüman bir ordu çıkarabilirsek, o zaman 220 milyon Müslüman için de önemli, büyük bir müftüyle birlikte çalışmamız başarı açısından selamlanacak bir durumdur!" Berger'in sözünü ettiği "Batı Müslüman" ordusu, şüphesiz ki bizim ordumuzdur. Nazilerin bu planı o yıllarda başarılı olamamıştır; ama Amerikanın Sovyetler Birliğine karşı Usame bin Ladin'e verdiği destek ve sonrasındaki gelişmeler, sömürgeci, "mandacı" anlayışın aynı taşı 50 yıl sonra bir kez daha oyuna soktuğunu göstermektedir. Kimi tarihçiler, yazarlar, Ay'a gidenlerin aslında Almanlar olduğunu, Amerikaların sadece şoförlük yaptıkları düşüncesindedir. Bunun da nedeni, ikinci Dünya şavasının sonlarına doğru Amerikanların, Alman bilim insanı Van Brown'u ülkelerine kaçırarak, füze projelerine sahip çıkmaları ve bu sayede Ay'a ulaşmalarıdır. Amerikanın egemenlik kurmak istediği Müslüman ülkelerde kimi tarikat liderlerine sahip çıkarak "büyük bir müftü" yaratma çabası da, tıpkı uzay projeleri gibi Almanlardan devraldığı bir mirastır.
Berger şöyle devam ediyor raporuna: "Bu noktada bizim için zorluklar olacağı açıktır. Bu çapulcuların (!) çetelerin bölgesinde devreye sokulması gerekir. Eğer başarısız olurlarsa onları kurşuna dizeriz. Bizim için kolay bir iş!." Tatarlar, Kafkasyalılar ve Türklerden oluşan "Türkistan Lejyonu"na katılanları "çapulcu" olarak tanımlayan Nazilerin, kendi saflarına çekmeye çalıştıkları "ari ırk"tan olmayanları ne gözle gördükleri, Berger'in raporundan bir kez daha