"Felaketler salyangoz gibidir. Sen mucizelere inanır mısın?" "Bazen," dedi Dámaso.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Dünyaya ters baktık. Dilini anlamadık, imkânlarını doğru düzgün değerlendiremiyoruz. Diğer taraftan, bilimsel ve teknolo jik gelişmeler sayesinde dünyadan en çok istifade edenler, doğaya saygısını yitirdi, onu hor kullandı, hoyratça kullandı... Ve başımı. za küresel ısınma, doğal dengenin bozulması vb. bir sürü felaketler geldi.
Sayfa 82 - Marmara Akademi Yayınları·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızla­tıcıdır.
Alıntı
Arkasında kalan zavallı öksüze bir şey bırakmadı sanmayınız. Hep ölenler çocuklarına mal bırakmazlar. İnsanoğullarının çoğu ana babadan talihsizliğe, yoksulluğa sefalete deliliklere illetlere mirasçı olur. Bu felaketler kuşaktan kül ağaç sürüp gitmiyor mu?
Sayfa 92·Kitabı okudu
“Hayat dediğimiz bu tuhaf, karman çorman meselede, insanın bütün kâinatı koca bir şaka zannettiği acayip zamanlar ve durumlar vardır ve insan buradaki ince espriyi tam olarak kavrayamasa da şakanın bedelini esasen kimsenin değil kendisinin ödeyeceğinin farkındadır. Fakat hiçbir şey onun moralini bozmaz ve hiçbir şeyi karşı koymaya değer bulmaz. Bütün olayları, bütün inançları ve inanışları ve kanaatleri, ne kadar yamru yumru olsa da göze görünen ve görünmeyen her türlü sert şeyi, güçlü bir hazım sistemi olan bir devekuşunun kurşunları ve silahlardaki çakmaktaşlarını yuttuğu gibi çiğnemeden yutar. Küçük zorluklar ve endişeler, beklenmedik olası felaketler, bütün bunlar ve ölümün kendisi bile ona göze görünmeyen, garip ihtiyar bir şakacının şakadan vurduğu babacan birer fiske, böğrüne indirilmiş şakadan bir darbe gibi görünür. Sözünü ettiğim bu tuhaf, tutarsız ruh hali insanın ancak aşırı keder zamanlarında, en ciddi olduğu bir zamanın tam ortasında üzerine çöker ve daha bir an öncesinde ona çok önemli gözüken şey, artık koca bir şakanın bir parçası gibi görünmeye başlar.”
Sayfa 307 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
" Geçmişte, unutkanlık halindeyken üzerimde hiçbir yük yoktu; cennetin ve dünyanın var olup olmadığına bile aldırmıyordum. Şimdi, aniden tüm anılarım geri döndüler ve son otuz yılda yaşadığım felaketler ve toparlanmalar, kazançlar ve kayıplar, sevinçler ve üzüntüler, aşklar ve nefretler kaotik bir karmaşa içinde yeniden ortaya çıktılar ve ben bunların kalbime aynı acımasızlıkla işkence etmeye devam edeceğinden korkuyorum. Bir daha hiç mutlu bir unutkanlık ânı bulabilecek miyim? "