8/10
·112 syf.··
2021 184. kitabı
''İnsanlığın sürekli artan bir ivmeyle gelişimi icatlara hayati bir bağla bağlıdır.'' diye başlar kitabına Tesla. İcat ve mucit konusunda düşündüklerini anlattıktan sonra, çocukluğundaki izlerin meslek seçimi üzerine etkisinden bahseder. İlk gayretlerini içgüdüsel bulur. Çok zeki olan ağabeyinin erken kaybı Tesla'da ve ailesinde travmalar yaratır. Bu yüzden çocukluğunda pek özgüveninin olmadığını söyler. Mucit kişiliğinin oluşmasında, annesinin yanı sıra en çok babasının verdiği eğitimin etkili olduğunu belirtir. İlk icatlarının çocukluk yıllarında kurbağa avlamak ve mayıs böcekleri için yaptığı düzenek olduğunu belirten deha, sonrasında büyükbabasının saatlerini parçalayıp tekrar monte ettiğini söyler. Tesla, kitapta dönen manyetik alanın keşfi, Tesla Bobini ve transformatörün icadı, yükselti verici, teletomatik bilimi alanlarında yaptığı çalışmaları ve icatları detaylı bir şekilde anlatır. City Park'ta yürüyüşler yapan Tesla,''O yaşımda kitapları ezbere bilirdim; hem de kelimesi kelimesine.'' diyor. Bunlardan birinin de Goethe'nin Faust'unun olduğunu belirtiyor. ''Güneş adım adım geri çekiliyor, Ve yeni yaşamları desteklemek için, Acele ediyor. Bir gün daha yaşandı.'' ... Severek okuyacağınızı düşünüyorum. İyi okumalar... adinkitap.blogspot.com
İcatlarımNikola Tesla · Zeplin Kitap · 20163,037 okunma
#1001kitap~~~
9/10
·128 syf.··
2020 59. kitabı
İtalo Calvino en sevdiğim yazarlardan 1idir, ne yazsa okurum dediklerimden... "Kesişen Yazgılar Şatosu" başka başka ülkelerden ve koşullardan gelmiş, 1-1lerini hiç tanımayan insanların 1gece 1likte olmak zorunda kaldıkları, zorlamalı karmakarışık insan kalabalığında herkesin, daha zor yaşam koşullarına uyum sağlarcasına, kendi ortamında uyduğu kuralları gevşetme gereksinimi duyduğu, bunun için daha özgür daha farklı davranışlara kendini bıraktığı 1han... Ama hanlarda, saraylarda olanın aksine yemek masasinda hiç kimsenin sesi çıkmıyor, baş işaretleriyle anlaşıyorlardı, konuşmak isteseler de ağızdan tek söz çıkmıyordu, şato sahibi masanın üzerine Tarot kağıtları olan 1 deste kağıt koyar ve herkesin yazgısını bu Tarot kağıtları belirler. Çok ilginç ve akıcı başlayan kitap sonlarda 1az zorladı ama anlatımındaki masalsı tat hiç bozulmadi kitap içinde Shakespeare karakterleri ve Faust la renklenirken... Kitapta en sevdiğim bölüm: "Her öykü başka 1 öyküye bağlanırken 1isi kendi sırasını dizerken, karşı uçtaki 1başkasi tersi yönde kendi sırasını diziyor; çünkü aynı kağıtlar değişik 1sırayla açıldığında çoğunlukla anlamın değiştiği ve aynı tarotun 4 değişik yönden yola çıkan öykücülere aynı anda hizmet ettiği düşünülürse, soldan sağa ya da aşağıdan yukarıya anlatılan öyküler, sağdan sola ya da yukarıdan aşağıya da okunabilir..." Tam da hayatı anlatmış sanki önümüze çıkan her yol ve bu yollarda karşımıza çıkan insanlar hayatımıza yön verirken ve farklı anlamlar yüklerken... yine kalbimden vurdun Calvino tercihlerimiz doğru yön ve insanlara denk gelmesi niyetiyle... "Kesişen Yazgılar Şatosu" ölmeden önce okunması gereken #1001kitap arasındadır...Kitapta olmazsa olmaz Calvino klasik vurguları ruhsal yoğunluk, sistem, düzen ve yönetici eleştirisiyle yine çok severek okudum...
Kesişen Yazgılar ŞatosuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 2020591 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·267 syf.··
2021 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 15:04
Eserlerini kronolojik sıraya göre okumaya basladığımız Balzac, Tılsımlı Deri'de 1830'lu yıllardaki Fransa'ya ayna tutmaya çalışmış. Bildiğimiz gibi eserlerinin tümünü "Insanlık Komedyası" adı altında toplayan Balzac, bunu da üç ana başlığa ayırmıştır. Daha önceki paylaşımlarımdan birinde belirttiğim gibi bu başlıklar şunlardı : 1.) Örf ve Adet İncelemeleri 2.) Felsefi İncelemeler 3.) Çözümleyici İncelemeler "Tılsımlı Deri" yi "Felsefi İncelemeler" başlığının altına yazmamız gerekiyor. Daha önce gerek Goethe'den gerekse Marlowe'dan Faust'u okuyanlar için bir ipucu olması adına, ana konunun Faustian bir pazarlık etrafında geliştiğini söyleyebilirim. Orada Faust şeytanla bir anlaşma yapmış, her iki yazarda da sonuç farklı gelişmiş olsa da, bu eserde de roman kahramanı Raphael'in buna benzer bir pazarlığa girdiğini düşünmüştüm eseri okurken. Kitabın Felsefi Incelemeler başlığına dahil olduğunu düşünürsek, eserde geçen "spiritüalizm, "monomani" (belki felsefi terim degil ama) gibi terimleri de bir yere not alıp, karşılıklarına bakmak gerekti okurken. Aslında kitabi okurken ilk 165 sayfayı fazla uzun buldum. Balzac bu bölümde Raphael'in, ekonomik, sosyal, ruhsal durumunu irdelemiş. Tılsımlı Deri ne zaman devreye girecek diye sabırla okudum o satırları. Kalan son 100 sayfada, olay deriye bağlanıp, sonuçlandı. ALINTI : "Birkaç sözcükle size insan yaşamının büyük sırrını açıklayacağım. Insanoğlu içgüdüsel olarak gerçekleştirdiği iki eylem yüzünden varoluşunun kaynaklarını kurutur. İki eylem ölüme neden olan sebeplerin nasıl şekillendiğini açıklar: İSTEMEK ve YAPABİLMEK. İnsani faaliyetin bu iki eylemi arasında aklını kullananların yararlandığı ve mutluluğumu, uzun yaşamımı borçlu olduğum bir üçüncü yol vardır. [İstemek] içimizi kavurur ve [Yapabilmek] bizi mahveder; ama
Roman
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,239 okunma
Pusula
Puan vermedi·200 syf.·
2021 14. kitabı
Bütün olayımız, karakterin değişebileceğine inanmakla başlar. Kalıtımsal bir iradesizlik yoktur. Beslenmiş ve semirmiş bir dürtü düşkünlüğü vardır. Basit bir diyet yahut riyazet, iradeyi diriltebilir. Payot, karakterin değişmezliğini savunan filozoflara bir reddiyeyle başlıyor. Kronolojik disiplindeki titizliği takdire şayan. Fakat bir türlü terk edemediği ve üzerinde çokça durduğu bir kavram var: şehvet. Bilhassa gençliğin en büyük afeti olarak şehveti görür. İradenin en cılız olduğu ve iradeyi en çok örseleyen olgu; şehvet. İsmail Müfîd el-İstanbulî'nin Şerhu'l-Ahlâki'l-Adudiyye'sinde işlediği üç temel başlıktan biri de şehvettir. İnsan şehvetini dizginlemeden, iradesini terbiye edemez. Fakat bu denklemin çıkmazı şudur ki; şehveti dizginlemek için de iradenin müdahalesi şarttır. Bu sebeple belli başlı tali yollar üzerinden aşılabilecek bir sorundur bu. Şehvete dokunmadan, şehvet dolaylarını bastırmak. Payot, bu tali yollar hususunda İsmail Müfid kadar başarılı değildir. Payot'un genel perspektif de ileri sürdüğü çözüm, periyodik çalışmalarla iradeyi zorlamak ve irade sınırlarını genişletmektir. Bunun yanı sıra zihni dinç tutmak ve aklı alışkanlığın menfi yanına teslim etmemek için daima uyanık olmak.. Payot'un gençlik üzerindeki birçok gözlemi, çağımızla çağdaştır. Örneğin: "Gençte en çok rastlanan zaaf uyuşukluk ve 'canım istemiyor' durumudur. Bu kişi saatlerce uyur. Uyuşuk vaziyette uyanır. Halsiz, tepkisiz, esnemelerle yavaş yavaş elini yüzünü yıkar. İşle alakası yoktur, hiçbir şeye ilgi duymaz. Her şeyi yavaşça, neşesiz ve isteksizce yapar. Tembelliği, uyuşukluğu yüzünden okunur. Bakışları anlamsız ve dalgındır. Hareketlerinde itinasız ve dikkatsizdir. Sabah saatlerini bu şekilde kaybettikten sonra öğle yemeğini yer ve ardından kafeye giderek gazeteleri küçük
Psikoloji
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
"Birlikte olduğumuz sürece her şey yolunda mı?"
10/10
·250 syf.·
2021 10. kitabı
Bir Sürgün Wajdi Mouawad'in 16 Ekim 1968'de Sedir Ülkesi'nde gözlerini dünyaya açtığında iç savaşın başlamasına henüz yedi yıl vardı. 15 yıl sürecek iç savaş 1990 yılında sona erecek, 150.000 - 230.000 insanın ölümüne neden olacak, yaklaşık 350.000 kişi yaralanmış bir milyondan fazla insan da ülkesini terk etmek zorunda kalacaktı. Wajdi Mouwad, bahsedilen bir milyon insanın içinde yer alıp henüz sekiz yaşındayken ülkesini terketmek zorunda kalanlardan; bir sürgün. Sürgünün, yaşama tutunması, bir yer edinmesi için ilk durak Paris, ardından üniversite eğitimini aldığı Quebec, sonrasında oyunculuk eğitimi için Kanada durağı... Yazarlık, oyunculuk, senaristlik, yönetmenlik gibi bir çok dala tutunması, edebiyat, tiyatro ve sinemada bir yer edinme isteğiyle yeni bir durak arayışından mı yoksa sürgünlüğünü en iyi nasıl ifade edebileceğinin mücadelesi mi bilinmez ama sürgünlük ve arayış çift başaklı buğday gibi aynı gövdede birer kardeş... Bir eseri okumadan önce araştırma yapar en çok da bir tiyatro metni okurken mutlaka sahnelerine göz atardım. Bu oyun bana güvenilir bir referans tarafından öğretildi ve kaynağım gölgesiyle beni araştırma zahmetinden de kurtardı. Yanık'ı okurken heyecanlandığım o ilk an bana kendisinin tanışmasını "O gün eve erken gitmek istememiştim. Normalde tiyatro planım yoktu. Tesadüfen balkonun kenarından bilet bulmuştum... izlediğim en iyi oyundu" dediğinde hâlâ sahneye şimdi olduğu gibi göz atmamıştım. İzlemek ve okumak çok ayrı iki eylem anca heyecanımızın ortak oluşuyla şimdi seyircisi ve okuru olan iki Yanık hayranıyız. Onun metni okumasını ve benim de bir gün Yanık'ı sahnede görmemi diliyorum... YANIK Lübnan İç Savaşı'nın sona ermesinden on üç yıl sonra 2003'te yazar ve sahneler Wajdi Mouawad Yangınlar/Yanık'ı. Aynı zamanda 2010 yılında
YanıkWajdi Mouawad · İzmir Devlet Tiyatrosu · 037 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 23:57
Her saat beni böyle sıkan nedir? Hayat kısa, gün uzundur. Ve kalp daima ilerlemeyi özler, Göğe doğru mu, tam olarak bilmiyorum; Ama hep ilerlemek ilerlemek istiyor. #goethe #batıdoğudivanı Faust öncesi okumam gereken kitaplar arasında yerini alan bu kitap, Goethe'nin yaşlılık eserleri arasında yer alıyor. Hâfız'ın Hatem adlı, yaşını başını almış ama gönlü genç kahramanı, Goethe'nin kendi hayatıyla benzer yanlarını keşfederek adeta bir filizlenme gerçekleşiyor. Goethe, Doğu Batı Divanı üzerinde çalışırken, Wiesbaden kentinde, kendinden otuz beş yaş küçük Marianne von Willemer’e aşık olur. Goethe’nin Züleyha şiirlerinin ilham kaynağı olan Marianne, ayrıca bizzat Doğu Batı Divanı için şiirler de yazmıştır. Hatem'in sevgilisi olan Züleyha'da Goethe'nin aşık olduğu Marianne'ye olan içsel duyguları bir anda çiçek açmaya başlar; ve Goethe nin mısralarında can bulmasının sebebi de ona duyduğu aşkın tarifi olsa gerek. Kendi üslubunu koruyan Goethe, devrik cümlelerle yine kendini farklı kılmayı başarmış. İçerik olarak Şark edebiyatında karşılaştığımız gül, bülbül, tutku, aşk motifleri ilmek ilmek işlemiş. Leyla Mecnun gibi aşk hikâyelerinin de yer aldığı eser, Antik Roma -Yunan mitolojisinin kırıntılarını da içinde barındırıyorBana göre Goethe'nin İslam'a karşı duyduğu özel ilgi de, ona ilham kaynağı olmuş Severek okuduğum bu eser, meraklıları için farklı bir deneyim olacaktır. Okunacak çok, paylaşılacak daha çokkk kitabımız var
Batı-Doğu DivanıJohann Wolfgang Von Goethe · Hece Yayınları · 2018431 okunma