Puan vermedi·128 syf.··
2026 13. kitabı
!!!!!!!!!!OKUMAYANLAR İÇİN OKUMA KEYFİNİ DÜŞÜRECEK BİLGİLER İÇERİR!!!!!!! Topluma yabancı olan karakter YOZO... Açlığın ne anlama geldiğini biyolojik düzeyde kavrayamayan, toplumda gizlenmek ve zarar görmemek için insanları güldürme zorunluluğu hisseden, kendisini yavaş yavaş eksantrik bir soytarı olarak tanımlayan karakterimiz. Etrafında dışlanmışın hakikatini temsilen Takeiçi ve normalin ikiyüzlülüğünü temsilen Horiki yer alıyor. Fiziksel ve sosyal olarak zayıf olan Takeiçi, okulun dışlanmışı, Yozo' nur soytarı maskesini görebilen tek kişidir. Toplumun kabul ettiği uyumlu, kibirli, bencil ve içten çürümüş Horiki ise Yozo'yu kendi eğlencesi için tüketmiştir. Toplumun, gerçeği açıkça gören ve yansıtanları (Takeiçi) dışlayıp; rol yapan, bencil ve ikiyüzlüleri (Horiki) kabul ettiği sosyolojik zemin kitapta da aynen anlatılmaktadır. Marksist bir gruba inançtan değil, 'yasadışılık' hissinin verdiği rahatlama için dahil olan Yozo, sapkınlığı adeta kendine konfor alanı seçer. Ve kitapta şöyle ifade edilir: ''İnsan toplumunda dehşet içinde... yaşamaktansa hapiste olmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.'' Bu durumu taşradan metropole taşındığı süreçte yaşadığı statü kaybı ve ekonomik tükenmeyle bir girdap takip eder. Başlangıçta karakter, toplumu bireyi ezen, soyut ve korkunç bir dalga olarak algılar. Horiki ile arkadaşlığı ile ''Toplum dedikleri sen değil misin?'' aydınlanması yaşar. Yani birbirini ezen, soyut ve korkunç olan bireylerin toplamıdır. Dalga yoktur, damlalar vardır. Bu farkındalık, makro korkuyu mikro bir umursamazlığa dönüştürür. Gidişatta eşi Yoshiko'nun, insanlara duyduğu saf güven dolayısıyla yaşadıkları Yozo'yu bambaşka düşüncelere sevk eder. ''Güvenmek bir suç mudur?'' Masumiyet ve mutlak güven modern toplumda hayatta kalmaya uygun olmayan
Duygu ve Düşünce
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Tekrar ama değil
Puan vermedi·592 syf.··
2026 1. kitabı
Piraye’nin 3 sene önce Seyir kitabını okumuştum. O zamanlar için birçok konuda farklı düşünmemi sağlamıştı. O heyecanla bu kitabı almıştım. Fakat aldığım gibi okumaya başlayıp hemen bıraktım diğer kitabın sadece karakter ismi değişmiş gibi geldi. Aylar sonra tekrar elime aldığımda okuyabildim ve kitabı az önce bitirdim. Can Borcu sayfaları ilerledikçe insanı derine itiyor. Kitabın dili çok günlük evet ama satırların arasında küçük küçük sırlar bile veriyor. Kitap çok yüzeysel gibi yazılmış aslında ama içinde verilen bilgiler yüzeysel değil Seyir’e göre en azından. Ben keyif aldım.
Can BorcuPiraye · Mona Kitap · 20241,019 okunma
Reklam
Dil Belası İnceleme
7/10
·176 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:00
Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi.Kitabi okurken farkında olmadan yaptığımız ve söylediğimiz şeylerin hayatlarımıza ne kadar etki edebildiğini öğrenmek kendi açımdan bana büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.Düşünmeden konuşmanın aslında ne kadar tehlikeli olduğunu bu kitapta açıkça görebiliyorsunuz.Bu kitap sayesinde bu konuda daha fazla bilgi edinmek için bu konuda daha fazla araştırma yapma amacı kazandım.Dogru bildiğimiz ya da zararı olmayacağını düşündüğümüz en ufak şeylerin bile ne kadar tehlike taşıdığını görmek insanı dehşete düşürüyor.Bu kitap sayesinde yeni şeyler öğrendim ve tam anlamıyla bir şeyler kazanabildim. Kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
8/10
·216 syf.·
2026 61. kitabı
Umarım karanlığı gördüğünüz kadar parlak ışığı da görürsünüz. Umarım yorgun omuzlarınız hafifler ve özgürce yürürsünüz. Umarım yalnız olmadığınızı ve özel olduğunuzu hep hatırlarsınız. Uzun yıllardan sonra(yaklaşık 25 yıl:)) tekrar bir çizgi roman okudum. Bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında tam da yetişkinlere hitap eden bir kitap. İnsanların zihnindeki iç sesleri, çelişkileri ve duygusal mücadeleleri sevimli bir tavşan aracılığıyla anlatıyor. Bir yanda cesaret veren, umut aşılayan ses; diğer yanda kaygılandıran, eleştiren ve korkutan ses... Aslında ikisi de bize ait sesler. Kitaptaki çizimler ve mizahi anlatım, derin konuları ağırlaştırmadan aktarıyor. Özellikle mükemmel olma baskısı, sürekli mutlu görünme zorunluluğu ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişki üzerine verdiği mesajlar oldukça etkileyici. Genel olarak, Omzumdaki İki Arkadaş kendini anlamaya, iç seslerini tanımaya ve onlarla barışmaya çalışan herkesin keyifle okuyabileceği, kısa ama uzun süre akılda kalan bir kitap. Çocuklar için eğlenceli bir hikâye, yetişkinler için ise küçük bir farkındalık yolculuğu. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.:))
Duygu ve Düşünce
Omzumdaki İki ArkadaşLee Suyeon · Yuzu Kitap · 2025436 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 171. kitabı
"KAPI" "Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir." Pablo Picasso'nun bu çarpıcı sözü, ilk duyulduğunda kulağa bir şairin abartısı gibi gelebilir oysa, insanlık tarihinin en derin gerçeklerinden birini özetliyor: Hayal gücü, gerçekliğin öncüsüdür. Düşünelim: Uçan bir makine hayal edilmeden önce gökyüzünde yalnızca kuşlar vardı. Ay'a ayak basmak hayal edilmeden önce insanlık yeryüzüne zincirlenmişti. Kablosuz iletişim, tıp alanındaki mucizeler, sanat eserleri, devrimci fikirler... Hepsi önce bir zihinde canlandı, sonra gerçek oldu. Hayal etmek, bir çocuğun bulutlara şekiller vermesi gibi masum bir eğlenceden çok daha fazlasıdır. Hayal gücü, insanın sınırlarını zorlayan, olanı olduğu gibi kabul etmeyip "ya şöyle olsaydı" diye soran cesur bir eylemdir. Gerçekliği dönüştüren her adım, önce zihinde atılmıştır. İlk bakışta sade bir derviş hikâyesi gibi görünse de, satır aralarında insanın kendi iç dünyasına yaptığı uzun ve meşakkatli yolculuğu anlatan manevi bir arayış romanı. Kitabın tanıtımında yer alan “İki hayatı da deneyen bir derviş, derviş olduğunun da farkında değil” ifadesi, aslında romanın temel meselesini özetliyor: İnsan, hakikati ararken çoğu zaman sahip olduğu değerin farkında değildir. Bazı eserler olaylarıyla, bazıları karakterleriyle etkiler insanı. Bazıları ise biz, okurların kalbine sessizce dokunur ve uzun süre zihnimizde yaşamaya devam eder. Kitabın merkezinde yer alan karakterler, alışılmış kahramanlardan oldukça farklı. O ne kusursuz bir bilge ne de olağanüstü özelliklere sahip biri. Tam aksine, eksikleriyle, tereddütleriyle ve insani yönleriyle karşımıza çıkıyor. Karakterin yaşadığı sorgulamalarda kendimizden izler bulabiliyoruz. Karakterlerin düştüğü çıkmazlar, verdiği mücadeleler ve içsel çatışmaları, aslında insan olmanın ortak deneyimlerini temsil
Edebiyat
KapıUmut Değirmen · Otağ Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 126. kitabı
Yayınevinin Ne Yapmalısın? Serisi çocuklar için bir rehber niteliğinde. Benim çok hoşuma gitti. Hem yetişkinler için de belki de farklı bir alternatif olacaktır. Elimizdeki bu kitap korku teması üzerine çok güzel bir bakış açısı sunuyor. Korku, çocukluk döneminin doğal bir parçasıdır ve çocukların dünyayı tanımaya çalışırken karşılaştıkları belirsizliklere verdikleri bir tepkidir. Karanlık, yalnız kalmak, yabancılar, hayvanlar ya da başarısız olma düşüncesi gibi pek çok durum çocuklarda korkuya neden olabilir. Bu duygunun yok sayılması yerine anlaşılması ve konuşulması, çocuğun kendini güvende hissetmesine yardımcı olur kesinlikle. Sevgi dolu bir aile ortamı, sabırlı bir yaklaşım ve çocuğun duygularını ifade etmesine fırsat verilmesi, korkuların zamanla azalmasını sağlar. Böylece çocuklar, korkularını bir engel olarak görmek yerine onları tanıyıp yönetebilen bireyler haline gelirler. Kitabı incelerken benim de kendi çocukluk korkularım aklıma geldi. Her dönemin bu anlamdaki endişeleri birbirine biraz benzer olsa gerek. Tam da bu anlamda Korktuğunda Ne Yapmalısın, çocukların korkularını daha iyi anlamalarına ve bu duygularla sağlıklı biçimde baş etmelerine yardımcı olmayı amaçlayan bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitap, karanlık, fırtına, şimşek, asansöre binmek, hayvanlar veya diğer birçok yaygın korkuların doğal olduğunu vurgularken, bunların üstesinden gelmek için uygulanabilecek pratik öneriler sunuyor. İçerisindeki etkinlikler ve örnekler sayesinde çocukların kendilerine olan güvenlerini artırmayı hedefleyen eser, ebeveynlere de çocuklarının yaşadığı kaygıları fark etmeleri ve onlara destek olmaları konusunda yol gösterici olmuş. Böylece çocuklar korkularından kaçmak yerine onları tanımayı ve yönetmeyi öğrenecekler diye düşünüyorum. Anne ve babalara ise
Korktuğunda Ne YapmalısınJacqueline B. Toner · The Kitap Çocuk Yayınları · 202638 okunma
Reklam
Reklam